Web Toolbar by Wibiya
 

HİLYE-İ ŞERİFELER YILDIZ SARAYINDA SERGİLENİYOR 02.11.2011
Hat Sanatının Şahseserleri Hilye-i Şerîfeler Sergisinin açılışı Cumhur Başkanı Abdullah GÜL tarafından gerçekleşti.
 
HİLYE-İ ŞERİFELER YILDIZ SARAYINDA SERGİLENİYOR

 

“Hat Sanatının Şahseserleri Hilye-i Şerîfeler” Sergisinin açılışı Cumhur Başkanı Abdullah GÜL tarafından gerçekleşti.
 
 
 
 
Sergi açılışına, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül eşi Hayrinüssa Gül ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş,İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmelettin İhsanoğlu,TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy,Erol Aksoy Antik A.Ş. Kurucusu TurgayArtam,sanat ve dünyasından birçok isim katıldı.
 
 
Hz.Muhammed’in kutsal vasıflarını anlatan manzum veya nesir türündeki metinlerin, hat sanatının inceliği ile işlenmesinden oluşan “Hat Sanatının Şaheserleri Hilye-i Şerîfeler” Sergisi, Yıldız Sarayı Mabeyn Köşkü’nde sanatseverlerle buluştu.
 
 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yıldız Sarayı Mabeyn Köşkü'ndeki "Hat Sanatının Şaheserleri Hilye-i Şerifeler" sergisinin açılışında yaptığı konuşmada;

'Son yıllarda eski sanatlara olan ilgi artıyor. fedakârlık edip koleksiyonlarını sergiye verenleri tebrik ediyorum.Bu sergi şunu gösteriyor; Akla hep popüler sanatlar geliyor, ancak, sanat dalları çok geniş, çok kimse bilmiyor ama bu anlamda da tarihimiz ne kadar zengin, ne kadar büyük, dünya çapında sanatçılar yetiştirmişiz. İşte o dallardan bir tanesi de bu; Peygamberimizi en güzel şekilde hatırlama açısından kendiliğinden gelişen bir dal. Böyle bir serginin organize edildiğini ilk defa görüyorum. Geçen sene de Türk İslam Eserleri Müzesi'nde Kur'an-ı Kerim sergisini yine Yıldız Holding organize etmişti, ziyaret etmiştik. Sayın Bakan'ın az önce söylediği gibi, serginin süresini uzatmak için çok talep gelecektir. İstanbul'a da en çok yakışan bu tabii" dedi.

 
"İstanbul'da eski sanatları sadece sergileyecek değil, onları teşvik edecek mekânların çoğalması herkesin ortak arzusu." diyen Gül, son yıllarda eski sanatlara olan ilginin arttığına da dikkat çekerek, bu durumu çok sevindirici olarak nitelendirdi. Belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve vakıfların bu yönde önemli çalışmalar yürüttüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, buralarda yeni yeni sanatçıların yetiştiğini belirterek, bu durumdan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Cumhurbaşkanı Gül konuşmasında, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödüllerinden birisinin de bu sefer *Geleneksel Sanatlar dalında* Hasan Çelebi'ye verildiğini, bunun da hat sanatının unutulmadığının, teşvik edildiğinin işareti olduğunu kaydetti.

Kültür ve Turizm Bakanı Günay, Yıldız Holding'in desteği ile geçen yıl Türk İslam Eserleri Müzesi'nde bir Kuran'ı Kerim sergisi açtıklarını ve defalarca serginin ziyaret süresinin uzattıklarını hatırlatarak başladı.Sözlerine devamla; "Bugünde sanırım bu tür uzatma taleplerine maruz kalacak bir sergi açılışı yaptık. Geçen yıl sergiyi Kadir gecesinde açmıştık. Bu kez Kurban Bayramı üzeri açıyoruz. Hilye-i Şerif Sergisi özel koleksiyonlardan oluşuyor. Hilye-i Şerif Sergisi Hz. Muhammet'in özel tasfirlerini içeriyor. 1970 doğumlu sanatçılardan, 1600-1700 doğumlu sanatçılara kadar çok değişik isimlerin ve imzaların örnekleri var. Çok zengin bir koleksiyon olmuş. 101 parça" dedi.

