İzmir Kültürpark Fuar Alanı'nda ''Travel Turkey İzmir Fuar ve Konferansı'' kapsamında ''K.K.T.C. Paneli'' düzenlendi.
Panelde konuşan Bakan Günay, K.K.T.C.'nin istikrarlı biçimde bu fuarda temsil edildiğini söyledi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, K.K.T.C.'nin haklı davasını dünyaya anlatabilmesi için turizmin olanaklarından yararlanabileceğini belirterek, ''Yalıtılmışlığı kırmak için de turizmin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Biz her bakımdan işbirliğine hazırız'' dedi.
Türkiye'nin turizm konusunda dünyanın bilinen, deneyimli, deneyiminden de yararlanılabilir bir ülke haline gelmeye başladığını ifade eden Günay, ''Dünyada turizmde ciddi bir geriye gidiş varken, ziyaretçi sayısı itibariyle Türkiye artıyla kapattı. Şimdi geliri artırmayı hedefliyoruz'' dedi.
Bakan Günay, Türkiye'nin bu konuda K.K.T.C. ile deneyimlerini paylaşmaya hazır olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti:
''Türk vatandaşları için K.K.T.C.'ye gidip gelmek, orada para kullanmak son derece kolay. Biz marka şehir yaratma çerçevesinde ülkemizde hangi çalışmayı yapıyorsak, çok rahat sizlerle de yapabiliriz. K.K.T.C.'ye önce turist, sonra bakan olarak geldim. Tarih var, arkeoloji, konuksever bir halk var, damak tadı, gastronomi var, müzik var, yaşam tarzı var. Tüm bunlar bir ülkenin turizmde yol alması için son derece önemli. Biz potansiyelimizin yarıdan fazlasını Akdeniz'de taşıyoruz. Tarih ve gastronomi bakımından avantajlarımız var. Kuzey Kıbrıs'ı yeteri kadar tanınmayan bir destinasyon olarak algılıyorum. Ama biraz Mersin'i çağrıştırıyor. Aynı imkanlara sahip olmasına rağmen Antalya'ya 9 milyon turist gelirken, Mersin turizmde geride.''
K.K.T.C. hükümetinin yapacağı çalışmalar ve Türkiye'nin işbirlikleriyle K.K.T.C.'nin iyi bir noktaya taşınacağını söyleyen Günay, ''Yalıtılmışlığı kırmak için de turizmin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Biz her bakımdan işbirliğine hazırız. 25 yıla yakın emek veriyoruz bu alanda. Emek veren herkese minnetlerimi sunuyorum. Sizin Türkiye'nin deneyiminden yararlanmanız için arkadaşlarımız çalışacak'' dedi.
Günay, Türkiye'de turizm teşvik yasasının bulunduğunu, K.K.T.C.'de de turizm strateji planının hazırlandığını hatırlatarak, ''Bizim teşvik yasamız çerçevesinde yaptığımız en önemli katkı, arazi tahsisi. Yatırımcıya 49 yıllığına kiralıyoruz. Ayrıca enerji desteği vermeye çalışıyoruz, istihdam kolaylıkları sağlıyoruz. K.K.T.C.'de de bir arazi planlaması yapmak gerekiyor. Yeni yatırımlara ihtiyaç var. Bu anlamda Türkiye'de daha fazla tanıtım yapılması gerekiyor. Biz buna büyük bir bütçe ayırıyoruz. KKTC'nin de önce Türkiye'de tanıtımının profesyonelce yapılması, keyifli ve ucuz bir tatil yapılabileceğinin anlatılması lazım''dedi.
Türk turizmcilerinin sadece ülkede değil, diğer ülkelerde de yatırım yaptıklarını anlatan Günay, şunları ekledi;

''Doğu Akdeniz'in en büyük yatırımını Adriyatik'te Türk yatırımcılar, en önemli otelleri Türk yatırımcılar, Suriye'nin en önemli üç büyük bölgesindeki otelleri Türk yatırımcılar yaptı. Hem otel yapıyorlar, hem de yapılanların işletmesini alıyorlar. Bu potansiyelleri de tanıtabilirse K.K.T.C., hak ettiği noktaya birkaç yıl içinde gelebilir. K.K.T.C. de Türkiye de genç nüfus sahibi. İstihdam sağlamak açısından turizm önemli. Asıl sosyal dönüşüm açısından da turizm çok önemli. Getto içinde kendi içine kapanabiliyor, ekonomide gelir elde etse de sosyal hayatları daha geriye gidebiliyor. Bir yerde turizm varsa oradaki insanlar dünyaya açılabiliyor. Turizm sosyal yapıyı tanışmaya dönüştüren, geliştiren bir yapı taşıyor. KKTC'nin haklı davasını dünyaya anlatabilmesi için turizmin olanaklarından yararlanabileceğini düşünüyorum.''
K.K.T.C. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ise Güney Kıbrıs'a her yıl 2,5-3 milyona yakın turist giderken, K.K.T.C.'ye 500 bin turistin geldiğini belirterek, ''Yani bize Rum tarafının beşte biri turist geliyor. Gerginlik söz konusuysa, o güney için de var, hatta daha fazla var'' dedi.
