40 İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ PROGRAMI
AÇILIŞ TÖRENİ VE KONSERİ
31 Mayıs Perşembe | Haliç Kongre Merkezi | 19.00
40. İstanbul Müzik Festivali’nin 31 Mayıs Perşembe akşamı Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek Açılış Töreni’nin ardından şef Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın “özgürlük, eşitlik, kardeşlik” gibi yüce idealleri anlatan ve müzik tarihi için anıtsal bir değeri olan Beethoven’ın görkemli 9. Senfonisini seslendireceği Açılış Konseri’yle başlıyor.
Festival açılış konserinin solistleri geçtiğimiz yıllarda festivalin genç yetenekleri ve Leyla Gencer Şan Yarışması’nın ödüllüleri olan, bugün dünyanın birçok önemli operaevlerinde başrol oynayan soprano Simge Büyükedes, alto Ezgi Kutlu, tenor Cenk Bıyık ve bas Burak Bilgili olacak.
ANNE-SOPHIE MUTTER İLE
VİYANA-BERLİN ODA ORKESTRASI
AYNI SAHNEDE BULUŞUYOR
1 Haziran Cuma | Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı | 20.00
Dünyanın en iyi orkestraları arasında sayılan Viyana ile Berlin Filarmoni orkestralarının üyelerinden oluşan, Viyana-Berlin Oda Orkestrası, Michael Francis yönetiminde Festivalin konuğu oluyor. 1 Haziran Cuma akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda saat 20.00’de başlayacak konserde, orkestra, günümüzün en prestijli keman virtüözlerinden Anne-Sophie Mutter’e eşlik edecek.
2009 yılında 37. İstanbul Müzik Festivali kapsamında verdiği konseriyle İstanbullu müzikseverleri büyüleyen Anne-Sophie Mutter, Festivalin konuğu olarak bir kez daha İstanbul’a geliyor. Anne-Sophie Mutter konserde, dünya prömiyerini Kasım 2010’da New York’ta gerçekleştirdiği, müzik eleştirmenleri kadar dinleyicilerin de beğenisini kazanan Wolfgang Rihm’in Lichtes Spiel isimli yapıtının Türkiye prömiyerini gerçekleştirecek.
Günümüzün en önemli keman virtüözlerinden biri olarak nitelendirilen Anne-Sophie Mutter, henüz 13 yaşındayken üstün performansıyla Herbert von Karajan’ı kendisine hayran bıraktı. Karajan’la birlikte gerçekleştirdikleri müthiş müzikal çalışmalarla kısa zamanda klasik müzik dünyasının sayılı solistleri arasına giren Anne-Sophie Mutter, gerçekleştirdiği sayısız albümle Record Academy Prize, Grand Prix du Disque, Ernst von Siemens ve Grammy ödüllerinin de sahibi oldu. Keman literatürünün başyapıtlarının yanı sıra, yılmaz savunucusu olduğu çağdaş müziği de repertuarından eksik etmeyen Mutter, 2008 yılında gelecek vaat eden genç müzisyenlere dünya çapında desteğin artırılmasını amaçlayan Anne-Sophie Mutter Vakfı’nın da kurucusu.
FESTİVALDE İKİ GECE ÜST ÜSTE ZÜRİH BALESİ
4 Haziran Pazartesi ve 5 Haziran Salı | Aya İrini Müzesi | 20.00
Avrupa’nın önde gelen koreograflarından Heinz Spoerli, veda turnesi kapsamında, günümüz sahnelerinin en mükemmel dansçılarından oluşan Zürih Balesi ile birlikte, bale ve Bach severlere büyüleyici bir başyapıt sunmak üzere İstanbul’a geliyor. Zürih Balesi, 4 ve 5 Haziran tarihlerinde, iki gece üst üste Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek iki farklı gösteriyle Festival seyircisiyle buluşacak. Büyük usta Heinz Spoerli’nin de hazır bulunacağı gösterilerde Claudius Herrmann viyolonseliyle sahnede dansçılara eşlik edecek.
4 Haziran Pazartesi akşamı saat 20.00’de, Zürih Balesi, ünlü koreografın, Bach’ın Viyolonsel Süitleri’nden 1, 4 ve 5 numaralılar için hazırladığı “… ve rüzgârlardan sakındı” (… und mied den Wind) başlıklı prodüksiyonu sahneleyecek. İlk 1999 yılında sahnelenen prodüksiyon, eleştirmenler tarafından türünün en iyilerinden biri olarak gösterilmişti. Topluluğun 5 Haziran Salı akşamı saat 20.00’de başlayacak “Boşluktaki Rüzgârlar” (In den Winden Im Nichts) başlıklı ikinci gösterilerinin prömiyeri 2003 yılında yapılmış ve dünya sahnelerinde büyük bir hayranlıkla karşılanmıştı. Bach’ın 2, 3 ve 6 numaralı viyolonsel süitlerinden oluşuyor.
