‘KOBİ sahiplerinin, yarıdan fazlası e-posta kullanamıyor’
İletişim teknolojileri dünyasında başdöndürücü gelişmelerin yaşandığı ve artık kimsenin, internetsiz ve mobil iletişim olmadan bir iş platformu düşünülemeyeceğini söyleyen KOBİ Postasi.net Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Doğan, "Madem KOBİ'leri konuşuyoruz, iletişim ve teknoloji kullanımında çok etkin bir zeminin olmadığını da düşünmemiz gerekir. Önce teknolojiyi üreten KOBİ'lerle, teknolojiyi kullanan KOBİ'yi ayırmak gerekiyor. Teknolojiyi tüketen KOBİ'leri kastederek söylüyorum; önümüzde teknolojik olarak da kültürel olarak da internetten yararlanmakta büyük zaafiyetleri olan bir kitle duruyor. Türkiye'de irili ufaklı 3.5 milyon işletme var, kesinlikle bunların internetten etkin yararlanabildikleri söylenemez. İnternet öylesine gözkamaştırıcı ki KOBİ'lerin bu yöndeki zaafiyetlerinin iyileştirilmesine ilişkin faaliyetleri gözardı ediyoruz" dedi. Bilişimciler tarafından yapılan bir araştırmayı hatırlatan Mehmet Ali Doğan, "Her 4 KOBİ'den sadece birinin web sitesi var. Sitelerin işlevselliği ayrı bir tartışma konusu. KOBİ sahip ve yöneticilerinin yarıdan fazlası e-posta kullanmıyor. Bırakın e-ticareti, her 3 KOBİ'den biri teknolojiyi nasıl kullanacağı konusunda bilgi sahibi değil" diye konuştu.
KOBİ Postasi.net Yayın Yönetmeni Doğan, politika belirleyicilerin Türk KOBİ'lerin dijitalleşen iş platformlarında iş yapabilmelerini sağlayacak, "sürekli internet okuryazarlığı" tarzında eğitimleri öngören düzenlemeler yapması gerektiğini öne sürdü.
‘KOBİ’lerin ihtiyaçlarına cevap verecek sektörel çözümler sunuyoruz’
KOBİ’lere yönelik çözümlerini anlatan Garanti Bankası Ticari Kartlar Satış Pazarlama Müdürü Sinem Soğukçay yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Amacımız, Kobilerin büyüme ve gelişimine destek verecek finansal enstrumanları, teknolojinin sağladığı en üst noktada faydaya dönüştürmek. Bu ürün ve hizmetler neler derseniz; Ticari Kredi Kartları, E-ticaret, POS üzerinden kredi, Direk Tahsilat Sistemi, “Gogaranti” ile tüm bankacılık işlemlerinin otomatik muhasebe entegrasyonu, Tüzel Internet bankacığı gibi bir çok benzeri ticari bankacılık ürün ve hizmeti…,
Bu ürünlerle KOBI’ler nakit akışını düzenleyip, riski banka üzerinde tutmaktadır. Teknolojinin sağladığı faydalarla operasyonel verimliliği artırırken maliyetlerini aşağı çekerler. Sektörde Ticari Kredi Kartı büyüklüğü 880 bin karta ulaşmış durumda, bunun 593bin’i Garanti Bankasının Bonus markalı ürünüdür. Sektörde Ticari kartlarda dönen aylık alışveriş cirosu 1.5 milyar TL dir. Ticari Kart ürünlerinden kısaca bahsedecek olursak, Sektörel ve Firma bazlı çözümlerle geleneksel kredi kartı formunun çok ötesinde hizmet sunulmaktadır. ORTAK KART ile Üretici- Distribütör- Bayi ağı içinde kapalı devre çalışan bir yapıda vadeli mal alımı faizsiz gerçekleşebiliyor. FILO KART ile sadece belirlenmiş sektörlerde harcama yetkisi verilerek Kredi Kartının amacı dışında kullanımı engellenebiliyor. Örnek olarak satış takımı olan firmalarda sadece otel ve konaklama harcamalarına izin verilebiliyor, ya da sadece benzin alımına açık olabiliyor. Bu da maksimum seviyede kontrol sağlıyor. PARAKART Business ile nakit kullanılan heryerde kart kullanılabilir hale geliyor. Bu kartları prim ödemelerinde, hediye amaçlı, yada hak ediş ödemelerinde kullanmak mümkün. Örnek olarak Lojistik firmaları nakliyat yaptırdıkları şöförlerin hak ediş ödemelerini çok rahatlıkla PARAKART Business ile yapabilirler, bu kartlar isimsiz basılabildiği gibi, kullanım alanları kısıtlanabilir. Ticari kartlardaki en büyük fayda Asgari ödeme oranı düşüktür. İthalat bedeli ödemelerinde %3 KKDF’den muaftır. KDV iadesi sağlar
‘Herkes üretim yapıyor, ancak kendini farklılaştıran mucit işletmeler başarıya koşuyor’