 
Yıldız Sarayı'nında böylece tanınmasına vesile olacağını düşündüğünü belirten Bakan Günay sözlerine şöyle devam etti: "Burası son dönem Osmanlı'nın çalışma mekanlarından birisi. Büyük ölçüde Sultan Abdülhamit Han burada çalışmış. Sergiyi yaptığımız Büyük Mabeyn'in restorasyonu bitmişti. Bu Büyük Mabeyn'i biz devlet kabul mekanı yapmaya çalışıyoruz. Özel idarenin destekleri ile teşhir tanzim çalışmaları yapıyoruz. Ama hemen arkadaki Küçük Mabeyn'de, harem yapılarında Sultan Abdülhamit'in Avrupa'da ki son sanat eserlerini izlediği bir opera binası var. O opera binasında da restorasyon çalışmalarımız sürüyor. Bu serginin İstanbul halkından büyük ilgi göreceğini düşünüyorum. Şimdilik 1 Kasım-1 Aralık olarak düşünülmüş ama biz bunu 1 Ocak 2012, daha sonra da bikaç ay daha uzatırız. İstanbul halkıda bu güzel çalışmaları görür. Sevindiğim taraf burada, Mustafa İzzet Efendi'ye kadar, Hafız Osman'a kadar çok eski eser var. Ama çok yeni eserlerde de gerçekten geleneği yakalamışlar. Çok başarılı bir şekilde bu geleneğin güzel örneklerini sürdürmeyi göstermişler. Bir anlamda hat sanatının, teshib sanatının kaybolmadığını gösteren çok değerli bir sergi olmuş."

 

 
Yıldız Holding’in desteği, Antik A.Ş.’nin organizasyonu ile 1 Kasım- 1 Aralık 2011 tarihleri arasında düzenlenen “Hat Sanatının Şaheserleri Hilye-i Şerîfeler” Sergisi, hilyenin klasik grafik tasarımının yaratıcısı Hafız Osman ile Kazasker Mustafa İzzet, Mahmud Celaleddin ve eşi Esma İbret gibi hat sanatına yön vermiş birçok sanatçının eserlerine ev sahipliği yapıyor.  

 

Yıldız Holding, “1400. yılında Kur’an-ı Kerim” Sergisi’nin ardından, bu yıl Kasım ayı boyunca sergilenen “Hat Sanatının Şaheserleri Hilye-i Şerîfeler” sergisini de sanatveserlerle buluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle, Yıldız Sarayı Mabeyn Köşkü’nde gerçekleşen sergide, Topkapı Sarayı Müzesi, Sadberk Hanım Müzesi’nden eserlerin yanı sıra Yıldız Holding Koleksiyonu gibi özel koleksiyonlardan biraraya getirilen 101 adet kıymetli Hilye-i Şerîfe bir arada görülebiliyor.  

 

Hilye sanatının en nadide örneklerini meraklılarıyla buluşturacak sergide, hilyenin klasik grafik tasarımının yaratıcısı Hafız Osman, Kazasker Mustafa İzzet Efendi, Mahmud Celaleddin ve eşi Esma İbret, Yahya Hilmi, Fatma Mevhibe Hanım, Hasan Rıza, Mehmed Aziz Rifai, Kamil Akdik, Hamid Aytaç gibi hat sanatının kıymetli isimlerinin değerli eserleri yer alıyor. Klasik üstat olarak adlandırılan bu isimlerin yanı sıra, sergide Hasan Çelebi ve Hüseyin Gündüz gibi çağdaş hat sanatçılarının kıymetli hilyeleri ile Faruk Taşkale’nin Hz.Muhammed’i sembolize eden gül çalışmaları da görülebiliyor. 

 

Hem yazan ve tezhipleyenler, hem de sanatseverler tarafından hilyeye duyulan yoğun ilgi; eserlerin Hz.Muhammed’in özelliklerini anlatıyor olmasından ve insanın ruhunu doyuran özel tasarımlarından kaynaklanıyor. Bulunduğu yeri kötülüklerden koruduğuna, o yere huzur ve bereket getirdiğine dair duyulan inanç nedeniyle de hilyeye ayrı bir önem gösteriliyor.

