KADI SİCİLLERİNDE İSTANBUL Cengiz ERDİL yazdı
Kültür Başkenti etkinlerinin artık sonuna gelinirken, yapılan en faydalı, en hayırlı iş, yılın son ayında ortaya çıktı.
Kadılar Osmanlının her şeyi idi. Genelde günümüzdeki yargıç ile aynı anlama gelse de kadılar bulunduğu beldede devletin en üst temsilcisiydi. Günümüzden bakarsak belediye başkanının üstlendiği görevleri de kadılar yapıyordu.
Kısacası kadı, sadece yargıç değildi. Aynı zamanda mülki ve idari amir, mahalli yönetici, vakıf ve vergi müfettişi, bugünkü anlamda noter, orduya lojistik destek sağlayan askeri bir yetkiliydi.
Burada bir parantez açalım, Osmanlının her şeyini kayıt altında tutan bir uygarlık yarattığını not düşelim. Sarayda yenilen, içilen, Ordu’da kullanılan her türlü malzeme, İstanbul’a gelen giden her türlü mal kayıt altındaydı. Ticaretin olduğu yerde kayıt dışı vardı elbette. Ama cezası ağırdı. Kadıya düşen tacirin canı hayli acırdı.
Kültür Başkenti etkinlerinin artık sonuna gelinirken, yapılan en faydalı, en hayırlı iş yılın son ayında ortaya çıktı.
İstanbul Kadılıkları( mahkemeleri) tarafından tutulan kayıtlar Latin Alfabesi’ne çevrilerek yayına hazırlandı. Artık Osmanlı tarihiyle ilgilenen amatörlerin bile bir başvuru kaynağı var.
Çünkü bu kayıtlar, bir dönemin aynası… İçinde aklına ne gelirse var…Alım,satım,vakıflar, evlenme-boşanma,merkezden gelen hüküm ve fermanlar…devletin vatandaşıyla, Ordunun askeriyle ilişkileri… her şey Kadı Sicillerinde bulunuyor. Böylece, basımı yapılan 1500-1600 yılları arasındaki kadı sicillerinden uydurmaca tarih değil, gerçek hayatı öğreniyoruz.
Basınmı yapılan 40 bin hüküm bulunuyor. Bu toplam 8.835 sayfa ve 40 cilt tutuyor.
Ancak bu küçük arşiv denizde bir damla.. Kadı sicilleri 30 bin cildi aşıyor. Bunların 10 bin’i de sadece İstanbul’a ait…
Osmanlı arşivleri böyle işte… İçine giren kaybolur.. .Bilmeyen deryada kalmış tekne gibi oraya buraya savrulur.
Bu önemli bilimsel çalışma İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın desteğiyle Türkiye Diyanet Vakfı, İslam Araştırmaları Merkezi(İSAM) tarafından gerçekleştirildi.
Tarih araştırmalarında birinci el kaynaklar arasında yer alacak projede 80 kişilik bir ekip çalıştı.
Üsküdar’dan başlayarak yayımlanmaya başlayan defterler, her 10 yıldan bir tane seçilerek hazırlandı. Yani, 16. Yüzyılın başlarından 17. Yüzyıl ortalarına kadar her 10 yıldan sadece bir yılı seçilmiş oldu. 10 yılın araştırmacılara en azından bir fikir verebileceği düşünüldü.
SOSYAL TARİH GÖZLER ÖNÜNDE
İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) Başkanı Prof. Dr. M. Akif Aydın,projeyle ilgili olarak şunları söylüyor;
“ İstanbul'un elimizde bulunan ilk defterlerinden başlayarak Sur içi İstanbul'a, Üsküdar, Galata veya Eyüp'e ait mahkeme defterlerinden oluşan 40 ciltlik bir proje geliştirdik. Ajansın iş birliği ile 30 cilt çıkaracağız. Eserin ilk 15 cildi şu anda tamamlandı. Geriye kalan 10 cildi de biz çıkaracağız. Bu defterleri kullanmak için Osmanlıca okumak gerekiyordu. Uzmanlar, bu defterlerde aradığı hükmü bulabilmek için baştan sona hepsini okumak durumundaydı. Bunların indeksleri, fihristleri çıkmış değildi. Bu defterleri biz önce Latinize ettik. Çok geniş, bütün kelimeleri içine alan indekslerini çıkardık. Bu indeksleri CD halinde her kitapla birlikte veriyoruz. Böylece Türkiye içinde ve dışında Osmanlı araştırmalarına merak duyacak tüm bilim adamları, araştırmacılar hem bu defterlerin bulunduğu orijinal yerlerine gitme zahmetinden kurtulacak, hem de Osmanlıca okumayı bilmiyorlarsa bu problemi aşarak bu defterleri kullanabilecekler.''
Tarihçiye veya seyyahlara göre yazılan belgeler subjektif unsurlar içerebiliyor. Yazarın duyguları tarihin önüne geçebiliyor. Oysa bu siciller bir gerçek..
Prof Aydın şöyle diyor; “Halbuki bu defterler, o zamanki sosyal tarihin resmi kayıtlara geçmiş bir fotoğrafıdır. Bu defterleri karıştıran kimse Osmanlı araştırmacısı ise ister iktisat tarihi olsun, ister hukuk, ister siyasi tarih olsun, ister sosyal tarih, aradığı konuyla ilgili çok zengin kaynak bulabilir''
İşte böyle…Tarihçilerin kutbu Halil İnalcık da araştırmalarına Bursa’da kadı sicillerini inceleyerek başlamış. Osmanlı tarihinin kuruluş yıllarıyla ilgili pek çok bilgi bu sayede ortaya çıkmış. Bakalım daha denizde bir damla olan İstanbul Kadı sicillerinden hangi tarihçiler nasiplenecek…
|