Zürih Balesi’nin Sanat Yönetmenliği’ni üstlenen Avrupa’nın önde gelen koreograflarından Heinz Spoerli, halen Stuttgart Balesi, Viyana Opera Balesi, Paris Operası, Helsinki Ulusal Balesi, İsveç Kraliyet Balesi, Çin Ulusal Balesi ve La Scala Balesi ile işbirliğini sürdürüyor. 1940 yılında doğan ve Köln’den Montreal’e pek çok seçkin kurumda solist balet olarak çalışan Heinz Spoerli, bugüne kadar 200’e yakın koreografiye imza attı. Klasikten çağdaşa, çok geniş bir repertuara sahip olan ve dramatik bale prodüksiyonlarıyla ünlenen Zürih Balesi, kadrosunda günümüzün en iyi dansçılarını barındırıyor. Topluluk ayrıca, dansındaki kusursuz teknik ve özgün stiliyle de öne çıkıyor. 1964’te Nicholas Beriozoff’un sanat yönetmenliğinde başlayan Zürih Balesi, Rudolf Nureyev, Patricia Neary gibi bale dünyasının devleriyle çalıştı. Topluluk, 1996 yılından bu yana çalışmalarına Heinz Spoerli ile devam ediyor.
CHRISTINA PLUHAR ve L’ARPEGGIATA İLE “DÜNYADAN DANSLAR”
6 Haziran Çarşamba | Aya İrini Müzesi | 20.00
Dönem müziğinin başarılı yorumcularından Christina Pluhar yönetimindeki L’Arpeggiata, günümüzün en ilginç vokalistlerinden Lucilla Galeazzi ve başarılı bir balet olmasının yanı sıra, etkileyici sesiyle de dikkat çeken Vincenzo Capezzuto ile birlikte Festivalin konuğu oluyor. 6 Haziran Çarşamba akşamı saat 20.00’de Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek gecede, topluluk, dünyanın dört bir yanından derlenen şarkı ve danslarla izleyenleri renkli bir yolculuğa çıkaracak.
Doğaçlama yoluyla baroktan caz ve geleneksel müziğe uzanan köprüler kuran Christina Pluhar ve topluluğu L’Arpeggiata, dönem müziğine getirdikleri yeni bir solukla tanınıyor. Kurulduğu 2000 yılından beri önemli başarılara imza atan topluluk, Avrupa’nın alanında önde gelen solistlerinden oluşmakta. Dünyanın dört bir yanında, Carnegie Hall, Tokyo Metropolitan Art Space ve RuhrTriennale gibi sanat merkezlerinde gerçekleştirdikleri performanslarla dinleyicilerden olduğu kadar müzik otoritelerinden de tam not alan Christina Pluhar yönetimindeki L’Arpeggiata topluluğu, 2007 yılında 35. İstanbul Müzik Festivali kapsamında veridkleri unutulmaz konserin ardından festivalin 40. Yılında yine oldukça keyifli bir performansa imza atmaya hazırlanıyor.
AMSTEL QUARTET İLE
HOLLANDA BAŞKANSOLOSLUĞU’NUN BAHÇESİNDE
MOZART’TAN BRAHMS’A KEYİFLİ BİR GECE
7 Haziran Perşembe | Hollanda Başkonsolosluğu Bahçesi | 21.00
Dünyanın en renkli saksofon dörtlüsü olarak ün yapan Amstel Quartet, 7 Haziran Perşembe akşamı renkli bir programla ilk kez Festivalin konuğu olarak İstanbullu müzikseverlerle buluşacak. Hollanda Başkonsolosluğu’nun bahçesinde saat 21.00’de başlayacak konserde, Amstel Quartet, düzenlemelerini kendileri yaptıkları Mozart, Ravel, Brahms, Pärt’ten, Nyman, Barber, Dun’ın müziklerine uzanan yaratıcı bir seçki sunacak. Konser, Hollanda ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 400. yılı kutlamaları kapsamında düzenleniyor.
Bach’tan Bernstein’e, klasikten caza, popa, dünya müziklerine kadar repertuarları oldukça geniş bir yelpaze oluşturan Amstel Quartet bugüne kadar, Amsterdam Concertgebouw, Lüksemburg Filarmoni gibi yıldız topluluklarla ve Carnegie Hall gibi dünyanın önemli müzik merkezlerinde konserler verdi. Canlı konser kayıtlarının da bulunduğu yedi albümü olan dörtlünün, Illzach, Yellow Springs, Gustav Bumcke gibi yarışmalarda derecesi, Gaudeamus Yorumcu Ödülü, Uitmarkt Dinleyici Ödülü, Kersjes van de Groenekan Ödülü, Hollanda Almere Oda Müziği Ödülü ve Concert Artists Guild Management Ödülü bulunuyor.
“MÜZİĞİN KADIN KAHRAMANLARI”
8 Haziran Cuma | Süreyya Operası | 20.00
İstanbul Müzik Festivali, bu yılki teması “Umut ve Kahramanlar” kapsamında çok özel bir konsere ev sahipliği yapacak. 8 Haziran Cuma akşamı saat 20.00’de Süreyya Operası’nda başlayacak “Müziğin Kadın Kahramanları” başlıklı konserde, tümüyle kadın müzisyenlerden oluşan kadrosuyla İstanbul Oda Orkestrası, Hakan Şensoy yönetiminde, dünyadan ve ülkemizden müzikte öncü rol üstlenmiş kadın bestecilerin eserlerinin seslendirecek. Konserde Türk keman ekolünün uluslararası temsilcisi Cihat Aşkın’ın yanı sıra Cana Gürmen (piyano), Şehvar Beşiroğlu (kanun), Neva Özgen (kemençe), Yaprak Sayar, Pervin Çakar (vokal), Ivan Çelak (bayan akordeon) ve Birol Yayla (tambur) da solist olarak yer alacak.