 

Peygamberi görenlerin göremeyenlere anlatımı

 

Türkçede “süs, ziynet, güzel sıfatlar, güzel yüz” gibi anlamları bulunan hilye, “Hilye-i Şerif”, “Hilye-i Şerîfe”, “Hilye-i Saadet” ve “Hilye-i Nebevi” gibi isimlerle de anılır. Hilye, İslam edebiyatı ve hüsn-i hat sanatında Hz.Muhammed’in fiziksel özelliklerini, karakterini, tavır ve hareketlerini anlatan eserlere verilen genel isimdir. Hilyeler, aslen Hz.Muhammed’i görenlerin, onu göremeyenlere anlatımlarıdır. Eserler, Hz.Muhammed’in vefatından sonra onun nasıl biri olduğunu öğrenmek ve onu tanımak isteyenlerin çoğalması, onu tanıyanların, ona yetişenlerin bildiklerini anlatmasıyla oluşmuş.İslamanlayışıyla bağdaşmadığına inanmaları sebebiyle, müslüman sanatkarlar, kutsal kimselerin resmini yapmaktan kaçınmışlar; Hz.Muhammed’in özelliklerini, onu tanıyanların tariflerinden yararlanarak yazıyla anlatma yoluna gitmişler.

 

Hilye metinlerinin büyük bir kısmı Hz.Ali’den rivayet edilen metinler, ancak başka rivayetler de bulunuyor. Hz.Ali’nin rivayeti olan metnin tercümesi şöyle: “Peygamberimizin boyu ne çok kısa, ne de çok uzundu, orta boyluydu. Ne kıvırcık kısa ne düz uzun saçlıydı; saçı, kıvırcıkla düz arasında idi. Yuvarlak yüzlü, duru beyaz tenli, iri ve siyah gözlü, uzun kirpikliydi. İri kemikli ve geniş omuzluydu. Göğsü, ortadan karnına kadar kılsızdı. İki avucu ve tabanları dolgundu. Yürüdüğü zaman, sanki yokuş aşağı iner gibi rahatlıkla ilerlerdi. Sağına ve soluna baktığında bütün vücuduyla dönerdi. İki omuzu arasında "nübüvvet mührü" vardı. Bu onun son peygamber oluşunun nişanesi idi. O, insanların en cömert gönüllüsü, en doğru sözlüsü, en yumuşak huylusu, en arkadaş canlısıydı. Kendilerini ansızın görenler, heybeti karşısında sarsılırlar, fakat üstün vasıflarını bilerek sohbetinde bulunanlar ise, O’nu her şeyden çok severlerdi.”

 

Bulunduğu yeri kötülüklerden koruduğu, bolluk, bereket ve huzur getirdiğine inanılan hilyeler çeşitli boyutlarda yazılır. Göğüs cebiden taşınabilenden, boyu iki metreyi aşanına kadar farklı ölçülerde görülebilir.

 

Hilyelerin yazılacağı, özenle seçilmiş kağıtlar genellikle sarıya çalar renktedir, açık yeşil kağıt üzerine yazılmış örnekler de bulunur. Hz.Muhammed’in sembolü olarak kabul edilen gül, tezhiplerde yaygın bir biçimde kullanılır. Klasik bir hilyede göbek kısmındaki metin dokuz satır, etek kısmındaki metin ise beş satırdır. Satır sayıları, tek sayı kuralı bozulmamak kaydıyla değişebilir.

 

Hz.Muhammed’in hilyesini yazmak ve tezhiplemek, hattat ve tezhip sanatını icra eden müzehhipler için onur, sanatlarını uygulamada ulaşacakları son mertebe oluyor.

 
 

 

 

 
 
 

 

 

 
 
                                          
 

 

AYRINTILI BİLGİ İÇİN: Zeynep Arayıcı – Yıldız Holding Kurumsal İletişim zeynep.arayici@ulker.com.tr    (0212) 274 29 33

Seher Müşfide Aybek
Genel Yayın Yönetmeni
 

Translate Page

 

TourismLifeInTurkey.com'un imtiyaz sahibi   TUYED EGD SKAL   ve   ITO   üyesidir.