| DÜNYA SAĞLIK TURİZMİ TEMSİLCİLERİ ,4. ULUSLAR ARASI SAĞLIK TURİZMİ KONGRESİNDE İSTANBULDA BULUŞTU |
30.10.2011 |
|
|
|
| Dünyadan ve Türkiyeden başta Sağlık Turizmi Sektörünün önemli temsilcileri olmak üzere, hükümet temsilcileri, Sağlık Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı üst düzey bürokratlarının geniş katılımıyla gerçekleşti.
|
|
|
DÜNYA SAĞLIK TURİZMİ TEMSİLCİLERİ ,4. ULUSLAR ARASI SAĞLIK TURİZMİ KONGRESİ’NDE İSTANBUL’DA BULUŞTU
Dünyadan ve Türkiye’den başta Sağlık Turizmi Sektörünün önemli temsilcileri olmak üzere, hükümet temsilcileri, Sağlık Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı üst düzey bürokratlarının geniş katılımıyla gerçekleşti.
Sağlık Turizmi Kongresi,
Türkiye’nin büyük potansiyelinin sektörde yatırım yapan kuruluşlara yeni fırsatlar oluşturması için etkin bir zemin oldu.
Komşu ülkeler, Ortadoğu, Ortaasya, Balkanlar, Avrupa, Kuzey Afrika ülkelerinden ve ABD’den gelen konuklarla iş bağlantıları yapma fırsatı sundu.
Türk yatırımcı ve işadamlarının Hükümet temsilcileri ve bürokratlarla sektörün gelişmesi için birebir temasa geçme imkanı sağlandı.
Özellikle tıp turizmi alanında faaliyet gösteren hastaneler için yeni iş bağlantılarına kapı açtı.
Sağlık Turizmi Sektörünün nabzının tutulduğu, 4. Uluslararası Sağlık Turizmi Kongresi’ne tüm sağlık ve turizm sektörü temsilcileri, yöneticileri ve çalışanları katıldı
KONGRE ONURSAL BAŞKANLARI
Prof. Dr. Recep AKDAĞ / Sağlık Bakanı
Ertuğrul GÜNAY / Kültür ve Turizm Bakanı
Kamil YÜCEORAL
Uluslararası Sağlık Turizmi Kongresi'nin dördüncüsü Holiday Inn İstanbul Airport Otel'de yapıldı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'na denk gelen kongrenin açılış konuşmasını yapan Sağlık Turizmi Derneği Başkanı Kamil Yüceoral, Türkiye'nin sağlık turiminde önemli bir noktaya ulaştığını söyledi.
Sağlık turizmi *ihracat* kategorisine alınmalı diyerek başladığı konuşmasında Derneğin kuruluşundan bu yana sağlık turizmi alanında önemli işler başardıklarının altını çizdi.Yüceoral konuşmasını sürdürerek şunları söyledi; ‘’Düzenlediğimiz kongreye dünyanın değişik ülkelerinden 100'ün üzerinde yabancı konuk katılırken, yurt içinden de ciddi bir katılım gerçekleşti. Sağlık turizmi konusunda çalışmalarımızı yürütürken dünyadaki örnekleri inceliyor, bölgesel işbirliklerini geliştirmeye çalışıyoruz. Sağlık turizminde Türkiye'nin ulaşmış olduğu noktada kuşkusuz özel sağlık kurumlarının büyük payı var. Onlar bir nevi bu işin lokomotifi görevini görüyorlar.
Ülkede sağlık turizminin gelişmesinde kuşkusuz Sağlık Bakanlığı'nın gerçekleştirdiği yasal alt yapı düzenlemelerinin büyük payı var. Yaptığı çalışmalarla Bakanlık, sağlık turizmi bayrağını daha da yukarı taşıdı. Buna ek olarak, Bakan Çağlayan'ın da belirttiği gibi, sağlık turizminin ihracat kategorisine alınmasının sağlık turizmi açısından son derece önemli bir adım olabilir.
Dünyada sağlık harcamaları ülkeler üzerinde ciddi bir maliyet oluşturuyor. Bu yüzde ülkelerin ileriki dönemde sigara içmeyi yasaklaması ve önleyici sağlık tedbirlerine ağırlık vermeleri olası. Öte taraftan sigara içmeye devam edenlerin sağlık güvencesi kapsamından çıkarılması da gerçekleşebilecek ihtimaller gibi görünüyor.’’
Cumhur Güven TAŞBAŞI
İstanbul'da düzenlenen 4.Sağlık Turizmi Kongresi'nde sağlık turizmi temsilcileriyle bir araya gelen Tanıtma Genel Müdürü Cumhur Güven Taşbaşı, önemli mesajlar verdi.
