| PETER JABLONSKI AŞKIN ENSEMBLE Resitali 17 ŞUBAT 2010 ÇARŞAMBA MKM de gerçekleştirildi |
22.02.2010 |
|
|
|
| Bu buluşmanın İstanbulun Avrupa Kültür Başkenti olduğu 2010 yılında gerçekleşmesi son derece anlamlı bir rastlantı. |
|
|
PETER JABLONSKI / AŞKIN ENSEMBLE Resitali 17 ŞUBAT 2010 ÇARŞAMBA MKM de gerçekleştirildi
Londra'da Kraliyet Müzik Akademisindeki çalışmaları sırasında aynı evi paylaşan iki genç müzisyen, yıllar sonra bu kez mesleki hayatlarının zirvesinde İstanbul'da buluşuyor. Bu buluşmanın İstanbul'un Avrupa Kültür Başkenti olduğu 2010 yılında gerçekleşmesi son derece anlamlı bir rastlantı. Peter Jablonski, dinletinin ilk yarısında Beethoven ve Liszt'in en popüler eserlerini seslendirdi. İkinci yarıda ise Cihat Aşkın ve kurucusu olduğu Aşkın Ensemble, Peter Jablonski'ye Chopin'in 2 numaralı Piyano Konçertosunda eşlik ediyordu. Chopin Yılı'nda, Avrupa Kültür Başkenti İstanbul'da, İstanbul Resitalleri Chopin Sezonu'nda...
PETER JABLONSKI "Hayatınızda bir veya en çok bir kaç kez böyle bir şeyle karşılaşabilirsiniz. Bir müzisyen, bir olağanüstü yetenek size çok iyi bildiğinizi sandığınız bir eseri yeniden, yeni baştan düşündürür. Bu büyük yetenek, İsveçli piyanist Peter Jablonski...." Washington Post
Çok küçük yaşlarda çaldığı Beethoven 1. piyano konçertosu ile ülkesi İsveç'in Harika Çocuğu ünvanını kazanan Jablonski henüz yaşı onsekize varmadan yurtdışı konserlerine başladı. İsveç ve Danimarka Radyo Orkestraları eşliğinde verdiği konserlerin ünü yayılınca Vladimir Ashkenazy tarafından Gershwin Piano Konçertosu’nu Decca için kaydetmek üzere davet edildi. Bu kayıttan sonra Jablonski'nin ünü uluslararası platforma taşındı. Jablonski'nin İstanbul resitali, İstanbul Resitaleri'nin en çok bilet satılan resitalleri arasına girip en başlara yerleşti.
Decca tarafından yayınlanan, Bir Paganini Teması Üzerine Rachmaninov Rhapsodisi ve Shostakovich 1. Piyano Konçertosu Edison Ödülü'nü aldı. Deutsche Grammophon için Anne Sofie von Otter ve Bengt Forsberg ile Chaminade çalışmalarını kaydetmek üzere stüdyoya girdiği albüm 2002 yılında Gramophone Ödülü'nü aldı. 2005 yılında İsveç Kralı, Jablonski'ye ‘Litteris et Artibus’ Madalyası verdi. 1998 yılında Varşova Sonbahar Festivali'nde Orpheus Ödülü'nü aldı.
Jablonski, dinamik cazibesi ile izleyiciyi büyüleyerek beş kıtada konserler veriyor. Solo resitaller, orkestra konserleri... Deutsches Symphonie-Orchester Berlin, BBC Symphony, Philharmonia, Cleveland, Philadelphia, Orchestre National de France, Stavanger Symphony/Susanna Mälkki, NHK Symphony/Vladimir Ashkenazy, Leipzig Gewandhaus/Riccardo Chailly, London Chamber Orchestra, BBC National Orchestra of Wales, Orquesta Ciudad de Granada ve Orchestra Filarmonica della Scala, Jablonski'nin birlikte konser verdiği büyük orkestra ve şeflerin bazıları.

Peter Jablonski yoğun konser çalışmalarının yanısıra İsveç Karlskrona Oda Müziği Festivali ve Altara Records'un Artistik Direktörlüğünü yapıyor. Jablonski'ni son albümü "Chopin, Szymanowski, Maciejewski: Mazurkas / Peter Jablonski", artistik yönetimini yapmakta olduğu ALTARA RECORDS tarafından yayınlandı. Sanatçının bugüne kadar yayınlanmış 22 albümü bulunuyor.
