Uzay’ın kapıları herkese açılıyor…
Ceylan Pirinçcioğlu, “İnsanoğlu her zaman Uzay’ı merak etmiş, tüm gizemi ve bilinmezlikleriyle onu keşfetmeyi arzu etmiştir. Bizler, Soğuk Savaş yıllarında ABD ile Sovyetler Birliği arasında yaşanan uzay yarışını film gibi izlemiş bir kuşağız. Bugüne kadar büyük devletlerin özel kişileri yollaması nedeniyle sadece azınlığa özel olan Uzay seyahatini, Bloon ile geniş kitlelere açıyoruz. VIP Turizm olarak turizm sektörüne yön veren ilklerimize bir yenisi eklemekten de büyük mutluluk duyuyoruz” diye konuştu.
Pirinçcioğlu, Bloon’la seyahat edecek konukların, Dünya ve evrenin buluştuğu noktada, Güneş’in ve yıldızların gece ve gündüz parladığını kendi gözleriyle göreceklerini vurguladı. Pirinçcioğlu, “Bloon Projesi’nin, dünyayı geniş açıyla görmek ve Uzay seyahatlerine örnek oluşturmak açısından oldukça önemli ve öncü bir proje olduğuna inanıyorum” dedi.
zero2infinity’nin kurucusu ve CEO’su José Mariano López-Urdiales de Bloon’un doğuş hikayesini şöyle anlattı:
“Bloon’un hikayesi, büyük ölçüde roketler, teleskoplar, balonlar ve diğer yükseltici ekipmanlarla geçen çocukluğuma ve babamın bir astrofizikçi olmasına dayanıyor. Uzay’ın mucizelerine doğrudan tanık olmam, bunları benim için daha da cazip hale getirdi. Ayrıca Uzay’ın sunabileceği deneyimleri dünyanın geri kalanına iletmek, onlarla paylaşmak için dayanılmaz bir istek duydum. 2000 yılında Şili’de Uzay yolculuğunu halka da sunabilmek için yollar arayan uluslararası, kültürlerarası bir gruba katıldım. En eski uçuş aracı olan balonu kullanarak, Uzay yolculuğunun en yükseklerde yaşanabilecek deneyimini hem fiziksel hem de insani anlamda sağlama konusundaki fikrimi ilk defa bu raporda anlattım. 9 yıllık ağır bir çalışma sonrasında ve neredeyse hiç umut yokken, bugün balonla uçmayı konuşacak noktaya geldik.”
Bloon’u “Yolcularına gezegenin eşi benzeri bulunmayan manzaralarını sunan ve bu süreçte bireylere, ailelere ve gruplara dünya çapında olağanüstü deneyimler ve keyif yaşamalarına olanak tanıyan sürdürülebilir, uygun maliyetli, ilham verici ve yükseklere çıkartan bir taşıt” olarak tanımlayan Jose, sözlerine şöyle devam etti: “Bloon’un içindeyken gezegen ile bir bütün oluyoruz. Bizim sunduğumuz uçuş deneyiminin, insanların uçuş deneyiminden beklentileri konusunda yeni bir kapı açacağına kesinlikle inanıyorum. Bu, A noktasından B noktasına gitmekten çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu bir deneyim; bir seyahat…”
36 kilometre irtifada 2 saatlik benzersiz bir deneyim
Bloon’un tasarlandığı günden itibaren özel seyahat amacı taşıyan ilk sistem olduğuna dikkati çeken yaşanacak deneyimi şöyle aktardı: “Bloon ile seyahat kalkıştan inişe kadar yaklaşık 4 saat sürecek. 1 saatlik yükselişin ardından 36 kilometre irtifada yaklaşık 2 saat seyahat edilecek ve bunu 1 saatlik yumuşak iniş takip edecek. Bu irtifa, en güzel manzara olanağını sunduğu için seçildi. Uzman pilotların eşlik ettiği seyahat sırasında konuklar, ‘yakın uzay’ olarak adlandırılan, atmosferin ince ve parlak mavi göründüğü sınırda mucizeye tanıklık edecekler. Yolculuk esnasında konuklar Michelin ödüllü şefin hazırladığı nefis ikramları da deneyimleme fırsatı bulacaklar. 21. yüzyıl Uzay yolcularının görmeyi amaçladığı temel manzaraları görebilecek kadar yüksek uçtuğumuza inanıyoruz. İnsanlara bir yandan benzersiz deneyimler yaşatırken aynı zamanda gezegenle ilgili bilinci yükseltmeyi de hedefliyoruz.”