|
İstanbul Kalkınma Ajansı açılışında Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, ajansların asıl etkisinin 2011 yılında görüleceğini belirterek, ''2011'de en az 450 milyon lira bir kaynağı ajansların proje teklif çağrıları yoluyla kullandırmasını öngörüyoruz''demişti…Kurdukları 26 ajans için şu ana kadar 513 tanesi uzman olmak üzere 617 kişiyi görevlendirdiklerini ifade eden Yılmaz, 2010 yılında kurumsallaşma anlamında çok ciddi bir hamle yaptıklarını belirtmişti. Yılmaz, ''26 ajanstan 13'ü bölge planlama çalışmalarını son aşamaya getirmiş durumda. İstanbul ajansımız da onlardan bir tanesi. 10 tanesi ise bu çalışmaları tamamlamış durumda. Proje teklif çağrısına çıkan bugüne kadar 8 ajansımız var. Bir kısmı birden fazla çıktı'' diye konuşmuştu.
|
MEVCUT KANUNA GÖRE KALKINMA AJANSLARI
08.02.2006 tarih ve 26074 sayılı Resmi Gazetede ilan olunan esaslara göre Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu,Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun,5449 no ile 25.1.2006 Kabul edilmişti.linkten kanun metnine ulaşabilirsiniz |
http://www2.dpt.gov.tr/bgyu/kalkinmaajans/5449SayiliKanun.pdf
TÜRKONFED RAPORU AÇIKLIYOR
Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının devlet yapılanması içinde yer alan kalkınma ajanslarını takiple,onlara iyileştirici ve mükemmele ulaşmada yol gösterici olarak çalışmalar yapmaları ,kalkınma sürecinde çok önemli rol oynamakta…*TÜRKONFED*bu konuda en iyilerden olmayı sürdürüyor…
TÜRK GİRİŞİM ve İŞ DÜNYASI KONFEDERASYONU*TÜRKONFED* kuruluşundan beri ,kalkınmanın ve Kalkınma Ajanslarının izleyicisi olarak çalışmalarını yürütüyor… TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Celal BEYSEL,toplumsal kalkınmanın, Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve siyasi sorunlarının kesiştiği bir konumda yer almasının önemini hissederek faaliyetlerini 2005 den beri sürdürdüklerini belirttiği;
*Türkiye’deBölgeselKalkınma:Farklılıklar,Bağıntılar ve Yeni Bir Mekanizma Tasarımı* konulu basın toplantısında,O günden bu güne, göreli üstünlükler araştırmalar, organize sanayi bölgeleri üzerine geliştirilen öneriler ve kalkınma ajansları ile ilgili faaliyetlerini sürdürdüklerini anlatıyor.Bölgesel kalkınma konusunun hep gündemlerinde olduğuna değinerek, 2010 yılında, bu konuda bir rapor yayınlama kararı aldıklarını ve çalışmalarını sürdürerek,Doç. Dr. Alpay Filiztekin, Doç. Dr. Özgür Kıbrıs ve Yard. Doç. Dr. Mehmet Barlo ile çalışmalarına başladıklarını açıklıyor...
*GEZİ HOTEL BOSPHORUS* un Boğaz ve Haliç’e nazır konumdaki kahvaltı salonunda alınan nefis bir kahvaltı sonrası,
Mimar Sinan Kafadar’ın bir toplantı için gereken her şeyin ince bir zevkle düşünülerek tasarladığı toplantı salonunda,bu verimli çalışmaların neticesi olan rapor kamu oyuna açıklandı…AKBANK her zaman ki toplumsal duyarlılığıyla sponsorlarıydı…
www.turkonfed.org adresinden ulaşılabilen,bu rapordaki amacın, bölgeler arasındaki farkların çeşitli boyutlarını ortaya koymak, bu farklar ve bölgeler arasındaki karşılıklı etkileşimi tartışmak ve bu sorunları çözmek için yasayla kurulan kalkınma ajanslarının politika üretmek üzere yapılanmasının ne şekilde olması gerektiği bulunuyor... Bölgesel farkların kapatılması, görece geri kalmış bölgelerin olduğu kadar gelişmiş bölgelerin de yararına olacağı kanaati var…
Bu amaca yönelik politikaların oluşturulması, bölgelerin özgün yapılarını anlamayı ve bunun ülke bütünü içindeki yerini saptamayı gerektirdiğinden, bu anlamda yerel aktörlerin, bölge nüfusunun, üreticilerin ve emek, sermaye ve beşeri sermaye gibi üretim faktörlerini sunanların sürece aktif katılımının sağlanmasını önemsenmekte...
