Web Toolbar by Wibiya
 

BATHONEA KAZISINDA TARİHE YOLCULUK SÜRÜYOR 08.07.2011
Kalesi, Su Yapıları, Sütunlu binaları, Antik Limanları ve Tarihi Yollarıyla İstanbulun bilinmeyen tarihini aydınlatıyor.

 

BATHONEA KAZISINDA TARİHE YOLCULUK SÜRÜYOR

Küçükçekmece Göl Havzası/ Bathonea Kazı ve Araştırmaları, Kalesi, Su Yapıları, Sütunlu binaları, Antik Limanları ve Tarihi Yollarıyla İstanbul’un bilinmeyen tarihini aydınlatıyor.  

Küçükçekmece Gölü kıyıları ve havzasında yürütülen Küçükçekmece Göl Havzası/Bathonea  Kazılarında arkeoloji dünyasında ilgiyle karşılanan ve İstanbul’un tarihinde yeni bir sayfa açacak yapı kalıntılarına ulaşıldı.

 
5 Mayıs’ta başlayan  2011 kazı sezonunda ( oval) biçiminde bir su yapısı bulundu. Şimdiye kadar 60 metresi ortaya çıkarılan yapının uzunluğunun 100 metreyi  geçeceği düşünülüyor. Altı metre derinliğinde, 2.60 m. duvar kalınlığı olan 19 metre enindeki  yapının tamamı damgalı tuğlalarla örülmüş. Kalın bir sıva tabakasıyla sıvanmış havuz biçimli yapının duvarındaki künklerle  farklı bir  mimari  özellik gösteren yapının temelinden hala kaynak suyu çıkıyor. İstanbul’un Su Yapıları tarihine önemli bir katkı sağlayacak yapıda damgalı amfora kulpları, İmparator Konstantin  dönemi yazıtlı tuğla parçaları, unguanterium’lar  (Kültür tarihi içinde koku kabı olarak kullanılan, ölü hediye objeleri) , gümüş başlı tunç gövdeli bir kırbaç sapı, da ortaya çıkarıldı.
 
 
Su yapısı yakınlarında bir bölümü toprak altında kalmış, “Kale”  görünümündeki Geç Roma dönemine tarihlenen yapı ise 2011 kazı sezonunun heyecan uyandıran bir başka kalıntısı. “Kale”, 12 metre yüksekliğinde,  50 metre uzunluğunda, 1.5 metre kalınlığındaki duvarlarıyla dönemi için önemli bir yapı olduğu izlenimini veriyor. Çevresinde açılan sondajlarla mermer tabanlı olduğu anlaşılan yapının bir bölümünde de mozaik bir taban bulundu. Yapının M.S. 4-5 yüzyıllar arasında inşa edildiği ve değişik imparatorlar tarafından zaman zaman onarılarak kullanıldığı düşünülüyor.
 
 

Göl kıyısına yakın 10X10 ebatlarındaki bir başka açmada ise sütunlu bir yapının bölümleri ortaya çıkarılıyor. Buradan çıkan 4-6 yüzyıllar arasına tarihlenen damgalı tuğlalar ve seramikler, yapının bir Geç Roma yapısı olduğunu  gösteriyor. İçinde göle doğru uzandığı düşünülen bir su kanalı da bulunan yapıdaki çalışmalar devam ettikçe ne amaçla yapıldığı da anlaşılacak.

2011 sezonunun ilginç verilerinden birine de 2010 yılındaki kazılarda ortaya çıkarılan apsisli yapının üst seviyelerinde rastlanılan çok sayıda iskeletin yer aldığı bir mezarlık bulundu.

 
 
800 bin yıllık yaşam alanı

Kocaeli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü, Prehistorya Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Şengül Aydıngün başkanlığında Kocaeli, İstanbul, Doğu Akdeniz üniversiteleri ile yabancı üniversitelerden bilim insanlarının katılımıyla süren Küçükçekmece Göl Havzası/Bathonea Kazıları, 2007 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan alınan yüzey araştırması izniyle başladı.

 
Yarımburgaz Mağarası’ndaki verilerden hareketle 800 bin yıldır insanların yaşadığı öngörülen Küçükçekmece Göl Havzası’ndaki yüzey araştırmalarında ilk tarımsal faaliyetlerin yapıldığını gösteren naviform
biçimli taş aletler, Neolitik seramikler, Helenistik dönem amfora parçaları, göl kıyısı boyunca uzanan duvar kalıntıları, Roma dönemi sütun başlıkları ile Roma döneminden kalma pek çok eser bulundu.

2008 yılında bölgedeki cangıla dönüşen bitki toplulukları ve çalılar temizlendiğinde göl kıyısında biri büyük, diğeri daha küçük iki antik limana rastlandı. Kıyı boyunca uzanan düzgün kesimli taş blokların, önemli bir ticaret ağına sahip bir limana ait duvarlar olduğu belirlendi. Duvarların iki kilometreyi geçen uzunlukta olduğu ortaya çıktı.

