*Hilton Dalaman Resort&SPA tesisi, 2009 yılında faaliyete geçti.
Göçay/Onur Turizm Grubunun bölgeye güzel ve büyük yatırımıdır.
Bu yılı değerlendirecek olursak, 2010 yılı çok güzel başladı ve şuana kadar istediklerimizi aldık. Yeni bir tesisiz. Bölge için biraz pahalıyız, ama bu pahalı ve değerli ürünü bu bölgede, tüm ekibimizin büyük bir başarısı ile tanıtıp- pazarlıyoruz. 2010 yılını başarıyla geçiriyoruz.Burası bir Hilton işletmesi olduğu için hizmet standartları da enüst seviyededir.Bu standartlara uyuyoruz. Bu da misafirlerimize güçlü bir güven katıyor. Geldikleri tesis yeni olmakla birlikte, Hilton olması nedeniyle de, değer veriyorlar. İyi bir standart ve müşteri memnuniyeti olduğundan emin olarak, geldiklerinde mutlu oluyorlar. Beklentilerinin karşılığını alıyorlar.*
*Tatil Rüya Satmaktır*
Konuklarımız, yazılara ve fotoğraflara bakarak, sattığımız ürünleri, hayal ederek geliyorlar. Çocuklarını kaydıraklarda, mini kulüplere bırakarak, eşleriyle mutlu şekilde, Fransız, İtalyan balık gibi lüks restoranlarımızda yemek yemeği hayal ediyorlar. Geldiklerinde tüm bunları yaşayabiliyorlarsa, mutlu oluyorlar. Biz de bunu en üst düzeyde sağladığımız için müşteri memnuniyetini en üst planda tutmuş oluyoruz. Nitekim, güven sağlandığında müşteri grubu sizi hiç bırakmıyor. Daha daha birilerini getiriyor. Evlerine döndüklerinde, çok güzel şeyler anlatıyorlar. Pazarlamanın en büyük enstrümanını kullanıyoruz. Word of mouth – Ağızdan ağıza bu işin yapılması olayıdır. Özellikle, İngiliz ve Alman müşteriler, otelimizi birbirlerine çok tavsiye ediyorlar.*
*2011 yılını nasıl görüyorsunuz? Rezervasyonlar yapılmaya başladı mı? Ağırlıklı olarak hangi ülkelerden geliyor? Önümüzdeki yıl, mevcut pazarların yanı sıra, hedef pazarlarda hangi ülkeler bulunuyor?*
*2011 yılı, 2010 yılı gibi güzel başlayacak, pazarlama stratejilerimiz hazır. Fuar planlamalarımız, kontratlarımız hazır. Bunları iyi yapanlar açısından ve işinin peşinde olanlar açısından güzel bir yıl olacaktır.
İngiltere pazarı hariç, Almanya, Belçika, Hollanda, Fransa, İtalya, İspanya pazarından Türkiye’ye gelen misafir sayısında, yüzde 3 ile 10 arasında düşüşler oldu. Açıkçası pazarı güçlendirip, buralara yapacağımız fuar katılımları, acenta ziyaretleri, tur operatör bilgilendirmeleri ile bakanlık ile de bunu birlikte organize ederek, yükseltmemiz gerektir. Bu pazarların, acil üstüne eğilmemiz lazımdır. Nitekim, dolulukları sağladığımız için bu pazarlardaki düşüşleri pek fark edemiyoruz. Özellikle, Rus pazarından yüksek talep olduğu için bu düşüş kapanıyor. Ancak, dolulukları tutturmak bize yetmez. Tüm sahil otellerinde kesinlikle yıllık yüzde 60 ile 70 oranında Avrupalı müşteri olmalıdır. Türk turizminin temel taşları, Avrupalı turistlerdir.
Bu arada, deniz- kum-güneşin yanında kültür turizmi de yükseliştedir. Daha önceleri, Ruslar, Japonlar deniz ve kuma gelirken, şimdi kültür turizmine de geliyorlar. Yeni pazarlar için de, Dubai, Bahreyn, Lübnan, İran, Suriye artacaktır. Gürcistan pazarı da, Türkiye için önemlidir ve ciddi harcama da yapıyorlar.