Talat, K.K.T.C..'nin izolasyon altında olduğunu, Kıbrıslı Rumların izole edilmediklerini belirterek, ''Bize doğrudan uçak seferi yapılamıyor, dolaylı yapılıyor. Bilet fiyatlarımız da daha fazla bundan kaynaklı. Bu olumsuzluğa rağmen acaba turizm çeşidimizi artırarak ve başka yönlere kaydırarak bu sıkıntıdan kurtulamaz mıyız? İnanç turizmi, diğer turizm çeşitleri öne çıkarılabilir, bilet fiyatlarının yüksekliği tolere edilebilir. Daha az ama daha zengin turistin gelerek ülke ekonomisine katkı düşünülebilir'' dedi.
Cumhurbaşkanı Talat, bir başka konunun K.K.T.C.'nin imajı olduğunu belirterek,sözlerine devam etti:
''Geri bir ülke, insanların geldikleri zaman hayatlarının tehlikede olabileceği bir ülke, şiddetin, terörün var olduğu bir ülke midir K.K.T.C. İmajı nedir yurt dışında? Öyle olmadığı halde dışarıda nasıl biliniyor? O konuda çok iyi bir tanıtımımız yok. Tanıtım bu alanda da önemli hale geliyor. KKTC'nin asayiş bakımından dünyanın en güvenli ülkelerinden biri olduğunu, asayiş yanında insanlarının herhangi bir şekilde turistleri yadırgamadığını, buna uygun davranış biçimleri sergilediğini anlatmak, turist potansiyeli olan alanlarda belirgin hale getirmek, o alanlarda yaymak son derece önemli.'' Siyasi durumla ilgili konunun önemli olduğunu ifade eden Talat, şunları söyledi;
''Özellikle 2004'ten bu yana Kıbrıs Türk'ünün, Kıbrıs sorununun çözümü için çalıştığı, barışçı bir halk olduğu, kavgacı olmadığı, Kıbrıs sorununu çözmek istediği, dünyayla birlikte hareket ettiği anlatılırsa, turizm açısından önemli gelişmeler yaşanabilir. Bu konuda bazı adımlar atıldı. Bugün dünya turizmi gerilerken K.K.T.C.'de turizmin artıda olmasının bir nedeni de budur. Çünkü izolasyonlar hala devam ediyor, zaman zaman azgınlaşıyor da. Bir yerden turist geleceği bilgisi ulaştığı zaman Güney anında tepki ortaya koyuyor, doğrudan oralara giderek olumsuz kampanya yapıyorlar. Birçok örneklerimiz var.''

Talat, K.K.T.C.'nin turizm politikasını dünyayla aynı dili konuştuğu, barış politikası gütmek ve Kıbrıs sorununu çözmek istediğini anlatarak oluşturması gerektiğini sözlerine ekledi.
KKTC Turizm Çevre ve Kültür Bakanı Ersan Saner de Kıbrıs'ın 9 bin yıllık tarihi zenginlikleri, altın sarısı kumsalları, güneşi, çivit mavisi denizi, kaleleri, manastırları, dünyada ender görülen flora ve faunasıyla muhteşem bir ada olduğunu anlattı.Yabancı turistin arttığını,Türk turistin yüzde 3 azaldığını üzülerek söyledi.
Hükümetlerin turizm planlamaları yapmasının önemine işaret eden Saner, ''Bizler gayet ciddi çalışmalarla önemli mesafeler katettik. Anavatan Türkiye'nin desteğini her zaman yanımızda bulmuşuzdur. Turizmde rakamlar bu yılı artı yüzde 3 gibi bir değerle kapatacağımızı gösteriyor. Dünya genelinin turizmde yüzde 7.5, Avrupa'nın yüzde 8.8 gerilediğini düşünürsek, bu yüzyılda izolasyonlar altında ezilmemize, çağdaşlığa sığmayan ambargolara rağmen, bu ekonomik krizde büyümeyi sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Takdirle karşılanacak bir durum'' dedi.
Saner, KKTC'ye en fazla turistin Türkiye'den geldiğini söyleyerek, ''Bu yıl yabancı turist sayısında artış var, Türkiye'den gelen turist sayısında yüzde 3'lük bir azalma var. Bu konuda biraz daha fazla desteğe ihtiyacımız var'' dedi.
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy ise kültürü, mutfağı, tarihi, sanatı olan KKTC'nin hak ettiği turizm potansiyeline kavuşamadığını söyledi.
İzmir'i marka şehir haline getirmek için sektörün tüm birimlerinin destek vereceğini söyleyen Ulusoy, ''Siz de İzmir olarak istemeyi bilin'' dedi.
Panel ,TÜRSAB 19 ‘uncu dönem Yönetim Kurulu Üyesi Misyon Turizm & Seyahat Acentesi sahibi Alper Maçkan moderatörlüğünde gerçekleşti.
Sırasıyla K.K.T.C. nin durum ve gelecek değerlendirilmesinin yapıldığı sunumlar K.K.T.C. Turizm Çevre ve Kültür Bakanlığı Müsteşarı Şahap Aşıkoğlu , Destination Management Group Yönetici ortağı Dimağ Çağıner ve Gazetci Hasan Hastürer’in değerlendirmeleriyle son buldu.
Daha sonra fuarın standları gezildi.Kastamonu Standında iki turizm güzeli
şapakalarıyla yakalandı.