Konserde, tümüyle kadın müzisyenlerden oluşan bir kadroyla yer alacak şef Hakan Şensoy yönetimindeki İstanbul Oda Orkestrası, Türk müziğinin kadın bestecileri Dilhayat Kalfa’dan Kevser Hanım’a, Batı müziğinin eşsiz klasik yapıtlarının bestecileri Clara Schumann’dan Lili Boulanger’ye uzanan kadın bestecilerin yapıtlarını seslendirecek. Solist ve eğitimci olarak saygın bir kariyere sahip Cihat Aşkın, bugüne kadar Cobos, Dmitriev, Yoel Levi, Shlomo Mintz ve Ida Händel gibi efsanelerle aynı sahneyi paylaştı. Sanatçı, İstanbul Oda Orkestrası ve 2007’de kurduğu Aşkın Ensemble ile yurt içi ve yurt dışında düzenli turnelere çıkıyor.
TEKFEN FİLARMONİ ORKESTRASI
9 Haziran Cumartesi | Aya İrini Müzesi | 20.00
Tekfen Filarmoni Orkestrası, daimi şefi Saim Akçıl yönetiminde, daimi solistleri udi Yurdal Tokcan, neyzen Ercan Irmak ve kanuni Göksel Baktagir’le, 9 Haziran Cumartesi akşamı saat 20.00’de Aya İrini Müzesi’nde, Tekfen Vakfı'nın sponsorluğunda sahne alacak. Tekfen Filarmoni, konserde özgün yorumları ve konuk solistleriyle özellikle geleneksel enstrümanları ön plana çıkaran bir performans sergileyecek.
Tekfen Filarmoni Orkestrası, 1992 yılında, farklı kültürler arasındaki ilişkileri geliştirmek, barış adına ortak bir dil yaratmak amacıyla, Saim Akçıl şefliğinde kuruldu. Karadeniz, Hazar Denizi ve Doğu Akdeniz bölgelerinden toplam 23 ülkenin seçkin müzisyenini bir araya getiren orkestra, klasik müzik repertuarının başyapıtlarının yanı sıra temsil ettiği coğrafyanın yerel müzik aletleri için bestelenen yapıtları da seslendiriyor.
BESTECİ GİYA KANCHELİ’DEN
“BENYAMİN SÖNMEZ’İN ANISINA”
FESTİVALE ÖZEL BİR DÜNYA PRÖMİYERİ
11 Haziran Pazartesi | Aya irini Müzesi | 20.00
Günümüzün en değerli bestecilerinden ve çağdaş müzik dünyasının önde gelen isimlerinden Gürcü besteci Giya Kancheli’nin Festivalin siparişi üzerine bestelediği senfonik yapıtının dünya prömiyeri, 40. İstanbul Müzik Festivali kapsamında, 11 Haziran Pazartesi akşamı saat 20.00’de Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek. 2011 yılının son aylarında kaybettiğimiz yetenekli çellist Benyamin Sönmez’in solist olarak yer almasının planlandığı bu konser, genç sanatçının anısına yapılacak. Konser öncesinde ünlü besteciye festivalin “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” takdim edilecek.
Ernst von Siemens Vakfı’nın desteği ve Polonya Konsolosluğu’nun işbirliğiyle gerçekleştirilen konserde, Kancheli’nin 2007 yılından beri merakla beklenen senfonik eserini, şef Andres Mustonen yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası seslendirecek. Programı tamamen Kancheli’nin eserlerinden oluşan konsere altmış yıllık geleneğinde pek çok efsanevi şefle çalışan Varşova Filarmoni Korosu’nun yanı sıra etkileyici Gürcü kontrtenor Mamuka Gaganidze, çağımızın en üretken sanatçıları arasında yer alan, geçtiğimiz yıl Festivali Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü alan efsane viyolacı Gidon Kremer ve çellist Giedre Dirvanauskaite de bu eşsiz konserde solist olarak yer alacaklar.
OPERA SAHNELERİNİN PARLAYAN YILDIZI PERVİN ÇAKAR VE
ÇELLİSTANBUL’LA AYA İRİNİ MÜZESİ’NDE BİR GECE
13 Haziran Çarşamba | Aya İrini Müzesi | 20.00
İstanbul Müzik Festivali, 2010 yılında Leyla Gencer Şan Yarışması’nda kazandığı üçüncülük derecesinin ardından, operanın anavatanı İtalya’da hızla yükselen soprano Pervin Çakar, Çellistanbul ve viyolonsel sanatçısı Jiri Barta’yı, Işıklar Holding AŞ'nin sponsorluğunda çok özel bir konserde aynı sahnede buluşturuyor.
13 Haziran Çarşamba akşamı saat 20.00’de Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek konserde, Villa-Lobos’un 5 numaralı Bachianas Brasileiras’ında Pervin Çakar’a genişletilmiş kadrosuyla eşlik edecek olan Çellistanbul, ayrıca bestecinin yine sekiz çello için yazdığı aynı seriden No.1’i seslendirecek. Çellistanbul konserin ilk yarısında ise Bach’tan Gershwin’e klasik müzik repertuarının en güzel örneklerinden oluşan bir program sunacak.