Konuşmasında kendini farklılaştıran mucit KOBİ’lerin hedeflerine ulaşacağını kaydeden Sabah Gazetesi Ekonomi Muhabiri Metin Can, şunları söyledi:
“1980'li yıllar itibari ile hızlı bir değişim sürecine giren Türkiye ekonomisi, bu serüven sırasında girişimcilerine çok şey öğretti. Örneğin 1996'da başlayan Gümrük Birliği yıllarındaki yeni ithalat dalgası, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler'den (KOBİ) epey kurban aldı. Ama yıkılmayıp ayakta kalanlar, ihracatı öğrendi ve adeta Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin üretim üssü oldu. Yine bu ihracat, 2001'deki şiddetli kriz sırasında dışa açılmış olan KOBİ'lerin can simidi oldu. Şu an ise, bir kabuk değişimi yaşanıyor. Bunun adı, yenilikçiliktir. Ar-ge yapan, kendini farklılaştıran Kobiler, başarıya koşacaktır. Mesala, ürettiği çekirdeklerin arka yüzüne, çöp torbası koyan bir firma, satışlarını hızla arttırmaktadır. Yine, tek kullanımlık diş fırçası yapan bir firmanın ürünleri, Alman polisleri tarafından kullanılabilmektedir”
‘İneklerimiz, artık internette’
Sağlıklı Gıda Platformu Genel Koordinatörü Hüseyin Bozdağ ise yaptığı konuşmada, “Tarladan sofraya kadar sağlıklı gıdanın sağlanabilmesi noktasında, bilgi teknolojileri çok önemlidir. Zira biz, iş süreçlerimizin takibini uydu kanalıyla yapıyoruz. Mesela, Hadımköy Burhaniye’de bir çiftlik kurduk. Bu çiftliğimizdeki ineklerimizin davranışlarını, anlık olarak internet üzerinde izleyebiliyoruz. Olası bir davranış değişikliği, anında cebimize mesaj olarak geliyor. Bugün modern ineklerin hepsinin ayağında teknolojik bilezikler var. Bu bilezik sayesinde, ineği doğumundan itibaren anlık olarak izleyebilirsiniz. Ne kadar süt verdi, hangi hastalıkları geçirdi? hepsini görebiliyoruz. Aynı zamanda, teknoloji sayesinde, hayvan haklarını koruyoruz. Mesela, hayvanların 8 saatten fazla araç yolculuğu yapmaması gerekiyor. 8 saatin sonunda mola verilmelidir. Eğer, şoför 8 saatten fazla aracı sürerse, bunu da anında takip ediyoruz”
‘İletişimde yaşanan sıkıntıları çözmek, ciddi kaynak gerektirmiyor’
KOBİ’lerin üretimi çok iyi bilmesine rağmen, iletişim süreçlerinde sıkıntı yaşadığını belirten Milliyet Gazetesi Ekonomi Muhabiri Nevin Donat, şunları söyledi:
“Ali Ağaoğlu iyi bir reklamla, satışa çıkardığı evlerin yüzde 50’den fazlasını 2 haftada sattı. İletişim çok önemli ama, KOBİ’lerimiz halen iletişim sürecinde yeterince başarılı değiller. İletişim, basınla ilişkileri yönetmenin yüksek bir bütçe olduğunu düşünüyorlar. Aslında öyle değil. Mesela, Facebook, Twitter gibi sosyal iletişim ağlarında, kendileriyle ilgili haberleri verebilirler, sektörleriyle ilgili aktif bilgilere sahip olabilirler. Örneğin Avrupalı, ABD’li şirketler, twitter’ı kullanarak stok yönetimi yapıyorlar. Basın, bir Kobi’nin işlerini artırır. Basınla iletişim haline geçmek zor değil. Bizlere mail, telefon veya halkla ilişkiler şirketleri aracılığıyla ulaşabilirsiniz. Sadece başarı öyküsünü değil, sektörde yaşanan ciddi bir sıkıntıyı, biz ekonomi gazetecileriyle paylayabilirler ve çözüme daha hızlı ulaşırlar. Gazeteci kimliğimin yanı sıra bir Kobi patronu kızıyım. Babam Faruk Donat, iletişime çok önem verirdi. Babam müşterileri dinlemek kadar, çalışanları dinlemenin de önemli olduğunu düşünürdü. Geçenlerde basında yer alan bu konuya güzel bir örnek vardı. Erbakır’da ilkokul mezunu mucit işçi Recep Uz, 'Sıcak tutma fırını çıkış ağzı boru malzemelerinin değiştirilmesi' projesiyle, Erbakır’a yılda 142 bin dolar tasarruf ettirmiş. Tüm şirketler, çalışanlarından belirli tarihlerde, mektup isteyip, işe yönelik fikirlerini öğrenebilir”
Bu arada, üretimi artırmak ve yeni ürün elde edebilmek için inovasyon süreci ile ilgili danışmanlık almak da, sanıldığı gibi yüksek kaynak ayırmayı gerektirmiyor. Tübitak desteklediği projelerde, danışman ücretini de ödüyor.”