Kıyı ve göl içinde yan taramalı sonarla yapılan aramalarda gemi çapalarına ait görüntüler tespit edildi. Göl çevresinde yer alan duvar sıralarının bir rıhtım yapısına ait olduğu düşünülüyor. Bulunan diğer iskele yapıları ve bağlantılı yol sistemi ise  bölgede askeri ve ticari limanlara sahip olduğu olasılığını güçlendiriyor. Ayrıca göl içinde antik bir fenere ait olabilecek bir yapı kalıntısı da belirlendi. Böylece ‘Küçükçekmece çevresinde yıllardır anlatılan  “Gölün içinde cami var” efsanesi de yıkıldı.

 
 
Antik yolun Via Egnetia bağlantısı araştırılıyor

Bu çalışmaların ardından Kültür ve Turizm Bakanı Sn. Ertuğrul Günay’ın destekleriyle 2009’da Bakanlar Kurulu kararıyla kazı izni alındı. Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci de kazıya destek verdi. İlk kazma basın toplantısıyla vuruldu.

İlk kazı sezonunda 15 günlük bir  temizlik ve yüzey taraması ve küçük sondajlar açılarak gelecek yılların çalışmaları hakkında ön hazırlık yapıldı. 2010 yılında göl kıyısında Küçük Liman ve çevresinde 5 adet sondaj açıldı. Kıyı boyunca devam eden teras duvarları tespit edildi. Küçük Liman, iskele ve rıhtım etrafında yoğunlaşan kazılarda kuzeye doğru 100 metrelik kazı alanında antik bir yol ortaya çıkarıldı. Kazının 2010 yılı çalışmalarında limana kadar inen antik yolun, ana bir yoldan yan yollara planlı bir şekilde dağıldığı, kavşak oluşturacak biçimde meydanlara bağlandığı tespit edildi. Bu yolun İstanbul’dan başlayıp Roma’ya uzanan  M.S. 4-5’inci yüzyıllara tarihlenen Via Egnetia isimli yolla bağlantısı da araştırılıyor.  

 
İskeletler lazerle inceleniyor

2010’da Küçük Limanın kuzey doğusunda Hellenistik yapı tekniği izleri taşıyan, sonradan Bizans döneminde dini bir yapıya dönüştürülmüş apsisli bir yapının temellerine rastlanıldı. Yapının duvarları altında birbirine sarılmış durumda, MS. 1034-1041 tarihleri arasında yaşanan ve deprem uzmanları tarafından 8 şiddetinde tarihsel bir depremle öldüğü düşünülen üç kişilik bir iskelet gurubuna rastlandı.  Üç iskeletin kemik yapıları halen Kocaeli Üniversitesi’ndeki bilim adamlarınca inceleniyor. Prof. Dr. Arif Demir ekibince lazerle yapılan inceleme ve temizlik çalışmaları devam ediyor. 

 
AKB Ajansı’nın katkısı da büyük

2010 yılında Kültür ve Turizm bakanlığı, Avcılar ve Küçükçekmece Belediyelerinin yanı sıra Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’da kazıya destek verdi. Ajansın katkısıyla kazı çalışmaları 2011’de daha da hızlandı ve genişledi.

2011’de apsisli yapının hemen yanındaki alanda çok sayıda iskelete rastlandı. Kocaeli Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim üyelerinden Prof.Dr. Ümit Biçer başkanlığında kazı çalışması süren iskeletler dikkatle açılıyor. Çalışmalarla kemiklerin DNA yapısını çözmek, iskeletlerin cinsiyeti, ölüm nedenleri, hatta ölmeden önce ne yediklerini bilmek dahi mümkün olabilecek. Bu çalışmalar sonuçlandığında da ulaşılan bilgiler kamuoyuyla da paylaşılacak.

Sikkeler, buluntular dönemleri anlatıyor

Alanda, İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa H. Sayar tarafından okunan ve MS. 1-2 yüzyıllara tarihlenen Roma dönemine ait yazıtlı ve kabartmalı bir mezar steli, Prof. Dr. Oğuz Tekin tarafından değerlendirmesi yapılan İmparator Justinyanus’tan itibaren başlayan değişik imparatorlar döneminde bastırılmış sikkeler bulundu.  Osmanlı dönemlerine tarihlenen en önemli sikke ise üzerinde “Kayı boyu” sembolü taşıyan nadir bir II. Murad sikkesi oldu. Ayrıca çeşitli dönemlere tarihlenen seramik çanak ve amfora parçaları, gözyaşı ve parfüm şişeleri, kandiller de alandan çıkan eserler arasında.

