| KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY, SİDE BELDESİNDEKİ APOLLON TAPINAĞI’NDA İNCELEMELERDE BULUNDU |
22.09.2011 |
|
|
|
| Günay: Kültür turizminde rakiplerimiz Tunus, Mısır değil, İspanya ve İtalya |
|
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY, SİDE BELDESİNDEKİ APOLLON TAPINAĞI’NDA İNCELEMELERDE BULUNDU
Günay: Kültür turizminde rakiplerimiz Tunus, Mısır değil, İspanya ve İtalya
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Antalya'nın Manavgat ilçesine bağlı Side beldesindeki Apollon Tapınağı'nda incelemelerde bulundu. Bakan Ertuğrul Günay, Side Belediye Başkanı Abdulkadir Uçar ve turizmcilerle birlikte Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından koruma çalışması yapılan Athena ve Apollon Tapınağı'nda incelemelerde bulundu. Apollon Tapınağı önünde basın mensuplarının sorularını cevaplayan Günay, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü'nün kazı çalışması yaptığı Side Kazı Evi'ni de ziyaret etti. İnceleme sırasında, yürütülen koruma çalışması hakkında Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ve Side Kazı Başkanı Doç.Dr. Hüseyin Alanyalı ve Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Feriştah Alanyalı'dan bilgi alan Günay, Apollon Tapınağı'nın düzenlenmiş ören yeri haline getirileceğini, ziyaret güzergahı belirlenerek gişe konulacağını, buradan elde edilen gelirin Side Belediyesi tarafından aynı bölge için kullanılacağını kaydetti.
Side tarihinin gün yüzüne çıkması için yürütülen kazı çalışmalarında Anadolu Üniversitesi'ne her türlü desteği vereceklerini belirten Günay, yapılan kazı ve tarihi eserleri koruma çalışmalarını başka turizm yörelerine örnek gösterdiklerini, kültür turizminde rakiplerinin Tunus, Mısır değil, İspanya ve İtalya olduğunu ifade etti.
Günay, "Tarihi eserlerin yeniden ayağa kaldırılmasında Helenistik, Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı dönemi ayrımı yapmıyoruz. Kültürel varlıklarımızın korunmasını ve ayağa kaldırılmasını bir bütün olarak görüyoruz. Side Antik Kent bu bakımdan çok zengin arkeolojik zenginliğe sahip. Kazı çalışmaları ile bundan sonra Side'nin ismi Side Antik Tiyatrosu ile anılmayacak. Bunun yanı sıra Roma dönemi Anıtsal Çeşme, Tüke Tapınağı, Athena Tapınağı, tapınaklar bölgesi, Side Müzesi, agora ve Tüke Tapınağı ve tapınaklar bölgesinin yeniden ayağa kaldırılması ile bambaşka bir görünüme bürünecek" şeklinde konuştu.
Bu sene Türkiye'ye gelen turist sayısının yüzde 10'luk artışla 30 milyonu geçmesini beklediklerini belirten Günay, turizmde deniz, kum, güneş turizmi yanı sıra kültür, tarih, sanat ve arkeoloji turizmine de özel önem verdiklerini kaydetti.
Yassıada ve Sivriada Müze Oluyor
Bir gazetecinin eski Başbakanlardan Adnan Menderes'in idam edilişinin 50. yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, Yassıada'nın müze haline getirilmesi projesinde hangi aşamada olunduğunu sorması üzerine Bakan Günay, 27 Mayıs 1960 askeri darbesi sonrası idam edilen merhum Başvekil Adnan Menderes ve dönemin Bakanları Fatin Rüşdü Zorlu ve Hasan Polatkan'ı rahmet ve minnetle andığını söyledi. Günay, Başvekil Adnan Menderes ile dönemin Bakanlarından Fatih Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın idam edilmesinin Türk demokrasisi adına utanç verici olduğunu kaydetti.
Menderes ve 2 Bakanın idam edilmelerinin 50'nci yıl dönümünde Aydın Menderes’e, Zorlu ve Polatkan ailesine başsağlığı dilediğini belirten Günay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üç defa seçimle işbaşına gelmiş bir Başbakan ve 2 Bakanın asker içinde oluşan cunta tarafından asılması Türk demokrasi tarihinde kara bir lekedir. En ayıplı bir sahifedir. Keşke 1923 yılında sarsılmaz yıkılmaz bir irade ile kurulan Cumhuriyetimizde demokrasi hiç kesintiye uğramasaydı. Keşke bu tür acılı olayları yaşamasaydık. 27 Mayıs ve 12 Eylül askeri darbeleri ile aynı zamanda Cumhuriyetle yönetime de ara verildi. Cumhuriyet yönetimde seçim halkın iradesi ile gerçekleşir. İki darbede de ordu içinde oluşan bir cunta, demokrasiyi rafa kaldırarak kendilerini makama layık gördü. Şükür ki, 21'nci yüzyılda hem bizim hem de dünyanın hiç bir ülkesinde böyle acılar yaşanmayacak"
Yaşanan acı olaylardan ders çıkarılması ve böyle acıların bir daha yaşanmaması için Yassıada ve Sivriada'yı müze yapma projelerinin bulunduğunu belirten Günay, bölgenin bir ot türü tehdidi altında olduğunu temizleme çalışmasından sonra projelerini hayata geçireceklerini söyledi. Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet, Metin Toker, Bülent Ecevit ve yazarların yattığı Ulucanlar Cezaevi'ni müze yaptıklarını belirten Günay, Diyarbakır Cezaevi'nin halen kullanıldığını, yerin Adalet Bakanlığı'ndan kendi Bakanlıklarına geçmesi halinde '12 Eylül Sıkıyönetim Savcılığı'nın Alanı'nı müze yapacaklarını kaydetti. Günay, "Tarihimizde yaşanan acıların unutulmaması için bu yerleri müze yapıyoruz. Müze yapıyoruz ki, geçmişten ders çıkaralım. İbret alalım. İbret olsun ve aklımızdan çıkmasın. Böylece tarihimizde kara leke olan acılı olaylarda yüzleşme cesaretini gösterelim" diye konuştu. |
|
| Seher Müşfide Aybek |
| Genel Yayın Yönetmeni |
|
|
|
|
|
|
|
Kategorileri görmek için lütfen buraya tiklayiniz...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|