2010 Leyla Gencer ve 2011 Maria Caniglia Opera Yarışması’ndaki ödüllerinin ardından La Scala’da sahne alan genç soprano Pervin Çakar, pek çok opera festivalindeki performanslarıyla uluslararası çapta ilgi çekerek, dinleyicilerin ve müzik otoritelerinin övgülerini topluyor. Musica Riva, Martina Franca, Wexford opera festivallerindeki performanslarının ardından ünü tüm sınırları hızla aşan Çakar, geçtiğimiz günlerde de Pavarotti’nin doğum günü nedeniyle San Petersburg ve Moskova’da düzenlenen konserlerde de söyledi. Rostropovich-Hammer ödülünün sahibi viyolonsel sanatçı Jiri Barta, bugüne kadar, Wigmore Hall, Palau de la Musica, Théâtre des Champs Elysées gibi dünyanın önemli müzik merkezlerinde verdiği konserlerle tanınıyor.
Adında olduğu kadar ruhunda da tüm tarihi zenginliği ve sihirli atmosferiyle İstanbul’dan esinlenen Çellistanbul, aynı okuldan mezun olmuş ve çeşitli ülkelerde eğitimlerini tamamlamış dört viyolonsel sanatçısından oluşuyor, Murat Berk, Çağ Erçağ, Melih Kara ve Ozan Tunca. 2002’den bu yana yurtiçi ve dışında pek çok konser salonunda ve önemli festivallerde sahneye çıkan Çellistanbul, 35. İstanbul Müzik Festivali kapsamında da dünyaca ünlü çellist Julian Lloyd Webber ile büyük beğeni toplayan bir konser vermişti.
KUDSİ ERGUNER TOPLULUĞU VE DOULCE MÉMOİRE ENSEMBLE İLE
“BAB-I SAADET”
14 Haziran Perşembe | Aya İrini Müzesi | 20.00
Festival, Boeing Ticari Uçaklar'ın sponsorluğunda uluslararası sanat dünyasında oldukça saygın bir yere sahip olan, dünya müziğinin öncülerinden, neyzen Kudsi Erguner ve topluluğu ile Denis Raisin-Dadre tarafından yönetilen, Diapason ödüllü, Doulce Mémoire Ensemble’ı aynı sahnede buluşturacak çok özel ortak projeye ev sahipliği yapıyor. Repertuarı 15. ve 16. yüzyıl Osmanlı ve rönesans müziklerinden oluşan “Bab-ı Saadet” projesi, 14 Haziran Perşembe akşamı saat 20.00’de Aya irini Müzesi’nde gerçekleştirilecek.
Neyi ve sufi müziğini dünyayla tanıştıran, dünyaca ünlü müzisyenlerle ortak çalışmalar gerçekleştiren Kudsi Erguner, 1988’de Kudsi Erguner Ensemble adıyla kurduğu müzik topluluğuyla 16. yüzyıl klasik Osmanlı müziğini tanıtmak için pek çok çalışma yaptı. Erguner’in 1990 yılından itibaren festival çerçevesinde yaptığı farklı müzik projeleri bulunuyor. Saygın eleştirmenlerin erken müzik konusunda “dünyanın en iyilerinden biri” olduğu konusunda birleştikleri Denis Raisin-Dadre yönetimindeki Doulce Mémoire Ensemble ise prestijli festivallere düzenli olarak konuk oluyor.
“İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ GENÇ SOLİSTİNİ SUNAR”
15 Haziran Cuma | Süreyya Operası | 20.00
İstanbul Müzik Festivali, 40. yılını kutlarken, ülke çapında genç yetenekleri keşfederek teşvik etmek üzere “İstanbul Müzik Festivali Genç Solistini Arıyor” başlıklı bir proje başlattı. Ülkenin çeşitli konservatuarlarından öğrencilerin katılımıyla 21 Mart’ta yapılacak seçmeler sonucunda belirlenecek bir genç solist, 15 Haziran Cuma akşamı saat 20.00’de Süreyya Operası’nda şef Ramiz Aslanov yönetimindeki İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Senfoni Orkestrası eşliğinde bir konçerto seslendirecek.
Öğrencilerin yanı sıra akademik kadronun da katılımıyla ve Ramiz Aslanov yönetiminde yurt içi ve yurt dışında konserler veren İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Senfoni Orkestrası, geçtiğimiz yıl Haziran ayında Türkiye’yi temsilen katıldığı Fransa’daki Uluslararası Üniversiteler Müzik Festivali’ne katıldı. Topluluk daha önce Avrupa'nın en prestijli festivallerinden Beethoven Festivali’ne de katılarak, Fazıl Say’dan Gülsin Onay'a dek pek çok solistle birlikte başarılı çalışmalara imza attı.
DEUTSCHES SYMPHONIE ORCHESTER BERLIN VE
FESTİVALİN ONUR ÖDÜLÜ SAHİBİ HÜSEYİN SERMET İLE
RAVEL’DEN BEETHOVEN’A BİR GECE
16 Haziran Cumartesi | Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı | 20.00
Festival kapsamında 16 Haziran Cumartesi akşamı, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda, Mercedes-Benz Türk AŞ'nin sponsorluğunda, Festivalin bu yılki Onur Ödülü’nün sahibi, uluslararası platformda adından sıkça söz ettiren ünlü piyanist Hüseyin Sermet ile şef Sir Roger Norrington yönetimindeki Deutsches Symphonie Orchester Berlin, Ravel’den Beethoven’a uzanan bir programla müzikseverlerle buluşacak.