Rakamlarla Bathonea

Kazıyı halen Kocaeli Üniversitesi adına Yrd. Doç. Dr. Şengül Aydıngün’ün başkanlığında, İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Prehistorya  Ana Bilim Dalı öğretim görevlisi Dr. Emre Güldoğan’ın başkan yardımcılığında, KKTC Doğu Akdeniz Üniversitesi Sualtı Görüntüleme ve Araştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Doktorant Hakan Öniz, Lahey, Viyana Bilimler Akademisi, Madrid Autonoma Üniversiteleri ile Türk Üniversitelerinden pek çok bilim dalından uzmanlar yürütüyor.

2009 yılından itibaren değişik üniversitelerden 71 bilim insanı  (bir kısmı kazı alanında, bir kısmı kazı evinde, bir kısmı üniversitelerin laboratuarlarında) hizmet veriyor. 25 öğrenci, 40 işçi de kazı alanında calışıyor.

Şimdiye kadar 2000 m2  alan kazıldı. 7 kazı açması yapıldı. Bir de antik yol ve meydan temizliği gerçekleştirildi.

Kazı, uluslararası  arkeoloji dünyasında da dikkatle izleniyor.  Amerikan Arkeoloji Enstitüsü resmi yayını “Archaeology” Dergisi, 2009 yılının en önemli arkeolojik keşifleri listesinde Bathonea’yı ilk on beş içinde gösterdi. Dergide 2009 yılında Türkiye’den sadece Bathonoea kazısı yer aldı. Bunun yanında İngiliz “Heritage Key” adlı Kültürel Miras Kurumu da  ve Independent de 2009 yılının dünyanın dördüncü büyük keşfi olarak gösterdi.

Biyografi

Yrd. Doç. Dr. Şengül Aydıngün

Hacettepe Üniversitesi’nde Arkeoloji ve Sanat Tarihi Eğitimi aldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünde uzun süre Şef, Müze Araştırmacısı ve Arkeolog Uzman olarak görev yaptı. 

İstanbul Arkeoloji ve Ayasofya, Büyük Saray Mozaikleri Müzelerinde küratörlük yaptı. Doktora çalışmasını tamamlamak üzere yurt dışına gitmek için Bakanlıktaki görevinden 22 yıl çalıştıktan sonra 2001 yılında ayrıldı. Bakanlık çalışmaları sırasında pek çok kazıya hem Bakanlık Temsilcisi hem de Bilim Heyeti üyesi olarak katıldı. 

Fransa Louvre Müzesi ve ABD Metropolitan, Los Angeles Paul Getty, Los Angeles County Museum Of Art,  gibi dünyanın sayılı pek çok müzesinde yaptığı incelemeler ve burslu çalışmalarla 2003 yılında doktorasını tamamladı. 

Kocaeli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Kurucu üyesi olarak 2004 yılında akademik hayata başladı. Aydıngün, halen Bölüm Başkan Yardımcılığı ve Prehistorya Ana Bilim Dalı başkanlığını yürütüyor.

Aydıngün, 2001 yılından beri National Geographic Türkiye’nin arkeoloji danışmanlığı yanında editörlük ve yazarlığını da yürütmektedir. Türkiye ve Dünya Müzeleriyle ilgili çeşitli dergilerde köşe yazılarıyla tanınmaktadır. Arkeoloji alanında 2 kitabı ve uluslararası indexlere giren makalelerinin yanında 300 civarında arkeoloji ve müze konulu yazısı yayınlanmıştır. Pek çok uluslararası Kongre ve sempozyumda bilim heyeti üyeliği ve düzenleyici olarak görev yapmıştır. 2007 yılı Tübitak Bilim Teşvik ödülü ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Hizmet Ödüllü (2001) ve Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Ödülü (2010), Kalamış Rotary Kulübü Yılın Bilim İnsanı (2011) ödüllerine sahiptir.

2008 yılında 103 ülkede gösterime giren National Geographic TV Belgeseli “Marmaray’ı Kurtarmak” adlı belgeselin Bilimsel Danışmanlığını üstlenmiştir. Ayrıca Türk Müzeciliğinin Önemli ismi “Osman Hamdi Bey” adlı belgeseli hazırlamıştır. TRT’ ye de üç adet Belgesel Danışmanlığı yapmıştır.

Kültür ve Turizm Bakanlığının izin ve denetimleriyle İTA (İstanbul Tarih Öncesi Çağlar Yüzey Araştırmaları) ve Küçükçekmece Göl Havzası (Bathonea) Kazıları projelerinin başkanlığını yürütmektedir.

 Yazı ve fotoğraflar : Aynur GÜRSOY (Bothonea kazısı basın Danışmanı)

 

 

 

 

Seher Müşfide Aybek
Genel Yayın Yönetmeni
 

Translate Page

 

TourismLifeInTurkey.com'un imtiyaz sahibi   TUYED EGD SKAL   ve   ITO   üyesidir.