Web Toolbar by Wibiya
 

CENGİZ ERDİL İSTANBUL İÇİN YAZDI 18.10.2010
İSTANBULU HAYAL-ET

CENGİZ ERDİL İSTANBUL İÇİN YAZDI

İSTANBUL'U HAYAL-ET

 Sultanahmet'deki Antiochos Sarayı,

 Saraçhane'deki Polyeuktos Kilisesi,

 Galata Surları,

 Saraçhane'deki Çandarlı Hamamı,

 Sarayburnu'ndaki İncili Köşk,

 Saraçhane'deki Direklerarası,

 Kağıthane'deki Sadabad Sarayı,

 Taksim Kışlası,

 Eski Çırağan Sarayı,

 Sultanahmet'deki Darülfünun,

 Yeşilköy'deki Ayastefanos Anıtı

 Levent'teki Squibb Binası.

 Günümüzde bu yapıların hiçbiri yok.

Bunlar, 8 bin yıllık geçmişi olan kentin tarihinde yıkılan binlerce yapıdan bazıları sadece. Bu kentin kaç kez kurulduğu, kaç kez yıkıldığı konusu  tartışmalı… Ama bazı yıkım ve yağmalar var ki unutulur gibi değil…Bizans’ın İstanbul’unu  1200’lü yıllarda Haçlılar yıkmış, Kudüs’e kutsal savaşa giden Haçlılar, adeta bir çekirge  sürüsü gibi kente dalarak nereyse yok etmişler., Osmanlı’nın İstanbul’unu ise yangınlarla, bir kez de depremle ciddi yıkımlar görmüş…1950’den sonra başlayan acayip ve kötü şehirleşme ise İstanbul’u duvara mıhlayan bir çivi olmuş ...

1980’li yıllarda başlayan kent-kültür  ilişkisinin popülerleşmesi, İstanbul tutkunlarının örgütlenmesi ve öncülerin geniş yığınlardan destek bulması, hataları da olsa yerel yönetimlerin  kentin korunması çabalarına destek vermesi ve elbette  turizmin de etkisiyle binaların restorasyon sürecinin başlaması(bazıları çok kötü onarılsa da)  İstanbul’u ucundan,ucundan kurtarmaya başladı.

Şimdi yok olanların izini sürüyoruz.  Hayal-et projesini İTÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Profesör Turgut Saner danışmanlığında,mimarlar Cem Kozar ve Işıl Ünal gerçekleştiriyor. Proje ile öncelikle İstanbul’da  doğal veya insan eliyle olacak olan yıkımlara karşı duyarlılık kazandırılması amaçlanıyor,

  İstanbul’da yapılanlar da yıkılanlar da aslında çabuk unutuluyor. Mimari deha olarak gösterilen pek çok modern yapının  5-10 yıl içinde adından bile sözedilmiyor. İstanbul gibi dolu dolu yaşayan kentin geleceğiyle geçmişi arasındaki paralellik bir türlü çakışmıyor. Yani tarihten ders alınmıyor.

 “Yıkım kentlerin ayrılmaz bir parçasıdır. Hatta varoluş biçimlerinden birisidir, ancak yıkımı ve yıkılanı hafızalardan silmek de kenti öldürmekle eşdeğerdir. Çünkü kent onu oluşturan tüm küçük hikayelerin toplamıdır” İşte projeli hayata geçirenler,bu gerçekten hareket ediyorlar.

  1950-1960 yılları arasında  yol yapılacak diye yıkılan çok yapı var İstanbul’da.Ancak sonradan anlaşıldı ki yıkılmadan yollar yapılabilirdi. Bunların arasında Karaköy Cami ve Çandarlı Hamamı da yer alıyor. Elbette yüzlerce küçük tarihi yapı,hepsi yıkılıp gitti. Kent  pek çok yerde kimliğini yitirdi. Şimdi İstanbul’da gökdelenler yükselirken zarif minarelerin cüceleşmesine hayret ediyor, üzülüyoruz...

  Hayal –et,  insan hayal etmekle yaşar diyelim. Kentin Geleceğini kurarken, geçmişle olan bağı bilmem kaç kez kopmuş zaten.  70 adı olan bu kentte, bundan sonrası için dikkatli olalım, bugüne kadar direnenleri yıkmayalım diyorum…

Yazar; Cengiz ERDİL

 
Seher Müşfide Aybek
Genel Yayın Yönetmeni
 

Translate Page

 

TourismLifeInTurkey.com'un imtiyaz sahibi   TUYED EGD SKAL   ve   ITO   üyesidir.