Saat 20.00’de başlayacak konserin, Festivalin teması “Umut ve Kahramanlar”dan yola çıkarak belirlenen programında, Ravel’in, I. Dünya Savaşı’nda sağ kolunu kaybeden, her ne koşulda olursa olsun “umudunu asla yitirmeyen” piyanist Wittgenstein için yazdığı “Sol El İçin Piyano Konçertosu” ve Beethoven’ın, kahramanlığı hem zafer hem de trajedisiyle dile getiren 3. Senfoni’si “Eroica” yer alıyor.
Yorumculuğunun yanı sıra besteci kimliğiyle de tanınan, her kayıt çalışması, aralarında Diapason d’Or ve MIDEM Classical Award’ın da bulunduğu pek çok ödüle değer görülen Hüseyin Sermet, dünyanın önemli orkestraları ve şefleriyle verdiği konserlerle uluslararası platformda adından sıkça söz ettiriyor. Camerata Salzburg, Stuttgart Radyo Senfoni’nin ardından Zürih Oda Orkestrası’nın birinci şefi olarak görev yapan Sir Roger Norrington, özellikle barok, klasik ve romantik dönem eserlerinin orijinaline tamamen sadık icralarıyla tanınıyor. Deutsches Symphonie Orchester Berlin ise Almanya’nın demokratik ve kültürel değişiminin müjdecisi kabul edilen, gerçekleştirdikleri çalışmalarla pek çok ilke imza atan bir topluluk.
FESTİVAL BULUŞMALARI’NIN BU YILKİ KONUKLARI:
RENAUD CAPUÇON, DANIEL MÜLLER-SCHOTT, ANIKA VAVIC
18 Haziran Pazartesi | Aya İrini Müzesi | 20.00
Festival klasiği haline gelen, daha önce aynı sahnede bir araya gelmemiş sanatçıları ilk kez İstanbul’da buluşturan “Festival Buluşmaları” dizisinin bu yılki konukları, Fransız kemancı Renaud Capuçon, Alman viyolonselci Daniel Müller-Schott ve Sırp piyanist Anika Vavic olacak. 18 Haziran Pazartesi akşamı saat 20.00’de Aya İrini Müzesi’nde Pak Topluluğu'nun sponsorluğunda gerçekleştirilecek konserde üçlü, Haydn, Shostakovich ve Brahms’ın yapıtlarını seslendirecek.
2000 yılında Victoire de la Musique ödülünü alan Renaud Capuçon, bugün günümüzün en önemli genç kuşak kemancısı olarak kariyerinin zirvesinde bir isim. Daniel Müller-Schott, Salzburg, Lucerne, Schleswig-Holstein ve Vancouver gibi dünyanın önde gelen tüm festivallerinde sahne aldı. Dünyanın en saygın ve aranan şeflerinden Valery Gergiev’le pek çok konsere imza atmış olan piyanist Anika Vavic’in yorumları Zubin Mehta tarafından “akıllı ve tutkulu”, Daniel Barenboim tarafından da “senfonik piyano çalış” olarak nitelendiriliyor. Festivalin özgün ve başka hiçbir yerde tekrarlanmayacak olan buluşması bu yılın “kaçırılmazlarından”.
“GENÇ USTALAR VE KAHRAMANLARI”:
15 YAŞINDAKİ ÜÇ PİYANO VİRTÜÖZÜ,
“HARİKA ÇOCUKLAR” GÜLSİN ONAY, HÜSEYİN SERMET VE
MUHİDDİN DÜRROĞLU İLE AYNI SAHNEDE
19 Haziran Salı | Cemal Reşit Rey Konser Salonu | 20.00
İstanbul Müzik Festivali, bu yılki teması “Umut ve Kahramanlar” çerçevesinde, her biri şimdiden “usta” olarak anılan üç genç piyanisti, dünya çapında üne kavuşmuş, ülkemizin kültür alanındaki “kahramanları” olan üç virtüöz ile çok özel bir konserde buluşturuyor. 19 Haziran Salı günü saat 20.00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda, TSKB'nin sponsorluğunda, henüz 15 yaşında olmalarına rağmen piyanoda devleşen Ece Bozkurt, Iraz Yıldız ve Cem Esen, geçmişin “harika çocukları” bugün ise piyanonun duayenleri olan Gülsin Onay, Hüseyin Sermet ve Muhiddin Dürrüoğlu ile aynı sahnede buluşacak.
2009’daki ilk Kamuran Gündemir Piyano Yarışması’nda birincilikle ödüllendirilen Ece Bozkurt ve Cem Esen’in ardından 2011’de aynı yarışmadaki performansıyla Iraz Yıldız da ödüle layık görüldü. Ece Bozkurt, geçtiğimiz sezon Lukas Borowicz yönetimindeki İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’yla çaldı ve Moskova’da Spivakov Vakfı konser serisinde resital verdi. Aldığı ödüllerle adından sıkça söz ettiren Cem Esen, geçtiğimiz yıl, Çağdaş Eğitim Vakfı’nın Harika Yetenekler ve Cihat Aşkın’ın CAKA projesine seçildi. Vladimir Spivakov tarafından Moskova’ya davet edilen Iraz Yıldız ise dinleyenleri büyüleyen bir tekniğe sahip.