‘’Sağlık turizminde amatör kalınırsa sorun yaşarız’’sözleriyle başladığı konuşmasını Sağlık turizmine büyük önem verdiklerini belirterek sürdürdü. Taşbaşı, ancak bu konuda çok ciddi bir algılama sorunu olduğunu anlattı.
Cumhur Güven TAŞBAŞI
T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü
Taşbaşı şunları söyledi;
"Sağlık turizmi ülkemizde yalnız medikal turizm olarak algılanmamalı. Sağlık turizmi denildiği zaman medikal turizm, termal turizm, spa welness olarak üçe ayırmak lazım. Türkiye’de son yıllarda çok ciddi termal turizm yatırımları yapıldı. Bu üç çeşidin de çok iyi pazarlanması gerekir. Bu işin seyahat acenteleri ve tur operatörleri vasıtasıyla yapılması gerekir.
Bunu yapamazsak, yanlış kişiler, yanlış yerlerde yanlış tedaviler yapabilir. Bu da Türkiye’nin sağlık turizmi açısından ciddi problemler yaşamasına neden olabilir. Yani amatör kalınırsa, problemler yaşayabiliriz. Bunun için çok iyi organize olmamız lazım. Bu organizasyonun tüm kuruluşlarca yapılması gerekiyor. Buna göre yapılacak organizasyon da iyi takip edilmeli. Artık bazı sigorta şirketleri, Türkiye ile ilgili özel paketler yapmaya başladı. Dünyadaki sigorta şirketlerini iyi tanıyıp, onlara göre bir hizmetin arz edilmesi gerekiyor.
Türkiye turizmde ciddi atılımlar gerçekleştirdi. Bu yıl 31 milyon turisti geçeceğiz, 22 milyar dolar gelir elde edeceğiz. Bu başarının içerisindeki sağlık turizmi payını artırmayı amaçlıyoruz. Türkiye'ye sağlık turizmi için gelenleri çok iyi ağırlamalıyız. Kimi zaman bir tur otobüsünün takla atması nedeniyle yaşanan yaralanmalar ve ölümler Türki turizmine çok ciddi sıkıntılar yaşatıyor. Benzer bir durumu Türkiye'ye tedavi olmaya gelenler yaşarsa bu olumsuz propaganda aracına dönüşebilir. Ülkenize gelen biri memnun ayrılırsa bu memnuniyetini 10 kişiye, kalmazsa memnuniyetsizliğini 20 kişiye anlatır. Tedaviye gelen insanları çok iyiy ağırlamalıyız. Gelen insanları sigortalı bir şekilde ülkeye getirmeliyiz. Bu konuda bize ve sağlık kuruluşlarına önemli görevler düşüyor."
Muharrem USTA
Medical Park Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Usta, konuşmasına , sağlık turizminde marka olmanın kolay olmadığını söyleyerek başladı.
Türkiye'nin sağlık turizminde yükselen bir değer olduğunu, ancak sağlık turizminde markalaşmanın çok kolay gerçekleşebilecek bir süreç olmadığına dikkat çekti. Usta, "Medical Park olarak Türkiye'de gerçekleşen 800 kemik iliği naklini tek başımıza biz gerçekleştirdik. Kendi başımıza kurum olarak uluslararası sağlık turizmi anlamında önemli bir noktaya ulaştık" dedi.
Türkiye'nin sağlık turizmindeki deneyimini artık yabancı ülkelere ihraç eder duruma geldiğini anlatan Usta, kamu ve özel sektörün işbirliği ile yapılacak çalışmalar neticesinde Türkiye'nin bu alanda daha da ileri bir pozisyona kavuşacağını söyledi.
Reşat BAHAT:
Konuşmasına ‘’düzenlemeler yapılmazsa özel hastaneler hizmet veremez duruma gelecek ‘’sözleriyle başladı.
Kongre'nin açılışındaki bir diğer konuşmacı olan Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Başkanı Reşad Bahat da özel sektörün Türkiye'de 21 bin doktor istihdam eden 2 bin özel sağlık merkezi sayısına ulaştığı belirterek, özel hastanelerin sorunlarına değindi.
Özel hastanelerin İnşaat sektörünün ardından en hızlı büyüyen ikinci sektör olduğunu belirten Bahat, "Özel hastanelere 4 yıldır doktor alamıyoruz. Kamuda doktor açığı olduğu söyleniyor. Öte taraftan yatak ve branş ilavesine ve teknoloji yoğunluklu cihazların alımına izin verilmiyor. Sektörün önünün açılması gerekiyor, aksi takdirde önümüzdeki süreçte özel hastaneler hizmet veremez duruma gelecek" açıklamasını yaptı.
İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Sağlık Turizmi Kongresi'nin "Sağlık Turizmine Genel Bakış ve Sağlık Turizminin Geleceği" başlıklı panelinde ilginç veriler katılımcılarla paylaşıldı. Panelde konuşan "Treatment Abroad" adlı portalın yöneticisi Ketih Pollard, Türkiye'nin sağlık turizminde daha ileri bir noktaya ulaşmak için sektörü iyi inceleyip kendine dersler çıkarması gerektiğini söyledi.
Ketih POLLARD
İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Sağlık Turizmi Kongresi'nin "Sağlık Turizmine Genel Bakış ve Sağlık Turizminin Geleceği" başlıklı panelinde ilginç veriler katılımcılarla paylaşıldı. Panelde konuşan "Treatment Abroad" adlı portalın yöneticisi Ketih Pollard, Türkiye'nin sağlık turizminde daha ileri bir noktaya ulaşmak için sektörü iyi inceleyip kendine dersler çıkarması gerektiğini söyledi.
Sağlık turizmi konusunda lokasyon ve hedef pazarların önemine dikkat çeken Pollard şunları kaydetti:"Sağlık turizminde herkese hizmet veremezsiniz. Öncelikle kendi spesifik alanlarınızı belirleyip hedef pazarlar doğrultusunda bir yapılanmaya gitmeniz gerekiyor. Yani sağlık hizmeti vereceğiniz alanları belirleyip ona göre organize olmalısınız.
Şu anda Amerika'da 11 milyon insan sigorta kapsamında değil. Dolayısıyla sigortasız bu 11 milyon insan sizin potansiyel müşteriniz. Bu noktada da lokasyonun önemi ortaya çıkıyor. İnsanların sağlık turizmi tercihlerinde tek etken lokasyon değil kuşkusuz. Buna ilaveten verilen hizmetin kalitesi ve fiyat da sağlık turistlerinin öncelik verdiği konular arasında.
Sağlık turizmi sektöründe para kazanacak olanlar, en iyi organize olanlar ve en iyi donanıma sahip olanlar para kazanacaktır. Baktığınızda tüm dünyada sağlık turizminin sürekli büyüdüğünü görüyorsunuz. Ancak Türkiye'deki büyüme ortalama büyümenin çok üzerinde."

Dr.Constantin CONSTANTİNİDİES
Sağlık turizminde Türkiye ilk on ülke arasında HealthCare Cybernetics'ten Dr Constantin Constantinidies ise sağlık turizmi için bölgesel işbirliklerine ihtiyaç olduğunu belirterek, şu noktaların altını çizdi;
"Tek başına destinasyonlar, parçalı, verimsiz ve güvenilir değildir. Sağlık turizmi destinasyonları arasıdaki entegrasyon ile beraber o destinasyon artık ismini duyurur, güven kazanır. Hastaneler, entegre tesisler, ürün sağlayıcılar ve diğer unsurlar bir araya gelerek organize olmalılar. Koordinasyon için ise, hükümetin de dahil olduğu, bir komisyon kurulmalı.
Sağlık turizminde Türkiye ilk on ülke arasında olmasına rağmen finalde oynamak istiyorsa şöyle yapmalıdır.Sağlık turizmi destinasyonunuz varsa bununla sağlık turizmi liginde oynayabilirsiniz. Ancak finale oynamak istiyorsanız bundan fazlasına ihtiyacınız var. Rakiplerinizin arasından sıyrılıp çıkabilmelisiniz. İşte bu noktada, butik ve lüks sağlık turizmi seçenekleri üzerinde durmak gerekiyor. Türkiye sağlık turizmi noktasında üst gelir grubunu hedeflemeli. Örneğin, sağlık turistlerine lüks cruise turları düzenlemek bir seçenek olabilir. "

Kamil YÜCEORAL
İkinci kez kürsüye geldiğinde , yaşlıların devlet üzerinde yük olmaya başladığından söz ederken yaptığı açıklamada;
Tıptaki gelişmeler nedeniyle Türkiye'de ve dünyada insan ömrünün 15 yıl uzadığı belirten Sağlık Turizmi Derneği Başkanı Kamil Yüceoral, hızla artan yaşlı nüfusun ülkelerde "bu yaşlılara nasıl bakacağız" kaygısını beraberinde getirdiğini söyledi. Yaşlıların bakımının devletlerin sosyal harcaması içinde ciddi bir yük oluşturmaya başladığını anlattı…
Yüceoral,sözlerine devamla şu noktaların altını çizdi; 3 trilyon Dolar harcama potansiyeli olan 125 milyon yaşlı var…
"Türkiye'de insanlar anne babalarına bakmayı bir yükümlülük olarak görüyor. Ancak değişen şartlar, sosyal ve kültürel etkilerle birlikte günümüzde yalnız ve yaşlı bir kitle ortaya çıktı. Özellikle gelişmiş ülkelerde yaşlı nüfus oranı hızla artıyor. Avrupa Turizm Komisyonu'nun araştırmasına göre, 2050 yılına geldiğimizde, 60 yaş üstü insanlar Almanya'nın en kalabalık yaş grubu olacak. 2023'te 500 milyona ulaşması beklenen Avrupa'daki yaşlı nüfusun yaklaşık yüzde 20'si üst gelir grubuna dahil. Bu da 125 milyonluk bir pazar demektir. Bu kitlenin yıllık harcaması ise 3 trilyon Euro. Böyle bir potansiyelin bir sağlık turizmi destinasyonundaki istihdam, GSMH ve yatırımlara nasıl etki edeceğini konuşmaya dahi gerek yok.