Sektör olarak, çeşitli kültürleri bir araya getirerek, etkileştiriyoruz. Dünyanın birçok ülkesinden konuklarımızı ağırlayarak, ülkemiz pazarını çeşitlendiriyoruz. Mesela, Almanya pazarını ele aldığımızda, 20 yıldır Türkiye’ye geliyorlar. Türk insanını iyi tanıyorlar, iyi servis alıyorlar ve el üstünde tutuluyorlar. İnsanların rüyalarını gerçekleştirmekten yola çıktığınızda, cebinde 15 Euro’su olanın da bir rüyası var, geceliğine 300 Euro ödeyecek olanın da bir rüyası var. Ülke olarak, her bütçeye uygun tatil seçeneği bulunuyor ve Türk turizminin bu çeşitliğini kaybetmemesi önemlidir. Ülkemiz turizmine baktığımızda, önümüzdeki yıl yüzde 70 Avrupalı misafir muhakkak olmalıdır. Ana fikir ve hedef bu olmalıdır. Düzgün, kaliteli ve sürekli bir pazar gerekiyor. Türkiye, bunu temin etmelidir.
Aynı zamanda, *her şey dahil* sistemine değinecek olursak, artık birçok turizm ülkesinin gündeminde yer alıyor. Özellikle kriz döneminde başta İspanya, İtalya, Fransa gibi ülkeler, hem fiyatlarını ekonomik olarak düzenlerken, hem de ‘turist profilinin’ beklentisi paralelinde *her şey dahil* sistemine geçmeye başladılar. Türkiye için her şey dahil çok eleştirildi, ama Türkiye’ye getirilerine de göz ardı etmemek gerekiyor.*
*Akdeniz ve Ege’nin benzersiz güzelliğini birleştiren otelinizde, gelen misafirlerimiz en çok neden etkileniyor? Otelimizi, diğer otellerden ayıran özellikler nelerdir?*
*Hilton Dalaman*, *Hilton International Grubu*nun Türkiye’deki ilk Resort tesisidir. Burada, misafir memnuniyeti ve huzuru göz önünde tutularak, otelin konsepti ve mimarisi yapıldı. Birincisi, coğrafi durum çok güzel konumdadır. Hemen yanımızda, Dalaman Çayı akıyor. Çayın sol tarafına Akdeniz deniliyor, sağ tarafına Ege Deniliyor. Burası, 3 suyun buluştuğu yerdir.
Ne Akdeniz kadar nemli ve sıcağız, Ne Ege kadar soğuğuz. Doğal güzelliklerimizi daima muhafaza ediyoruz. Çam ormanının kokusunu alabilirsiniz, hava kirliliği yok, tarihi yerlerimiz çok yakın ve hiç bozulmadı. Bir de, alandaki konuşlanmada kargaşa yok. 8 bin 500 metrekare havuzumuz var. Etrafında, aynı anda 900 misafirimiz olsa da, yer kapma mücadelesi yaşanmıyor. Tesisin bulunduğu alan o kadar geniş ve rahat ki, otel yüzde 100 dolu olmasına rağmen, bazen misafirlerimiz otel boş mu diye bile sorabiliyor. Nitekim, sahilimizde de, sezlong, havlu, yeme-içmede hiçbir kargaşa ve aksaklık yoktur. Misafirlerimiz burada, relax, mutlu, keyifli ve huzurludur…
Kısaca, konuklarımızın özlediği ve hayalini kurduğu tatili gerçekleştirmiş oluyor. Gerçekten, burası 5 yıldızlı bir oteldir. Başka bir kriter olsaydı kesinlikle onu da alırdık. Kapı girişindeki güvenlikten resepsiyona geldiğinizde, bel kaptanın sizi karşılaması, misafir ilişkilerinin ilgisi, resepsiyon ilgisi, oda servisi, temizliği, sabah kahvaltısı, öğle yemeği, havuz etrafındaki etkinlik ve hizmeti, ana ve alacarte restaurantlardaki akşam yemekleri, misafirlerimize dünya kalitesinde hizmet sunmaktadır.*