İSTANBUL DEVLET SENFONİ ORKESTRASI VE DANIEL MÜLLER-SCHOTT’TAN
“DON KİŞOT” ve “BİR KAHRAMANIN HAYATI”
20 Haziran Çarşamba | Aya İrini Müzesi | 20.00
Festival, 20 Haziran Çarşamba günü saat 20.00’de Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek konserle dinleyenleri bir “kahramanının” peşinden uzak diyarlara sürükleyecek. Şef Christoph Altstaedt yönetimindeki İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, dünya sahnelerinin yeni yıldızı viyolonsel virtüözü Daniel Müller-Schott’a Richard Strauss’un, Cervantes’in 18. yüzyılda “aklın ve gerçekçiliğin” övgüsü olarak baş tacı edildiği romanı Don Kişot’tan esinlenerek yazdığı yapıtında eşlik edecek. Konserde ayrıca, Strauss’un kendisini anlattığı, kahramanlık temasını oldukça güçlü ve canlılıkla betimleyen, bestecinin tüm yaratıcı kudretini yansıtan Bir Kahramanın Hayatı adlı yapıtı da yorumlanacak.
Neslinin en iyilerinden biri olarak dünyanın en prestijli sahnelerinde müzikseverlerle buluşan sanatçısı Daniel Müller-Schott, Salzburg, Lucerne, Schleswig-Holstein, Vancouver gibi pek çok önemli festivale düzenli olarak davet ediliyor. André Previn ve Peter Ruzicka’nın konçertolarını ithaf ettiği Müller-Schott, ORFEO, Deutsche Grammophon, Pentatone ve EMI etiketleri altında şimdiden hatırı sayılır, bol ödüllü bir diskografiye sahip.
FESTİVALDE DÜNYACA ÜNLÜ BİR YILDIZ: HÉLÈNE GRIMAUD
22 Haziran Cuma | Aya İrini Müzesi | 20.00
Günümüzün en başarılı virtüözlerinden Hélène Grimaud, İstanbul Müzik Festivali’nin konuğu olarak ilk defa İstanbul’da. Çin’den Amerika’ya, verdiği konserler ve aldığı ödüllerle, klasik müzik dünyasının yıldız isimlerinden Hélène Grimaud, 22 Haziran Cuma akşamı saat 20.00’de, Berrin Erengül ve Murat Barlas'ın eş sponsorluğunda, Aya İrini Müzesi’ndeki konserinde, Mozart, Berg, Bartók ve Liszt’in eserlerinden oluşan bir resital programıyla Festival izleyisiyle buluşacak.
Düzenli olarak Berlin Filarmoni, Philharmonia, Bavyera Radyo Senfoni ve Münih Filarmoni gibi dünyanın en önemli orkestralarıyla konserler veren Hélène Grimaud, Kurt Masur, Bernard Haitink, Esa-Pekka Salonen, Pierre Boulez, Ricardo Chailly, Valery Gergiev ve Andris Nelsons’ın da aralarında bulunduğu üç kuşağın en büyük şefleriyle çalıştı. Lucerne, Salzburg ve BBC Proms gibi dünyanın en saygın festivallerine sürekli konuk olan Grimaud, 2010 ECHO Klasik ödülünün sahibi. On altı yaşında kaydettiği Rachmaninov albümüyle ilk ödülünü alan Grimaud, 2002 yılından beri albüm çalışmalarını yürüttüğü Deutsche Grammophon firması için en son Beethoven’in 5. Piyano Konçertosu’nu kaydederek hem eleştirmen hem de dinleyicilerden tam not aldı. Yıl boyunca, 4 haftada 7 ülkede, 13 konser; Paris’te 6 günde 4 ayrı konçertoyla 5 konser gibi olağanüstü yoğun bir konser trafiğine sahip Hélène Grimaud piyanosunun yanı sıra kamuoyunda kurtları korumak için kurduğu merkez ve geçtiğimiz yıl kansere karşı verdiği savaş ile de takdir topluyor. 2006 ve 2008 yıllarında geçirdiği sakatlıklardan dolayı turne programını iptal ederek İstanbul’a gelemeyen Hélène Grimaud, Festivalin 40. Yılında İstanbullu müzikseverlerle buluşacak.
FAZIL SAY’DAN BİR DÜNYA PRÖMİYERİ:
“MEZOPOTAMYA” DÜNYADA İLK KEZ
40. İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ’NDE
23 Haziran Cumartesi | Haliç Kongre Merkezi | 20.00
Bestelediği eserleri ve tüm dünyada verdiği konserleriyle günümüzün en başarılı sanatçıları arasında yer alan Fazıl Say’ın İstanbul Müzik Festivali’nin siparişi olan “Mezopotamya” başlıklı 2. Senfonisinin dünya promiyeri, Borusan Holding'in sponsorluğunda, 40. İstanbul Müzik Festivali kapsamında gerçekleştirilecek. 23 Haziran Cumartesi günü saat 20.00’de Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek prömiyerde, usta sanatçıya, şef Gürer Aykal yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşlik edecek. Eserin prömiyerinde Bülent Evcil (flüt), Çağatay Akyol (bas blokflüt) ve Carolina Eyck (theremin) de solist olarak yer alacaklar.
