Web Toolbar by Wibiya
 

TAHSİN AYDOĞMUŞ BU ŞEHR-İ İSTANBUL Cengiz ERDİL yazdı.. 02.12.2010
105 fotoğrafın yeraldığı Bu Şehr-i İstanbul albümü 3 bölümden oluşuyor.
 
Shell & Turcas, çağlar boyu dünyanın gözbebeği olan İstanbul’a hediye niteliğinde bir projeye daha destek verdi. Fotoğraf sanatçısı Tahsin Aydoğmuş’un objektifinden; 8000 yıllık tarihinde birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan İstanbul şehrine ait 105 siyah-beyaz fotoğraf, “Bu Şehr-i İstanbul” adıyla kitaplaştırılarak sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Bu Şehr-i İstanbul kitabının tanıtımı 30 Kasım’da Pera Palas’ta düzenlenen bir kokteyl ile gerçekleştirildi.
 
 
Tanıtım kokteyline; Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, Shell & Turcas Petrol A.Ş İcra Kurulu Başkanı George Spanoudis, Turcas Petrol Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy, fotoğraf sanatçısı Tahsin Aydoğmuş ve Okan Bayülgen gibi sanat ile iş dünyasının önde gelen isimleri katıldı. İzlenimlerini www.tourismlifeinturkey.com  için yazan Cengiz Erdil editör arkadaşımız da oradaydı…

TAHSİN AYDOĞMUŞ ve *BU ŞEHR-İ İSTANBUL*Cengiz ERDİL yazdı…

Tahsin Aydoğmuş’u 1997 yılında  tanıdım.  Ayasofya Müzesi’nde görevli bir memurdu.  İnsanlık tarihinin bu eşsiz yapısını o kadar iyi ezberlemiş ve hayatının bir parçası haline getirmişti ki,  her köşesinin, taşının öyküsünü biliyordu.  O dönem çalıştığım ATV televizyonun kameramanlarından Hüseyin Kelten tanıştırdı beni Tahsin Aydoğmuş ile.

Malatya’da amatör olarak başlayan fotoğrafçılığı bu görkemli binada memuriyete atanmasıyla  bir tutkuya dönüşmüş, profesyonelliğin merdivenlerini tırmanmaya başlamıştı. 

Aydoğmuş,  “Ayasofya “ adlı bir albüm hazırlamış, sıra dışı dev mekanın tarih yolculuğunda  önemli bir kayıtçı olarak görevini yapmıştı.

Hüseyin Kelten ile birlikte  Aydoğmuş’a mikrofon uzatırken,  tarihi yapı ile özdeşleyen bir fotoğraf zanaatkarının  öyküsünü, farklı bir renk ve bakış açışıyla  anlatan haber-röportaj gerçekleştirmiştik.

Ayasofya’nın dehlizlerinden güç alıp yükselen dev mermer sütunlar gökyüzüne açılan dünyanın en büyük kubbesini taşırken, garip bir büyünün tutsağı olup kalmıştım. Artık bu dev kubbenin altında  modern dünyanın vesairesi olarak kaybolup gitmiştim.

 Aydoğmuş  şöyle demişti; “ Benim yaşam tarzımı Ayasofya belirledi. Fotoğraf benim yaşam tarzımsa ben bunu Ayasofya’ya borçluyum. Birinci aşkım fotoğrafsa ikinci aşkım Ayasofya’dır”

Ayasofya’yı Aydoğmuş  sayesinde  gerçek anlamda tanıyanlardan biri oldum.

Aydoğmuş,  2003 yılında Ayasofya’daki memuriyetinden emekli oldu. Artık kendini sadece fotoğrafa vermişti.  Ayasofya’nın  kazandırdığı derinlikle Anadolu deryasında yol aldı.  Türkiye’nin dört bir tarafını fotoğrafladı. Sergiler açtı.

Ama Ayasofya’nın yükseldiği kenti hiç unutmadı.

Sadece siyah beyaz fotoğraflardan oluşan   “Bu Şehr-i İstanbul” albümünü hazırladı.

“İstanbul’un her köşesi farklı bir yüze aittir” Albümü karıştırırken bu sözle yüz yüze geliyorsunuz. Tahsin  Aydoğmuş şöyle diyor; “Güzelliğin ve heyecanın kenti İstanbul, dünya şehirleri arasında farkı bir yere sahip. Farklılığı insanları coşkuyla kucaklamasından geliyor. Benim fotoğraflarım işte bu coşkuya tanıklık etmenin çabasıdır.”

105 fotoğrafın yeraldığı Bu Şehr-i İstanbul albümü 3 bölümden oluşuyor.

“Zaman” adlı ilk bölümde, İstanbul’un tarihi sokaklarında bir yolculuğa çıkıyoruz. Anemas Zindanları, Rumeli Hisarı, Kapalıçarşı, Kariye, Surlar, Haydarpaşa, Sultanahmet, Yoros Kalesi gibi İstanbul’un tarihine tanıklık etmiş mekanların fotoğrafları bulunuyor.

İkinci bölümün teması “ Deniz.”  Vapurlar, balıkçılar ve Haliç fotoğrafları da burada.

Üçüncü bölüm ise “İnsan” İstanbul şehrinin eşsizliğini tamamlayan insan manzaraları bu bölümde.

Tahsin Aydoğmuş ile yıllar sonra tanıtım gecesinde karşılaştık ve bana imzalı albümünü verirken, “Benim ilk adımı duyuran sen oldun, çok teşekkür ederim” dedi.

Yıllar önce yaptığım bir haberin unutulmaması bir yana Anadolu havasını soluyan Aydoğmuş’un inceliğini, kayda düşmeliyim diye düşündüm.

O bir kültür emekçisi. Kültür emekçisine destek de meslek büyüğünden geldi.

Foto Muhabiri olmakla övünen ve mesleğini çok seven biri olarak Ara Güler,

“Bu Şehr-i İstanbul” albümünün önsözüne şöyle yazmış;   “Ben uzun zaman ne yazacağımı bilemedim.Çünkü yapılan kitap benim en iyi bildiğim şeyi takdim ediyor, İstanbul’u.”  Ara Güler, alçak gönüllülükle fotoğrafçıyı tarihi kayıt altına alan bir arşivci olarak tanımlıyor. 

 
Sergide Haydarpaşa Garı’nın bir fotoğrafı var…

Eğer maazallah yangın tarihi yapıyı küle çevirseydi, bu fotoğraf gözyaşlarının üzerine düştüğü bir tarih belgesi de olacaktı aynı zamanda..

Bizde Haydarpaşa Garı’nı hayal edecektik.

İstanbul’un hayal-et olan pek çok yapısı var.

Çoğunun fotoğrafı bile yok.

Bu yüzden kent fotoğrafları ve bunları ölümsüzleştiren ustaların ayrı bir yeri  olduğu kesin.

Tahsin Aydoğmuş’dan daha pek çok İstanbul ve Anadolu albümü gelecek.

Bundan eminim.

YAZAN:Cengiz ERDİL

Seher Müşfide Aybek
Genel Yayın Yönetmeni
 

Translate Page

 

TourismLifeInTurkey.com'un imtiyaz sahibi   TUYED EGD SKAL   ve   ITO   üyesidir.