*Hilton zincirinde, birçok ilklere sahip olan bir otelsiniz. Bunlardan biri de yanlış bilmiyorsam, HİLTON zincirinin Türkiye’de ilk, Avrupa’da ikinci Resort otelisiniz .Bu güzel başarıdan sonra zincir acaba ne düşünüyor?*
*Hilton Dalaman’da Yaşam düzeyi farklıdır. Hilton World Wide zinciri ilk resort otelini Mısır’da açmıştır. Biz ise, Hilton grubunun Türkiye’deki ilk, Avrupa’daki 2. Resort oteliyiz. Bu arada, Hilton zinciri, ülkemizdeki ikinci resort otelini de Bodrum’da düşünmektedir.Bu arada, Hilton zincirinin, Göçay- Onur Grubuyla anlaşması, zinciri başarıya ulaştırmıştır. Zincir, Bizdeki başarıyı örnek alarak, dünyada birçok resort yapmayı planlıyor.*
*Hollanda’da en yüksek puanı alan otel olarak, ‘2010 Zoover Ödülü’nü aldınız… Hedefte, yeni ödüller veya almayı hedeflediniz bir ödül bulunuyor mu?*
*Hiltonların, deniz ve çaya kıyısı olan bu kadar kaliteli olarak konuşlanan, dünyada bu kadar kaliteli hizmet veren bir tesisi yoktur. Hollanda’nın *Zoover* Ödülünü aldık. World Travel Awards’ta da 2 ödül aldık. Birincisi*En iyi kıyı resort* ikincisi*En iyi tatil resort*.Sektörümüzde daha birçok ödülü almaya adayız.*
*410 adet lüks tasarlanmış odası, 23 adet yiyecek ve içecek tesisi, 3'ü kapalı, 7 açık olmak üzere toplam 10 havuzu, 2011 sonunda hazır olacak bölgenin ilk ve tek golf kulübü, 6 adet tenis kortu, Zengin animasyon programı, bölgenin en büyük SPA'sı, 2 katlı ve 1000 kişi kapasiteli kongre merkezi ile turizm çeşitlerine yönelik tüm hizmetleri tek çatı altında toplayan Hilton Dalaman Resort&SPA’ya Genel Müdür olmak, Sizce nasıl bir anlam ifade ediyor? *
*Ben,1999’dan beri genel müdürlük yapıyorum.Yani 11 senedir. Herkesin gelmek istediği bir nokta vardır. Bu tesis ise, bir genel müdürün çalışmak isteyebileceği ideal bir yer... 4x4’lük, hiçbir eksiği olmayan, şık ve lüks bir tesis… Otelimizin, dış mimarı Tuncay Çavdar, iç tasarım mimarı Ayhan Geveli’dir. Mimarlarımız, tesisimiz için geniş hayal güçlerini kullanmışlardır. Bir de, bin kişilik kongre merkezimiz bulunuyor, ulusal ve uluslar arası toplantılara ev sahipliği yapıyoruz. Özetle, misafirlerimiz kapıdan içeriye girdiği andan itibaren gördüğü güler yüzlü karşılayış ve burada kaldıkları süre içerisinde beklentilerin üzerinde aldıkları hizmetin ardından, çok mutlu olarak ayrılıyorlar. Ben, meslek hayatım sırasında, özellikle tesislerin inşaata başlamadan önceki çalışmaları sırasında da çok bulundum. Tesislerin, mimarisini birlikte çizdik, inşaat döneminde birlikte çalıştık, bittikten sonra da işlettik. Ve kafamda, otelciliğin tüm süreçlerine ilişkin bir senaryo hazırladım. Tıpkı bir tiyatro sahnesi gibi olan senaryo, Sizin bu oteli çalıştırma konseptinizdir. Oyuncular, departman müdürlerinizdir. Tiyatro sahnesi, oteliniz. Seyirciler de, otelinize gelen misafirlerinizdir. Eğer, doğru senaryo, doğru mekan, doğru seyirci varsa, bu süreci çok başarılı yönetiyorsunuz, diğer bir değişle, bir genel müdür olarak çok başarılı oluyorsunuz. Yani otelcilik de tıpkı böyle bir şey… Senaryoyu doğru yazan, doğru yöneten başarılı oluyor.*