Fazıl Say’ın “başyapıt” olarak nitelendirdiği “Mezopotamya” başlıklı 2. Senfoni’si, uygarlık tarihinin kadim medeniyetleri Sümer, Asur ve Babil’in tınılarından, Dicle ve Fırat’ın çağıltısına, ağıtlardan, türkülere, nihayetinde yaşam ve ölüm, barış ve savaş motiflerinin birleştiği pek çok kültürün derin iz bırakan görünümlerini yansıtarak günümüz coğrafyasına odaklanıyor.
Konserin ilk yarısında, usta piyanist Beethoven’ın güçlü temaları ve epik atmosferi nedeniyle “İmparator” lakaplı konçerto 5. Piyano Konçertosu’nu da seslendirerek, bestecilikteki ustalığı kadar piyanist olarak virtüözitesini de sergileyecek.
“SÖYLE, BEN SENİM-MEVLANA”
24 Haziran Pazar | Aya İrini Müzesi | 21.00
İstanbul Müzik Festivali, Hollanda-Türkiye diplomatik ilişkilerinin 400. yıldönümü kutlamaları kapsamında, günümüz bestecilerinden Michael Ellison’ın “Söyle, Ben Senim” adlı çağdaş müzik tiyatrosunun Türkiye prömiyerine ev sahipliği yapıyor. Romain Bischoff yönetimindeki VocaalLAB korosu, Hezarfen Ensemble ve Mensum Ibrahimov, Ekaterina Levental, Arnout Lems’in katılımıyla sahnelenecek “Söyle, Ben Senim” başlıklı gösterinin Türkiye Prömiyeri 24 Haziran Pazar akşamı saat 21.00’de Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek.
Festivalin Rotterdam Operadagen ile ortak olarak gerçekleştirdiği Mevlana Celaleddin Rumi ile onun gönül dünyasının rehberi Şems-i Tebrizi’nin ölümsüz hikâyesine dayanan bu proje, teatral, kültürlerarası ve müzikal klişeleri bir kenara bırakarak Mevlana’nın Şems ile ilişkisini yalın bir dille anlatıyor. Michael Ellison’ın yapıtları bugüne kadar başta New York Youth Symphony olmak üzere Gaudeamus Festival, National Endowment for the Arts (ABD), Fulbright Foundation ve ASCAP gibi birçok kurum ve festival tarafından ödüllere layık görüldü.
KLASİK GİTARIN YENİ KAHRAMANI MILOS
25 Haziran Pazartesi | İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası | 20.00
Klasik gitarın yeni kahramanı olarak kabul edilen Miloš, İstanbul Müzik Festivali kapsamında vereceği ilk konserinde, Albeniz, Bach, Domeniconi, Granados, Tarrega, Villa-Lobos’un eserleri ve Güney Amerika gitar repertuarından bir seçkiyle 25 Haziran Pazartesi günü saat 20.00’de İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası’nda İstanbul Ticaret Odası’nın sponsorluğunda müzikseverlerle buluşacak.
Lucerne Festivali ile Wigmore ve Purcell salonlarındaki konserleriyle son derece parlak bir başlangıç yapan Miloš, 2002’de Ivor Mairants, 2005’te de Julian Bream Ödülü, 2010’da müziğin Oscar’ı sayılan Gramophone ödüllerini iki dalda alarak, önce Avrupa ve Amerika’yı sonra Uzakdoğu ve Avustralya’yı fethetti. Yoğun bir konser trafiğiyle dünyayı dolaşan sanatçı yer aldığı her etkinlik ve ülkede hatırı sayılır bir hayran kitlesiyle müzikseverleri peşinden sürüklüyor.
ANA MOURA’NIN FADO’LARIYLA
ARKEOLOJİ MÜZESİ’NDE BİR GECE
26 Haziran Salı | İstanbul Arkeoloji Müzeleri Avlusu | 21.00
Festivalde, Portekiz’in hüzün, özlem, hasret, aşk ve derin bir tutku içeren fado’ları, Ana Moura’nın, sesi ve tutkulu yorumuyla, 26 Haziran Salı günü saat 21.00’de İstanbul Arkeoloji Müzeleri Avlusu’nda müzikseverlerle buluşuyor.
2007’de Amalia Rodrigues Vakfı’nca fado’nun en büyük yıldızı ödülünü kucaklayan, pek çok eleştirmenin sesini, tutkusunu ve bu geleneksel müziğe “kalben” bağlılığını müthiş övgülerle taçlandırdığı Ana Moura, 2003’teki ilk albümü “Guarda-me a vida na mão” ile Fransa’dan Çin’e, büyük bir hayran kitlesi kazandı. Ertesi yıl Carnegie Hall’a davet edilen ilk Portekizli sanatçı unvanını alan ve sonrasında Cannes Film Festivali’nde de dinleyenleri soluksuz bırakan bir konser veren sanatçı, gerçekleştirdiği her çalışmayla dikkatleri üzerine topluyor.