Türkiye'de ileri yaş grubu için yaşam alanlarının oluşturulmasını şiddetle tavsiye ediyoruz. Huzurevi konsepti artık önemini yitirmektedir. ABD'de huzurevi oranları yüzde 7'lere kadar düşmüştür. Artık yaşlıların yaşayabileceği daha nitelikli yaşam merkezleri inşa ediliyor.
Türkiye'de sağlık turizmi istatistikleri tutulamıyor. Sadece hastanelerden aldığımız veriler var elimizde. Ancak biz bu sayının elimizdeki verilerden daha yüksek olduğunu biliyoruz. Örneğin kışın Antalya'daki otelleri dolsuran insanların büyük bir kısmının sağlık turisti. Bir de doktorların artık "evine götürün yatağında ölsün" deyip umudu kestiği hastalar ve yaşlılar için de, hayatlarının son günlerini huzur içinde geçirebilecekleri "Hostice" denilen turizmde de önemli bir potansiyel var. Bu tip turistler, hayatlarının son günlerinde Diyanet İşleri Başkanlığı görevlileri veya diğer dinlerin yetkilileri eşliğinde son günlerini huzur içinde geçirebilirler. Ancak Türkiye bu konuda mesafe alamadı."

Dursun AYDIN
Sağlık Turizmi Koordinatörü Dursun Aydın, bir ülkeye giden sağlık turistine verilen kaliteli sağlık hizmetinin, ülkeye gelen ziyaretçi sayısına ciddi etkilerinin olacağını anlattı. Sağlık turizmi ekseninde verilen sağlık hizmetlerinin yanısıra, bir de turistin sağlığı konusunun olduğunun altını çizen Aydın, "Bir ülkedeki sağlık hizmetlerinde insanların sağlık hizmetlerine ulaşabilme kolaylığı çok önemli.
Türkiye gerek coğrafi konumu, gerek ulaşım kolaylığı ve gerekse sağlık alanında gerçekleştirdiği altyapı dönüşümleri ile önemli bir sağlık turizmi destinasyonu haline geldi.
Sağlık turizmi konusunda yasal altyapı son derece önemli. Bu konuda yasal boşluklar giderilmeli. Sağlık hizmeti almak amacıyla ülkenize gelen bir turistin evinden çıkıp tekrar evine dönünceye kadarki tüm süreçlerde paydaşların sorumluluk alanlarını belirleyecek yasal mevzuat üzerinde
çalışıyoruz. Bunun yanısıra, sağlık hizmeti almak amacıyla ülkemize gelmiş ya da gelecek olan insanlara kendi dillerinde yardımcı olacak bir çağrı merkezini hayata geçirdik. İnsanların telefon açtıklarında kendi dillerini konuşup onlara yardımcı olan görevlilerin bulunması çok önemli.
Öte yandan Ankara, İstanbul, İzmir, Aydın, Muğla, Gaziantep ve Muğla'yı sağlık turizmi alanı olarak belirledik. Buna ek olarak 22 ilde kamu-özel sektör işbirliği ile sağlık kompleksleri kuracağız.Sağlık turizmi konusunda önemli konulardan biri de denetlenebilirlik. Bu sektörde faaliyet gösteren
tüm işletmelerin denetlenebilmesi gerekiyor. Hayata geçireceğimiz mevzuat düzenlemeleri ile birlikte sektördeki her kurum rahatlıkla denetlenebilecektir"dedi.






SPONSORLAR:



 |
|
| Seher Müşfide Aybek |
| Genel Yayın Yönetmeni |
|
|
|
|
|
|
|
Kategorileri görmek için lütfen buraya tiklayiniz...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|