Web Toolbar by Wibiya
 

FİLM ENDÜSTRİSİNİN SORUNLARI İTO DA MASAYA YATIRILDI 08.03.2011
İstanbul Ticaret Odasının, İstanbul Ticaret Üniversitesi ve Galatasaray Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirdiği Türkiyede Film Endüstrisinin Konumu ve Hedefleri Araştırması sonuçlandı.4 Martta İTOda düzenlenen toplantıyla kamu oyuna açıklandı
 
 
FİLM ENDÜSTRİSİNİN SORUNLARI  İTO DA MASAYA YATIRILDI
 
 
İstanbul Ticaret Odasının, İstanbul Ticaret Üniversitesi ve Galatasaray Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirdiği *Türkiye'de Film Endüstrisinin Konumu ve Hedefleri * Araştırması sonuçlandı.4 Mart’ta  İTO’da düzenlenen toplantıyla kamu oyuna açıklandı.
 
 

Toplantıya T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay,

 
İTO Yönetim Kurulu üyesi İsrafil Kuralay,İstanbul İl turizm Müdürü Dr. Ahmet Emre Bilgili, Kamu Üst Düzey Yöneticileri, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi  Doç.Dr.Hülya Uğur, İstanbul Ticaret Üniversitesi öğretim üyesi Yard.Doç.Dr. Rıdvan Şentürk ve izleyici olarak film endüstrisi yöneticileri katıldı.
 
 

Bakan Günay, toplantıda yaptığı konuşmada, araştırmanın güzel bir çalışma olduğunu söyleyerek başladığı konuşmasını, *Sinema, film endüstrisi o kadar hayati bir alan ki, gerçekten bunun kendi ayakları üzerinde kurumsal bir yapıya ihtiyacı var. Hemen ve şimdi yapabileceğim bir şey varsa buna hazır olduğumu, sinema sektöründe benimle birlikte 4 yıla yakın süreden beri çalışan arkadaşlarım biliyorlar. Bütünüyle sanatı önemsiyorum, çünkü hayatı önemsiyorum. Hayatı yaşanabilir kılan sanattır. Hayat çok katıdır, acımasızdır, inciticidir. Hayatı bir miktar katlanabilir kılan sanattır*sözleriyle sürdürdü.

Günay, sinemanın da sanatın en kitlesel alanlarından biri olduğunun üzerinde durarak, *Teknolojinin getirdiği imkanlarla büyük ufuklar açan bir alan. Bir ülkenin, bir toplumun, bir kültürün tanıtımı açısından da inanılmaz büyük imkanlar sunan bir alan. Benim bakanlığımın özel olarak üzerinde durması, ilgilenmesi, desteklemesi, yeni yöntemler bulması, yeni kurumsal çözümler bulması gereken bir alan* dedi.

Son yıllarda Türkiye’de sinema alanında önemli gelişmelerin yaşandığını belirten Günay, konuşmasına şöyle devam etti:

*Yerli film açısından başladığımız yere göre şu an çok daha iyi bir yerdeyiz. Üretimimiz artmış, 9 filmden 70 filme çıkmışız. 2002 yılında 2 milyon yerli film seyircisi varken, geçen yıl bu sayı 22 milyona çıktı. Yani 11 kat artmış. Buna rağmen geride bir yerdeyiz, demek ki sıfırın altında bir yerlerdeymişiz. Başladığımız yere göre büyük mesafe katediyoruz ama dünya ölçeğinde olmamız gereken yerin hala altındayız. Bunun farkındayım. Sektörü geliştirmek için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz.Sinema sektöründe çalışan kurumların, örgütlenmelerini bir fikri ve fiziki birlik içinde olmalarını çok önemsiyoruz.

 
Geçen ay, sektör temsilcilerinin bir arada bulunmalarını kolaylaştıracak bir mekan oluşturduk.Bu yetmez. Ben de bir *Türkiye Sinema Kurumu* kurulmasını şiddetle destekliyorum. Sinema, film endüstrisi o kadar hayati bir alan ki gerçekten bunun kendi ayakları üzerinde kurumsal bir yapıya ihtiyacı var. Bu kurumsal yapı içerisinde biz de bulunacağız. Ancak esas itibarıyla özerk bir yapılanma olacak, kendi kaynaklarını üretecek ve yönetecek. Böylece sektörü daha yukarılarda bir yerde tutmaya çalışacağız*.
 

Önceki yıllarda mevzuat açısından getirdikleri bazı iyileştirmelere dikkat çeken  Günay, şöyle devam etti:

''Teşvik sistemi geliştirmeye çalışıyoruz. Yani yabancı yapımcıların da ülkemize girmesi ve ortak yapımlarla dünya sinemasına çıkmamız konusunda. Türk sineması bence yeterince fikri hazırlık yaptı. Niteliksel doygunluktan, olgunluktan daha üst bir çizgiye sıçramamız ve dünyaya çıkmamız gerekiyor. Zaman zaman filmlerimizi izliyorum. Bazen bakıyorum bu, uluslararası bir yapım ya da başka bir ülkenin yapımı olsa, dünya sinemasında gerçekten çok büyük bir gişe yakalayabilir. Ancak Türk sineması sınırları içerisinde kalıyoruz, ya dışarıda küçük bir ödül alıyoruz ya da büyük ödül alıyorum ama içeriye yansımıyor. Türk sinemasının uluslararası platforma çıkmasının zamanının geldiğine tüm kalbimle inanıyorum.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Oscar ödüllü aktör Nicolas Cage ile görüşmesine de değinen Günay, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Sayın Başbakan'la rastlantısal bir görüşme oldu. Her şeyi karalamaya çalışan bazı basının söylediği gibi, kimse kimsenin ayağına gitmedi. Onlar orada çekim yapıyordu bizim kaldığımız otelde, bizim kaldığımız mekana geldiler. Sayın Başbakan'ın Oscar almış bir sanatçıyı kabul etmesinden daha doğal bir şey olamaz. O görüşmede Türk sinemasının destek, teşvik konusunda yeni neler yaptığı ya da yapmak ihtiyacı içinde olduğu konuları da gündeme geldi. Teşvik meselesi orada gündeme geldi ve Sayın Başbakan da konuya ilgisini ifade etti. Bu ifade, bu görüşme bizim önümüzdeki yasama döneminde, yani 2011-2012 yasama döneminde böyle bir yasayı Meclis'ten çıkarmamızı da kolaylaştıracak olan bir ateşleme niteliği taşıyor.*

 
Günay, üç ilde sinema salonu bulunmadığını, 2008'den beri bunu gidermeye çalıştıklarını söyleyerek, ''Bir yöntem geliştirdik. Bize bir biçimde bir salon temin eden bir yerel yönetim, bir yerel idare, hatta bir kişi, dernek varsa sinema makinesi, seslendirme cihazıyla 1 milyon TL'ye yakın katkı yaptık. Anadolu'nun bir kasabasında sinema, hatta tiyatro olmamasını artık bu çağda kabul edemiyorum'' devam etti.

 Müzeler, kültür merkezleri ve parkların yerine insanların hayatına alışveriş merkezlerinin girdiğini belirten Günay, *Bu karşı konulmaz, benim de çok hoşnut olmadığım ama içinde yaşadığımız çağın getirdiği bir trend. Her alışveriş merkezinde üç tane sinema salonu var. Şimdi biz oraya yeni bir şart koyuyoruz. Bir alışveriş merkezinde mutlaka bir sanat merkezi olacak''dedi.

Günay, geleneksel sinema salonlarının biraz geride kalmaya başladığını belirterek, sözlerini;

''Bunları da yaşatmanın yollarını bir yandan arıyoruz. Ancak bir yandan da sinema salonları kapatılmıyor. Başka bir konseptte yeni salonlar açılıyor, daha çok koltuk sayısı geliyor Türkiye'de. Bizim kuşağımız istiyor ki bir yandan o nostaljik salonlar da olsun, diğer yandan da alışveriş merkezlerinin 'doldur-boşalt' salonları da eksilmesin, çoğalsın.Dizi oyuncularının çalışma şartlarının iyileştirilmesi, sanatçıların daha iyi koşullarda ve sosyal güvenlik imkanlarıyla çalışması bizim temel meselelerimizden biri. Konunun asıl yetkilisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Sayın Bakan da kırmadı, konuya ilgi gösterdi yakından. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Radyo Televizyon Üst Kurulu, sinema sektörünün temsilcileri, Sosyal Güvenlik Kurumu, biz çalışıyoruz şu anda ve daha şimdiden bazı iyileşme belirtileri de görülmeye başladı'' diyerek tamamladı.

 

Seher Müşfide Aybek
Genel Yayın Yönetmeni
 

Translate Page

 

TourismLifeInTurkey.com'un imtiyaz sahibi   TUYED EGD SKAL   ve   ITO   üyesidir.