|
AĞAÇLARINI KORUYARAK AÇILMIŞ DOĞAL YAŞAM ALANLI , HAYAL KANAL* KORİNT*
Pire Limanından ayrılalı 3 saat olmuştu ki ,birden Ocean Majesty de herkes ayaklandı…Pür telaş hem kokteyl hazırlığı hem geçişte güvertelerde yer kapma telaşı…Koca gemi sanki birimize yetmeyecekmiş gibi kim en güzel seyir köşesini bulacak ve kapacak koşuşması…Nihayet herkes bir yer bulup kondu…
Ben ise sürekli yer değiştirerek her pozisyonu yakalamaya çalıştım…
Arada arkadaşlarımın getirdiği içecekler olmasa su bile içmeye 2 saat boyunca vakit bulamayacaktım…
Uzaklardan Korint kanalı görünmüştü…Ege Denizi ‘nin Saronik körfezinden Adriyatik Denizinin Korint Körfezine geçecektik..
Mora Yarım Ada’sını güneyimizde bırakıp,etrafını dolaşmayacaktık.400 km.yi aşmayacaktık .Çok iyi ve kullanışlı bir yapım…
Ayni zamanda doğal güzellikleri hep yanında taşımış, tek ağaç kesilmemiş çevresinde hiç gökdelen yok…
Kanal 1881 -1889 yılları arasında inşa edilmiş, sanki Atatürk ile yaşıt gibi…Zamanın çok büyük teknik başarısı olarak sayılıyor…Çünkü binlerce taş işçisi yıllarca kazarak inşa etmiş…6.3 km. uzunluğundaymış.Karşılıklı duvarları 21-24 mt. aralıktaymış.Kanaldaki su yüksekliği 8 mt. Duvarları ise 52 mt. Yükseklikteymiş…
Her iki taraf girişinde motor gücüyle suya batan köprülerle geçit vermekteymiş.Eni dar olduğu için de ancak küçük tonajlı gemiler örneğin,
bizim seyahat ettiğimiz Apex Tour’un Ocean Majesty gemisi gibi bir iki tane daha geçebilen gemi varmış…
Günde 30 gemi kanaldan geçiyor muş yılda da ortalama 11 bin doğrudan geçit sağlanıyormuş…
Daha varmadan edindiğim bu bilgiler bana,daha bilinçli izleme olanağı verdi…
Nihayet Corinth Canal’ı tüm ihtişamıyla göründü…Güvertelerin hepsinde hafif bir müzik sesi ve ikramlarla kanala yaklaştığımızda heyecan son haddini bulmuştu...
o kadar görkemli görünüyordu ki…hangi taraftan görüntü alacağımı şaşırdım…
Benim güvercin uçuşlarım başlamıştı…Hiç kimseyi gözüm görmüyordu…hatta dönüşte tekrar geçeceğimizi söyledikleri halde belki karanlık olur çekemem diye olanca gücümü kullanarak size sunacağım bir çok harika görüntü elde ettim…
Dikkat ettiğim ve taktir ettiğim en önemli husus yeşile hiç dokunulmamıştı…
Bizim de bir hayal kanalımız olacak inşallah, ama Sn. Başbakan'ımıza selam ve saygılarım olsun ! çevresinde tek ağaç kesilmesin ve gökdelenler yapılmasın…Her geçen, Türkiye Çevreci ,ormana saygılı desin…
Yavaş yavaş kanalın girişine geldik motorlar yavaşladı ,aheste beste kanalı süzüle süzele geçmeye başladık.Kaptanımız ,gemimizi,değdi değecek o kadar büyük bir ustalıkla yönetiyordu ki gemimizin kanaldaki süzülüşü,ince bir dansözün kıvrılarak raks edişine benziyordu…
Biraz daha ilerleyince yukarıda üç tane köprünün olduğunu fark ettik ve insanlar geçen gemimizi seyre gelmişlerdi, bizi ellerini sallayarak selamladılar…daha sonra çıkışta da suya batan kapak köprülerin üstünde de bir çok izleyici vardı…Kendimi bir an büyük bir kanyonda su üstünde kayar hissettim…
Geçiş tamamlanıp herkes yerini bulunca akşam neşe içinde yemeğe geçildi…Lüks bir Balo salonunu andıran restoranında keyifle yemekler yenildi.
Sonrasında Cristina nın hazırladığı show programı izlendi eğlenceli bir gecenin daha sonuna gelindiğinde herkes bir ertesi sabah varacağımız Korfu limanı’nı hayal ederek uykuya daldı…
|