Peter Jablonski piyanizminden örnekler için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız.
AŞKIN ENSEMBLE Aşkın Ensemble, günümüzün kaliteli müzik ihtiyacına cevap verebilmek, oda müziği projeleri oluşturmak ve müziğe sıradışı bir yorum getirmek amacı ile Cihat AŞKIN tarafından 2007 yılında kuruldu.
AŞKIN ENSEMBLE Fotoğraf: © Tolga Gülen
Aşkın Ensemble / Direktör: Cihat Aşkın 1.Keman Sevil Ulucan Ömür Gören 2.Keman Bahar Büyükgönenç Pınar Tezişçi Mesut Caşka Viyola Ulrich Mertin Elif Kantarcı Viyolonsel Rahşan Apay Yelda Özgen Öztürk Kontrbas Aycan Bilginer
Klasik müzik ile beraber yeni oluşumlara da açık olan Aşkın Ensemble, ilk projesini Cumhuriyet kuşağı bestecilerimizden Faik Canselen onuruna gerçekleştirdi. Aynı yıl, İstanbulin isimli albüm çalışmasında Cihat Aşkın’a eşlik eden topluluk, 2008 Nisan ayında dünyaca ünlü keman sanatçısı Ida Haendel ile aynı sahneyi paylaştı. Yurtiçi performanslarının yanısıra, Maastricht ve Amsterdam Concertgebouw’da Cihat Aşkın’ın solistliği ve yönetiminde verdikleri konserin radyo kaydı yapıldı. Müzik eleştirmenlerinden olumlu tepkiler alan Aşkın Ensemble, en büyük desteğini genç ve yaratıcı müzisyenlerinden almakta ve çalışmalarını bağımsız olarak sürdürmektedir.
P R O G R A M
PETER JABLONSKI , piyano
BEETHOVEN Andante Favori Fa majör LISZT Ballade No.2, S.171 En reve (Nocturne), S.207 Macar Rapsodisi No.10, S.244
ARA
Solist: PETER JABLONSKI, piyano AŞKIN ENSEMBLE / Direktör: CİHAT AŞKIN
CHOPIN arn. GÜLEN 2. Piyano Konçertosu Fa minör
......................................................................... PIYANO: YAMAHA GRAND CF IIIS
MKM MUSTAFA KEMAL MERKEZİ www.biletix.com BILETIX ÇAĞRI MERKEZİ 0216 556 9800
Program Notları Resital No:24, Sezon:3, 2009-2010/5 PETER JABLONSKI - AŞKIN ENSEMBLE
LUDWIG van BEETHOVEN (1770-1827)
Klasik Batı Müziği’nin “Üç B”sinden (Bach, Beethoven ve Brahms) biri olan Ludwig van Beethoven, kuşkusuz bir şekilde batı müziği tarihinin en büyük bestecilerinden biridir. Almanya’nın Bonn kendinde doğan besteci, dokuz senfoni, dokuz konçerto, iki mass, bir operanın yanı sıra, solistler, küçük topluluklar ve orkestralar için sayısız eser bestelemiştir. Piyano eserleri arasındaki 32 adet hatırı sayılır sonat, her konser piyanistinin resital repertuarında bulunması gereken esas eserler arasındadır.
Beethoven’ın Almanya ve Avusturya’daki yaşamı, fakirlik, zorluklar, hastalıklar, ailevi sorunlar ve sonu hüsranla biten aşklarla doludur. Yaşadığı tüm eziyetlere rağmen, dehası bitmek tükenmek bilmedi ve kendi hayatı daha da karmaşıklaştıkça yetenekleri gittikçe artan maceracı bir yapıya büründü. En büyük eserlerini, Napolyon’un Viyana kuşatmasının en kötü yılında ve ölmeden önce sağır olarak geçirdiği 14 yıl boyunca besteledi. Birçok Avrupalı besteci gibi, Beethoven da Kilise ve çeşitli aristokrat aileler tarafından maddi anlamda destekleniyordu. Hala duyabiliyorken, popüler bir konser piyanistiydi ve kendi eserlerini çalıyordu. En son performansını, “İmparator” Konçertosu’nu çalmak üzere 1811 yılında sergiledi. Ancak, bu dönemde tamamen sağırlaşmıştı ve konser büyük bir fiyaskoyla sonlandı. Bunun üzerine Beethoven sahneyi tamamen terk etti ve en önemli gelir kaynağını kaybetti.
Bestelediği eserlerin çok büyük bir bölümü risklidir, genellikle kahramanlığı ve zorlukları dışavurur; genel olarak kendi dönemi için bambaşka bir duyarlılığa sahiptir; yeni bir çığır açmıştır. Tek operası olan “Fidelio”, genel olarak kullanılan opera temaları olan ahlaksızlık ve ölümün aksine, evliliğin ve aşkın zevklerinden ve tutkularından bahseder. “Hammerklavier” isimli piyano sonatı ise, 1818 yılının yeni geliştirilen pedallı ve altı oktavlı piyanosunun limitlerini zorlayan bir macera olmanın ötesinde, yeniden yapılandırılan bir sonat formunu örneklemektedir. Dokuzuncu Senfonisi’nin dördüncü bölümünde,
Schiller’in “Ode to Joy”’una (Neşeye Övgü) yer vermiştir. Buradaki insan sesleri, bir Aydınlanma fikri olan İnsanların Kardeşliği idealini hararetli bir şekilde tekrarlamaktadır. Beethoven’dan önce hiçbir besteci böyle bir mesajı coşkulu bir şekilde bir senfoni formatı içinde vermemiştir.
Andante Favori Fa majör (1803) 9:00 Bu parça, aslında ünlü “Waldstein” Sonatı’nın üç bölümünden ikincisi olmak üzere yazılmıştı. Beethoven’ın bir arkadaşı, bu sonatın uzunluğu konusunda olumsuz bir eleştiride bulununca, besteci bu dokuz dakikalık Rondo’yu sonattan çıkardı ve münferit bir parça haline getirdi. Kendisinin de topluluklar önünde sıklıkla çaldığı bu parçayı Beethoven, “Andante favori”, ya da “favori Andante” olarak adlandırıyordu. Bu dokunaklı besteyi unutulmaz kılan anlardan biri de, Jane Austen’ın “Pride and Prejudice” (Türkçe’ye genellikle Aşk ve Gurur olarak çevrilmiştir) adlı eserinin İngiliz BBC kanalı tarafından 1995 yılındaki gösteriminde, ana karakterlerinin narin ve tutkulu bakışlarına anlam kattığı sahneydi.
FRANZ LISZT (1811-1886)
Macaristan’da doğan Franz (Ferenc) Liszt, henüz 9 yaşındayken Carl Czerny ile çalışması için Viyana’ya gönderildi. Liszt, Viyana’da yaşarken Beethoven ve Schubert’e takdim edildi, çok kısa bir süre içinde hem besteci, hem de piyanist olarak bir “harika çocuk” olduğu tescillenmişti. Gençlik çağında Viyana’dan Paris’e geçen müzisyen, burada ileride “Symphonie Fantastique” eserini piyano için uyarlayacağı ve kendisi üzerinde çok büyük bir etki yaratacak olan Hector Berlioz ile tanıştı. Hemen ardından, harikulade keman performansları kendisi için çok daha büyük bir ilham kaynağı olan Niccolo Paganini’yle tanıştı ve kendisi de en azından Paganini gibi büyük bir virtüöz olmaya karar verdi.
Onlarca yıl boyunca Avrupa’nın büyük şehirlerinde turnelere çıkan Liszt’in kariyeri ona çok büyük miktarda gelir sağlamıştı. Hatta müzisyen, bonkör bir hayırsever olmuştu; ihtiyacı olanlara para ve zaman bağışlamak konusunda hiç çekinmiyordu. Liszt’in müziğinin büyük bir bölümü, başka bestecilerin –senfonileri de dahil olmak üzere– eserlerinin piyano için uyarlanmasını içerir. Kendi bestelerinin birçoğu ise betimleyicidir: çeşitli mizansenleri, resimleri ya da ulusal temaları tasvir eder, ya da şiirden veya edebiyattan etkilenir.
