ALİ BARUT VE EDA ÖZSOY
Turizm Güncel, Türkiye’nin en köklü turizmcilerinden Ali Barut ile özel bir söyleşi gerçekleştirdi. Barut, turizmin başladığı ilk yıllardan günümüze kadar gelişen olayları bir yatırımcı gözüyle değerlendirdi. İşte Ali Barut ile röportajımızdan satırbaşları….
Bundan 40 yıl önce Antalya’da küçük bir inşaat bürosuyla işe başladım. İlk kazancımla 36 odalı otelimizi borçsuz olarak hizmete açtım.
Bu sırada Antalya’daki büromu kapatıp Side’ye yerleştik.O dönemde yol yoktu, elektrik yoktu, müşteri yoktu. Buna rağmen, yatırımı borçsuz yaptığım için korkmuyordum ve başaracağımı biliyordum. Başarılı olduk ki, bugün bu noktalara geldik.
ALİ BARUT
FIRTINA ÇIKTIĞINDA KİMSE GELEMEZDİ
Tesisimizi ilk açtığımızda Anadolu turları çok revaçtaydı. Biz de Anadolu’dan gelen grupları ağırladık. Özellikle bayramlarda müşterilerimiz çoğalırdı. Fırtına çıktığında ise hiç kimse gelemezdi çünkü yol yoktu ulaşım denizden sağlanıyordu. Sonra Turgut bey 80’li yıllarda telefonu getirdi. İstanbul’a telefon etmek istediğimizde santrale ‘yıldırım bağla ki acele konuşalım’ derdik… Alacaklarımızı takipte bile zorluk çekerdik hiç kimse peşin para ödemezdi. Tatili yapıp geri döndükten sonra bankaya parayı yatırırdı.
ODA FİYATLARI YÜKSEK DEĞİLDİ AMA KAZANÇ VARDI
O dönemde oda fiyatları yüksek değildi ama kazanç vardı. Herşey ucuzdu. Mark üzerinden pazarlama yapıyorduk ve çok kazanıyorduk. Şimdi ise özellikle son 5 yıldır döviz aynı yerde kaldığı için eski kazançlar gerçekleşmiyor.
İLK OTELİMİZİ 2 MİLYON 400 BİN LİRAYA TAMAMLAMIŞTIK
İlk otelimizi 2 milyon 400 bin liraya mal ettik. Demek ki, o zamanlar paranın çok iyi satın alma gücü vardı… Demir, çimento ucuzdu… Ama bu yörede hiç kimsede öyle bir para yoktu ben tüm kazancımı iyi bir işe yatırdım.
Oğullarım da bu sektörün içinde büyüdüler. Önce Haydar işlere el attı. Sonra Ahmet ve Levent işlere girdi. Hepsi sırayla resepsiyonlarda çalıştılar, stajlarını otellerimizde yaptılar. Şimdi ise biz dört kişilik bir timiz, hepimiz işin içindeyiz.Örneğin ben çevreciyim, bütün otellerin bahçe düzenlemesini ben yapıyorum, bütün fitness’ları ve spa’ları ben kurdum. İşletmeleriyle de ben ilgileniyorum…
BİZDEN KİMSE AYRILMAZ, ÇÜNKÜ BİZİMLE ÇALIŞMAK PRESTİJDİR
Barut otellerinde çalışanların en büyük özelliği istikrardır. Bizden hiç kimse ayrılmaz. Hiçbir çalışanını, mağdur etmedik. Tüm çalışanlarımızın gelecekleri garanti altındadır. Maaşları ödenir. Söylemek ayıp olmasın ama bizimle çalışmak bir prestijdir. Onlarla dünya skalasına giriyoruz, onların sıcak çalışmasıyla müşteriye, misafire hitap ediyoruz.
BİZ BİLE ESKİSİ GİBİ KAZANAMIYORUZ
Turizm sektörüne en fazla destek, rahmetli Turgut Özal döneminde sağlanmıştır. Turgut Özal döneminde teşvikler başlamıştır. Turgut Özal ‘bir gün gelecek turizm geliri 10 milyar dolara çıkacak’ dediği zaman, bu adam deli diyorlardı. Yani Özal’ın çok büyük katkıları olmuştur Türk turizmine…
Bu hükümet döneminde Allah için kazanmıyoruz ama turizme sıcak bakıyor. Engel koymuyor. Sorgun ormanlarındaki iki glof alanlarını bu hükümet planladı, artı Belek’te 4 ayrı sahaya golf için izin verdi.
