TURİZMDE DE KAHRAMANLAR VARDIR...
TÜRSAB BAŞKANI BAŞARAN ULUSOY Açılış konuşmasına,TC Kültür ve Turizm Bakanlığına,Valilik ve Belediye Başkanlığına,Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve bu güzel konağın ortaya çıkmasında emeği olan herkese teşekkürle başladı.
Konuşmasına devamla’’ Tarihte kahramanlarımız vardır.Güreşimizde de öyle.
Bu ülkenin sigortası vardır o da Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet.Turizmde de kahramanlar vardır Medeniyet dediğimiz canavara karşı direnenler,turizmci dostlarımız vardır.Kastamonu Belediye Başkanına bir zaman önce yaptığım söyleşide,yapılaşmada gördüğüm kirliliği aktardım.Selçuk’luların karekteristik özelliklerini taşıyan bu kültüre Osmanlılar bir zarar vermeden yürütmüş,
Cumhuriyet’ le de durum devam etmiş ama son zamanlarda yeni yapılaşma modeline ayak uydurmuş.Güzelim konakların bazıları tahribe ugramış.
15 katlı binalar yapılmış.Ben bunlara karşıyım.Gülsen Kırbaş’ı Kastamonu’ya sahip çıkan bir kahraman olarak görüyorum.Direnen kahramanların tümüne, hassasiyetle Kastamonu’nun geleceğine eğilen Valisine,Belediye Başkanına,
Vakıflar Genel Müdürüne ve yatırım yaparak kültür varlıklarımızı koruyacak arkadaşlarımıza,bu özeni sürdüreceklerine olan inancımla teşekkür ediyorum.
Turizmde artık kültür turlarına ağırlık veren destinasyon tarzlı tanıtımlara ağırlık veriyoruz.Gülsen Hn. ın yaptığı iş kolay değil.Emeğiyle gayret ve sabır ve azmiyle yaşam tarzına sosyo ekonomik bir köprü oluşturmuş kahramanlara destek olmak asil görevimizdir.’’ Dedi.

Daha sonra ,Kastamonu Valisi Mustafa Kara yaptığı açılış konuşmasında;
‘’ Beşbuçuk yıl önce Toprakçılar konağına sahip çıkan Gülsen Kırbaş Hanımefendinin bir eseri daha ortaya çıkmış oluyor.Toprakçılar ‘la ilki başaran Gülsen Hn.a bunu da başarmış olmasından dolayı tebriklerimi sunuyorum.Kastamonu’da kültür turzmine verilen önemin somut göstergesi oldunuz’’ diyerek teşekkkürlerini bildirdi.Şimdiye kadar restorasyonu yapılan eserlerin isimlerini sayarak,’’Toprakçılar,Sirkeli,Sinan Bey, Aşiyan, Elbeyler,
Abdülhak Hamit ,40 Odalı ,Tahir Efendi,Kütüphaneli çarşı konakları,Kurşunlu Han Kervansarayı Kastamonu’muzun tarihine kültürüne sahip çıkılarak turizme kazandırılmıştı.Bugün uğurlu Konağı açılarak bir yenisi ekleniyor.Hayırlı olsun’’ dedi.Tarihi kalesinin onarımı, Cumhuriyet Meydanı’nınyapılandırılması,Şeyh Şabanı Veli ve İsrailiye Külliyesi,Kurşunlu Han,Cem Sultan Bedesteni,Kastamonu Müzesi,Vedat Tek Kültür ve Sanat Merkezi gibi kültür varlıklarının kazandırılmasıyla da bu değerlerin Kastamonu’ya renk katan eserler olduğunu belirtti.Kamu olarak yapılandırma planları içinde sadece Saray ve Çifte Hamamların kaldığını ,Üniversitenin tamamlanmasıyla Kasatamonu’nun çok güzel bir turizm kenti olacağına olan inancını ekledi.
Uğurlu Konağının eski sahibi Atıf Uğurlu yaptğı konuşmada ‘’ 1995 de Çekül Vakfıyla başlatmış olduğumuz koruma kültürünün bu aşamasını da gördükten sonra,bizim büyüdüğümüz bu güzel konağı yaşatan kardeşim Gülsen Hn.a teşekkürlerimle şükranlarımı sunuyorum.Bu noktaya gelmemizde projeyi başalatan Metin Sözen ağabeyimizi de anmamız gerek.Mimari katkılarıyla destek veren Vedat Tek, Ahmet ve Kemal Bey,Nilgün Hn. kardeşlerimizi tebrik ederim.
200 yıllık konağımzın ebediyen yaşamasını dilerim’’ dedi.

Konuşmaların sona ermesinin ardından kudele kesilerek Uğurlu Konağı turizme açıldı.Canlı müzik eşliğinde nefis yöresel tatların oluşturduğu ikramlarla ,açılış töreni gerçekleşmiş oldu.
Uğurlu konağı’nın sahibesi Gülsen Kırbaş ile yaptığımız ara görüşmelerde söyledikleri bilgi dağarcığımıza renk kattı.
‘’KASTAMONU’NUN TURİZM GELECEĞİ ÇOK PARLAK
Doğal ve tarihi dokusuyla Kastamonu henüz keşfedilmemiş bir inci, , turizm geleceğinin çok parlak olduğunu görüyorum. Bizler gibi Kastamonu’ya yatırım yapan ve tanıtımı için azimle çalışan insanlar sayesinde, bir gün istiridyenin içindeki inci tanesi olan Kastamonu keşfedilecektir. Zira, Kastamonu, kültür turizmi, ekoturizm, dağcılık ve av turizmi, yayla turizmi, kış turizmi, inanç turizmi gibi geniş bir turizm potansiyeline sahip. Örneğin, Eko- turizmi ele aldığımızda; kuş gözetleme, mağara turizmi, kanyon turizmi, botanik turizmi için uygun sahalar bulunmaktadır. Mesela, Valla Kanyonu, Çatak Kanyonu vd. yurtiçi ve yurtdışına tanıtabileceğimiz çok özel turizm ürünlerimiz arasındadır. Aynı zamanda, Kastamonu’nun, çok zengin anıtsal mimarisi de mevcuttur. Güzel ilimizde; tarihi konaklar, 13 yüzyıldan kalma külliyeler, camiler, hamamlar, medreseler vardır. Özellikle, tarih turizmi için Kastamonu hakikaten bulunmaz bir kenttir” dedi.
YARIM SAAT KALINACAK, BİR ŞEHİR DEĞİLİZ
Kastamonu’nun, 7 bin yıllık tarihi boyunca, birçok uygarlığa merkezlik ve iki Türk beyliğine başkentlik yapmış olduğunu hatırlatan Gülsen Kırbaş, kentin, Osmanlı İmparatorluğu’nun da önemli vilayetlerinden biri olduğunun altını çizerek, konuşmasına şöyle devam etti:
“Hititlerden günümüze dek, kesintisiz olarak birçok uygarlığın izlerini taşıyan Kastamonu, adeta canlı bir tarih müzesi gibidir. Kastamonu’da; Yılanlı Darüşşifa, Roma ve Frigler’den kalma kaya mezarları, Çobanoğulları, Candaroğulları, Osmanlılar ve Cumhuriyet Dönemi’nden birçok eser mevcuttur. Tüm bu değerlendirmelerin ışığında, Kastamonu, şu anki “kültür turlarında” olduğu gibi, sadece yarım saat veya bir- iki saat mola verilecek, günü birlik uğranılacak bir şehir değildir. Kastamonu, tarihi ve kültürel dokusuyla, muhakkak gezilmesi gereken bir kentimizdir. Mesela, kalenin altından, Nasrullah Meydanı’na kadar uzanan, 400 ile 500 konağın ayakta olduğu, eski Roma surlarının olduğu bölge içinde kalan tarihi bir kent merkezi vardır. Burası, Roma’dan Osmanlı’ya kadar uzanan açık hava müzesi gibidir. Özetle, Kastamonu, yarım saat kalınıp, etli ekmek yenilip, ardından Kastamonu çekme helvası ve sarımsak alınacak bir şehrimiz değildir”