2007’de Rolling Stones’un solisti Mick Jagger ile “No Expectations” adlı parçanın fado düzenlemesini seslendirerek, tam 40 bin seyirciyi kendine hayran bırakan Moura, “Para Além de Saudade” ile Golden Globe’a aday gösterilerek, ödülü, dördüncü albümü “Leva-me aos Fados” ile 2009’da aldı. Aynı yıl Paris’te verdiği konserle, Prince’in de övgülerini alan genç sanatçı, dünyanın pek çok ülkesinde gerçekleştirdiği konserlerle unutulmaz bir kariyere imza atıyor.
MILOS & MİLLİ REASÜRANS ODA ORKESTRASI
28 Haziran Perşembe | Aya İrini Müzesi | 20.00
Başarılı gitarist Miloš, ikinci konserini, Milli Reasürans T.A.Ş.'nin sponsorluğunda, şef Hakan Şensoy yönetimindeki birçok başarılı çalışmaya imza atan Milli Reasürans Oda Orkestrası ile 28 Haziran Perşembe günü saat 20.00’de Aya İrini Müzesi’nde verecek. Konserde Miloš’a eşlik edecek orkestra, Rodrigo’nun yaşama dair beslediği en derin umutlarını bütünleştirdiği Concierto de Aranjuez, Bizet-Shchedrin ve Ravel’in yapıtlarını seslendirecek.
1996 yılında kurulan Milli Reasürans Oda Orkestrası, kuruluşundan itibaren yurt içi ve yurt dışından katılan tanınmış şef ve solistlerle birçok başarılı konsere de imza attı.
FESTIVAL KAPANIŞ KONSERİ: VİYANA ODA ORKESTRASI
29 Haziran Cuma | Aya İrini Müzesi | 20.00
Festival, Türkiye İş Bankası'nın sponsorluğunda, klasik müziğin başkenti Viyana’nın en seçkin topluluklarından Stefan Vladar yönetimindeki Viyana Oda Orkestrası’nın keman dünyasının genç yıldızı, Alina Pogostkina’ya eşlik edeceği konserle sona erecek.
29 Haziran Cuma akşamı saat 20.00’de Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek Festivalin son konseri, aşk, sadakat ve kahramanlık abidesi Leonore’nin hikâyesinin anlatıldığı Beethoven’ın aynı adlı uvertürü ile başlayacak. Şiirsel bir yazı diliyle soylu bir virtüözlüğü kaynaştıran Mendelssohn’un, çok ince ve zarif melodik buluşlarla parlayan Opus 64 Keman Konçertosu Alina Pogostkina tarafından seslendirilecek.
Genç yaşına rağmen yer aldığı her konserde eleştirmenleri defalarca kendine hayran bırakan bir keman virtüözü Alina Pogostkina, 2001 Kraliçe Elisabeth ve 2005 Sibelius Yarışması’nda aldığı ödüllerle dünya çapında bir ün kazandı. Keman dünyasının genç yıldızı Pogostkina, müzik eleştirmenleri tarafından “genç, parlak, mükemmel ve bir o kadar da doğal” olarak nitelendiriliyor. Yorumlarında güçlü, her daim yüksek bir enerjinin ve adeta tek bir vücutmuşçasına kontrolün egemen olduğu Viyana Oda Orkestrası ise 1946’dan bu yana dünyanın en önemli sanatçılarıyla konserler veriyor.
40 yılda sayılarla İstanbul Müzik Festivali
İstanbul Müzik Festivali’nde, 40 yıl boyunca, 40.000’i aşkın sanatçının 2.835 gösterisi 3.360.000 kişi tarafından izlendi.
Festivalde 40 yıl boyunca 1.000 bestecinin 3.000’in üzerinde eseri seslendirildi.
Festival Sponsorluğu’nu 2006 yılında Eczacıbaşı Holding’den devralan Borusan Holding’in yanı sıra, festival gösterilerine 40 yıl boyunca 331 kişi, kurum ve kuruluş destek verdi.
1973 yılında düzenlenen ilk İstanbul Festivali’nin bütçesi 8.000.000 liraydı. (1 doların 14 lira ettiği düşünülürse, toplam bütçe 571.428 dolar ediyordu.) İstanbul Müzik Festivali’nin 2012 yılı bütçesi ise 5.785.484 TL (yaklaşık 3,2 milyon dolar).
Festivalin 2003 yılından bu yana verdiği “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” bugüne kadar 10 sanatçıya takdim edildi: Arvo Pärt, Daniel Barenboim, Gidon Kremer, İlhan Usmanbaş, John Tavener, William Christie, Jordi Savall, José Antonio Abreu, Leyla Gencer, Nevit Kodallı. 40. İstanbul Müzik Festivali’nin “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” Gürcistan’ın ve çağdaş müzik dünyasının en değerli bestecilerinden Giya Kancheli’ye verilecek.
Festivalin 2006 yılından bu yana verdiği “Onur Ödülleri” ise bugüne kadar Ayhan Baran, Ayla Erduran, Ayşegül Sarıca, Gürer Aykal, İdil Biret, Muammer Sun, Suna Kan ve Yalçın Tura’ya takdim edildi. 40. İstanbul Müzik Festivali’nin “Onur Ödülü” ünlü piyanist Hüseyin Sermet’e verilecek.
Festival 40 yıllık programında Türkiye dışından, dünyanın önde gelen 48 senfoni orkestrasına yer verdi: