Neyse lazer ve havai fişek gösterilerinden önce Beşiktaş, Ortaköy, Üsküdar ve Kız Kulesi’ne yerleştirilen projektörlerin ışıkları göğü delerken, boğaz yüzlerce tekneyle dolmuştu.
Ve o an geldi. Bir anda kırmızı beyaz ışıklarla süslenen Boğaziçi Köprüsü’nden korkunç bir cayırtı yükseldi. Köprü bir anda ışık selinde görünmez hale geldi. Işık seli boğaz sularına akıp kaybolurken, havai fişekler gökyüzünü aydınlatmaya başladı.
Havai fişekler demet demet gökyüzünde açıyor, sanki binlerce yıldız boğazın üzerinde dans ediyordu.
16 ayrı noktadan 48 bin havai fişek 15-20 dakika içinde boğazı gündüze çevirirken,150 fırlatıcı kullanıldığını öğrendim. Bazı havai fişeklerin ağırlığının 10 kilogramın üzerinde olduğunu ve 250 metre yükseklikte patladığını burada belirteyim.
İstanbul Boğazını ışık seline çeviren olayın teknik ayrıntısı da aktarıvereyim... 42 ateşleme sistemi ile 800 metrelik bir ateş şelalesi oluşturulduğunu kayda düşelim.
Cumhuriyet ışık şöleninde Kız Kulesi ise bir başka alemdi.Tarihi kule ışıktan bir gelinlik giyerek zarif bedenini İstanbul’a sunuyordu.
Bu dev şölene Fahir Atakoğlu’nun hazırladığı müzik eşlik etti elbette.
Boğazdaki bu eşiz gösteriyi turistler fotoğraf makineleri ve kameralarla yanlarında götürürlerken, uygarlıkların izini sürdükleri yeni tepeli kentin, modern yüzünün de tanığı oldular. Bazıları yaşadıkları akşamı çoşkuyla ifade ederken, Türk bayraklarını sallayıp 10. Yıl Marşı’na eşlik ettiler
Dönüş yolunda ise güzel bir sürpriz vardı. İstanbul’da yaşayan yabancı genç kadınların oluşturduğu oryantal dans topluluğun gösterisi 2 saat süren yolculuğun kreması oldu.
Kasım Zoto, İstanbul’da rembetiko ve roman müziğinin yaşatılması için büyük çaba harcayan bir turizmci. Ahırkapı Roman Orkestrası’nın kurulmasına ön ayak olan Zoto,işte böyle finalle geceye nokta koydu.
Ahırkapı’dan Dolmabahçe’ye uzanan ve topu topu iki saat süren gezi, bizleri de boğaz tarihinin bir figuranı yaptı.
Şu güzelim kentin boğazı ışık seliyle kaplanırken, selin ortasında kalan yalnız bir kent kahramanı gibiydim.
Cumhuriyet kutlamalarını nihayet deniz üstünden de gören haberci rütbesini de takmıştım işte…
Genel Yayın Yönetmeni Seher AYBEK fotoğraflarıyla süsledi
.