‘Sanayicinin lobisi için medya ilişkilerini başarıyla yönetiyoruz’
CeBİT Fuarı kapsamında EGD'nin düzenlediği "KOBİ'ler, İletişim ve Bilişim" konulu panelin son konuşmacısı, sanayicileri temsilen Çerkezköy Sanayiciler Derneği (ÇERSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Ulkat oldu. Ulkat, kendi işyerini Çerkezköy'e taşıdıktan sonra, büyük bir sanayi bölgesi olmasına rağmen, tanıtım ve medya iletişiminin eksikliğini hissettiklerini, bu sorunu gidermek için proje yürüttüklerini söyledi. Ulkat, "Büyük bir sanayi bölgesi, tanıtımı ve medya iletişimi eksik. Sosyal sorumluluk alanında atılan adımlar yetersiz. Bölgeyi tanıtmak için bir proje geliştirelim dedik. Tek tek sanayicilerle bu projenin yürümeyeceğini gördük. 1976 yılında kurulan Çerkezköy Sanayiciler Derneği’ni ete kemiğe büründürerek, bu tanıtım işini ÇERSAD aracılığıyla yapmaya karar verdik" dedi.
Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’ni (ÇOSB) ve yapılanları anlatmak için medya ilişkilerini iyi yönetme kararı aldıklarını belirten Ulkat, "Zira, sanayicinin lobisinin olması gerekiyordu. Bu konuda, hem medya ile ilişkilerimizi geliştirirken hem de ulusal ölçekte aylık bir ekonomi ve iş dünyası dergisi çıkarmaya başladık. Ayda bir çıkardığımız 'Global Sanayici" dergimiz çok başarılı haberleri ve konuları içeriyor. Her ay ulusal çapta yayın yapan gazeteler dergimizden alıntı yaparak haber yapıyor. TV kanalları da dergimizdeki haberleri canlı yayınlarıyla destekleyerek izleyicilerine aktarıyor, yazılı ve görsel medyada da başarılı röportajlar gerçekleştiriyoruz" diye konuştu.
200 fabrika ve 50 bin çalışanı ile 2 milyar dolara yakın ihracat gerçekleştiren ÇOSB hakkında da bilgiler veren Yıldırım Ulkat, "Ülke olarak, ihracatta hedeflerimiz büyük, 2023 hedefi bildiğiniz üzere 500 milyar dolardır. Bizler, bugüne kadar çok başarılı çalışmalara imza attık ve atmaya devam edeceğiz. 500 milyar dolarlık ihracat hedefi ulaşılabilecek bir hedef. İhracat yapmak için bir bölgenin bütün dünyada kendini tanıtması lazım. Biz ÇOSB’yi Avrupa’nın yanında Rusya, Suriye, Mısır, Makedonya ve Bulgaristan gibi ülkelerde çeşitli faaliyetlerle tanıtmaya başladık. Tanıtımını iyi yapan bir bölgeden alınan malın garantisi vardır. Biz Çerkezköy olarak neden Ruhr Havzası olmayalım?" dedi.
İletişim eğitimi alan ve bir dönem gazetecilik yapan bir sanayici olarak, medya-sanayici ilişkileri üzerine de bir değerlendirme yapan Ulkat şunları söyledi:
"Hem okulda öğrendiklerimi hem de profesyonel gazetecilikten edindiğim tecrübeler bana rehber oluyor. Şimdi bir bakıyorsunuz herhangi bir yayında çevreyle ilgili, işçilerle ilgili olumsuz haberler yapılıyor. Üstelik doğru da değil. Bizim görüşümüz alınmadan tek taraflı haberlere konu oluyoruz. O zaman biz kendi iletişim kanallarımızı harekete geçirmeye karar verdik. Doğru bilgi akışı ve aynı zamanda kendimizi ifade edeceğimiz bir yayını devreye soktuk. Ulusal ölçekte bir ekonomi dergisi çıkarıyoruz. Türkiye’de bu kalitede yayın çıkaran, başka bir sanayi bölgesi yok. Bu faaliyetlerimizle hem yanlış bilgi akışını önlemeye, hem kendimizi tanıtarak sanayicinin lobi faaliyetine katkıda bulunmayı amaçladık. Bu anlamda sanayicinin lobisi için medya ilişkilerini başarıyla yönetiyoruz."