Rapor,bölgeler arasında var olan karşılıklı etkileşim, bir bölgenin sadece kendi çıkarlarını gözetecek biçimde hareket etmemesini gerektirdiğinden,Ülkenin bütünü için ekonomik sistemin etkin ve hakkaniyetli olması, stratejiler belirlenirken bölgeler arasında eşgüdümün sağlanması gerekliliğine de işaret etmekte.
Çalışmada, dışsallıkların, güçlü olması ve merkezî hükümetin kaynakların bölgeler arasında akışkanlığını sağlayabilmesi durumunda her bir ekonomik aktörün sadece gerçek verimliliğini ve ihtiyacını ifşa edeceği, bu sayede de etkin, adil ve uygulanabilir bir yapının oluşturulabileceği gösterilmekte.
Çalışmada ortaya konan teorik yapı Türkiye’deki bölgesel kalkınma tartışmalarını da zenginleştirmekte.
TÜRKİYE’DE BÖLGESEL KALKINMA,FARKLILIKLAR BAĞINTILAR VE YENİ BİR MEKANİZMA TASARIMInı içeren 144 sayfalık rapor özet olarak şunları içermekte:
1. Bölgesel kalkınma farklılıklarının azaltılması için Türkiye’deki yapının bölgelerdeki gönüllü iş dünyası örgütlerinin görüşlerini almak konusundaki zaafları giderilmelidir.
2. Türkiye’de şimdiye kadar dışsallık vurgusu yeterince güçlü yapılmamıştır. Bölgelere, diğer bölgelerdeki refah artışının kendilerinin de lehine olduğu daha iyi anlatılmalıdır.
3. Bir ülke içinde bölgeler arası refah dışsallıklarının yeterince güçlü olmaması merkezin sorumluluğunda olan bir unsurdur. DPT ve merkezî hükümetin diğer kurumları, bölgeler arasındaki bu karşılıklı etkileşimi güçlendirecek yatırımları yapmalıdır.
4. Bölge hakkındaki kararlar üzerinde merkezin gücü ile o karardan etkilenecek bölgesel aktörlerin refahları arasında bir ödünleşme (trade off) vardır.
5. Bölgesel verimlilik dışsallıklarının hesaba katılabilmesi için bölgesel iş dünyası temsilcilerinin bölgesel ajanslarla, merkezin de iş dünyasını temsil eden çatı örgütlerle eşgüdümlü bir şekilde çalışması gerekmektedir.
6. İyi bir bölgesel kalkınma sisteminin karar alma mekanizması etkin, adil ve uygulanabilir olmalıdır. Karar alma mekanizmasının adil olması dağılımın kıskançlığa yol açmamasını ve seçimin hiç bir aktöre veya aktör grubuna iltimas göstermemesini gerektirir.
7. Kalkınma ajanslarının bugünkü yapısında kamu görevlilerinin ağırlıkta olması, bölgesel aktörlerin karar alma mekanizmasındaki rolünü sınırlamaktadır.
8. Tam merkeziyetçi bir yapı üzerinde ısrar edilmesi durumunda bölgesel farklılıkların giderilmesinde ideal bir sistem oluşturulamaz. Yerel anlamda demokratik bir sistem kullanılması zorunludur.
Sonuç olarak;
Tam merkeziyetçi bir bölgesel yapı üzerinde ısrar edilmesi durumunda etkin bir bölgesel kalkınma sistemi oluşturulmasının mümkün olmadığı, yerel düzeyde katılımcı ve demokratik bir sistem kullanılmasının zorunluluğu, Demokratik katılım olmadan bölgesel kalkınmanın olamayacağı betimleniyor…
TÜRKONFED tarafından yayınlanan uzun solukla hazırlanan raporla, bölgesel gelişme çok yönlü olarak irdelenmiş. Rapor bölgesel kalkınma farklarının azaltılması için teşvik sistemine yeni bir yaklaşım da getiriyor…
Rapor varlığıyla,Bölgeler arasındaki farkları ortaya koymaya, karşılıklı etkileşimi incelemeye ve kaynak dağılımı için adil, uygulanabilir ve etkin bir mekanizma önermeyi başarmış görünüyor…
|