Boş kalan otel sahalarını da bu hükümet yaptı. Yani zorluk çekmedik.
Ancak son yıllarda malesef döviz nedeniyle bir duraklama dönemine girildi. Ciro var ancak kar yok. Yöreye göre en iyi fiyatla pazarladığımız halde, biz bile eskisi gibi kazanmıyoruz. Diğerleri ne yapıyor, bilemem.
Size şöyle örnek vereyim. Cennet’in karıyla Side’ye güzel bir okul yaptım, kendime bir tekne inşa ettim. İstanbul’da ev aldım, şimdi artık bunları yapamam.
NEDEN BELEK’E YATIRIM YAPMADIM?
O dönemde Belek’e niye yatırım yapmadım? Side’ye öyle yatırımlar yaptık ki, Belek’eyatırım yapacak nefesimiz kalmadı. Üst üste otel yatırımları geldi. Onları yaparken Belek yavaşça kendinden vazgeçirdi. Biz 8 ya da 10 sene farkla buraya başladık. Buraya veya başka bir yere gidecek zamanımız olmadı. Bu yöredeki yatırım bize keyif veriyor.

SEKTÖRDE GERÇEKLEŞTİREMEDİĞİM TEK HAYALİM: GOLF
Turizm sektöründe gerçekleştiremediğim tek hayalim golftür. Zamanında Side’de bir orman arazisi aldık ancak orman içinde olduğu için Danıştay iptal etti. Keşke, Side de Belek gibi golf turizmine açık olsaydı…
Bu kadar yatak kapasitesi var ancak golf sahası az. Bu Antalya’nın büyük bir ayıbıdır.
Şimdi Manavgat’ta bir yer var. Olursa, yeni hedefim orası. Urban Ovası diye bir yer var. 4 bin dönümlük bir arazi satın aldım. Yani golften vazgeçmiş değilim.
YENİ YATIRIM İÇİN EN UYGUN BÖLGELER…
Turizm yatırımları için merkez Antalya, buna Alanya ve Kemer de dahil, Bodrum ve Marmaris de güzel alanlar. Mersin bölgesinde bir hareketlilik var. Buraya golf sahaları da yapılıyor. Mersin, güzel bir yer olacak ve bütün Ortadoğu’yu çekecek.
ŞİMDİ YATIRIMA BAŞLASAYDIM, BELEK’İ SEÇERDİM
Şimdi turizm yatırımına başlasaydım, varlıklı bir Barut olarak ne yapacağım diye düşünürken golfü seçebilirdim. Belek’i tercih ederdim heralde… Gerçi şu anda Belek öyle bir yer oldu ki, yer kalmadı. Eskiden bakir bir yerdi. Şimdi yatırım yapmak zor tabii… Burası tanınmış bir bölge, müşterisi hazır. Başka bir bölgede yapmak ise riskli.
GEREKSİZ HIRS VE ÇOK ÇALIŞMAK BAŞARIYI GETİRMEZ
Hiç pişmanlık duydum mu? Hayır, iyi ki buradayım ve iyi ki burada başarılıyım. Hiçbir zaman klasik bir işadamı olmadım. Ofiste 5 saat çalışarak, telefonla konuşan ve oturan bir işadamlığı yapmadım. Hobilerimi de ihmal etmeden işlerimi yönettim. Hırslı bir işadamı olmadım ama bakın gördüğünüz gibi başarılıyım. Evet bu konuda sanıyorum şans da bana yardım etti. Turizm yatırımcılarına son tavsiyem şudur. Gereksiz hırs ve ona bağlı olarak çok çalışmak hiçbir zaman işe yaramaz. Önce kendinizi mutlu edin, planlı programlı çalışın, başarı zaten arkasından gelecektir...

ALİ BARUT VE SEHER AYBEK VEDALAŞIRKEN
BARUT 40'INCI YILINDA www.tourismlifeinturkey.com NİCE 40 YILLARA DİYOR VE BU GÜZEL ROPÖRTAJI HAZIRLAYANLARA TEŞEKKÜRLERİNİ BİLDİRİYOR...