Ballade No.2, S.171 (1853) 14:30 “Bestecinin kariyeri boyunca bestelediği eserlerinin çoğunda gözlemleyebileceğimiz karanlık, tehdit edici bir atmosfere hazırlık teşkil eden, bas tuşlarla çalınan uğursuz, karamsar bir melodiyle başlar parça. Bir musibet, bir kötülüğün işaretçisidir adeta. Ancak sanki daha zıt bir şey olamazmış gibi, hemen ardından harika, hızlı, sevgi dolu yeni bir tema ortaya çıkar. Henüz bir yenilik olmadan, iki tema ardı ardına tekrar duyulur. Bunlar aslında coşkulu havai fişekleri ve büyük zorlukları betimlemektedir; iyiyle kötü arasındaki savaşın yansıması, senaryosudur. Temalar, birbiri ardından gelerek dahiyane bir şekilde dönüşmeye başlar. Özelikle sona doğru, görkemli, hatta opera-vari bir melodi sunulmaktadır; bu da, açılıştaki karanlık melodinin bir varyasyonundan başka bir şey değildir aslında. Tüm bu çarpışmanın sonunda ise, parça alternatif temanın narin yankılarıyla, yumuşak bir şekilde sona erer.” (R. Cummings, AllMusic.com)
En reve (Nocturne), S.207 (1885) 2:20 Odak noktasında, sol elde kırık akor dizilerinin eşlik ettiği hareketli, kıvrak bir melodi olan, kısa, hülyalı bir şarkı. Liszt’in geç döneminde bestelediği diğer eserler gibi bu parça da, 20’nci yüzyılda karşılaşacağımız armonik ve dokusal anlamdaki maceracı ruhla ilgili şimdiden bize bazı ipuçları vermektedir.
Macar Rapsodisi No.10, S.244 (1847) 5:20 19 Macar Rapsodisi’nin onuncusu, Mi majör tonundaki bu virtüöz eser, Macaristan milli marşlarından birini yazan Macar besteci ve aktör Béni Egressy’nin bir temasını esas almaktadır. Liszt, kendi eserlerinin farklı versiyonlarını yazmayı severdi; bu parçanın da iki versiyonunu yazdı. Daha çok bilinen versiyon, son derece gösterişli ve abartılıdır. Besteci, bu parçaya bol glissando (bir parmağın birçok tuş üzerinde kayarak çalması) eklemiş, birbirinin yerine kullanılabilecek varyant bölümler oluşturmuş ve yorumcunun insiyatifine bıraktığı ekstra tezyinat seçenekleri kullanmıştır. Egressy’nin mutlu melodisi, empatik akorlar ve hızlı çıkışlarla dolu dramatik girişten sonra duyulur. Ardından aynı melodiyi, bas tuşlarla daha hızlı bir şekilde bir kez daha dinleriz. Parça, Liszt’in tipik gösterişli üslubuna uygun olarak birçok glissandoyla birlikte çarpıcı bir şekilde biter.
FRÉDÉRIC CHOPIN (1810-1849)
Klasik müziğin, piyano söz konusu olduğunda en zorlu bestecilerinden olan, aynı zamanda en çok Romantik dönem piyano eserleriyle tanınan Frédéric Chopin, Polonya’da, Varşova’ya yakın bir köyde dünyaya geldi. Fransız bir babası ve Polonyalı bir annesi olan müzisyenin üstün dehası henüz çocukken ortaya çıkmıştı. Besteci, 1830’daki Kasım İsyanı’ndan hemen önce, yirmi yaşında, Polonya’dan Paris’e taşındı ve burada bulunduğu dönem içinde besteler yaptı, birçok müzisyene ders verdi ve çok kısa bir sürede virtüöz seviyesinde bir piyanist olarak nam saldı. Chopin, eserlerinin çoğunu solo piyano için yazmıştır. Teknik anlamda talepkar olmasına rağmen, stilinin asıl vurgusu nüans ve dışavurumcu bir derinlik üzerine kuruludur. Enstrümantal balad gibi farklı müzik formlarını da yaratan Chopin, piyano sonatı, vals, nocturne, etüd, impromptu, prelüd, ve Polonya milliyetçiliğini yansıtan mazurka ve polonez’lerdeki birçok yeniliği gerçekleştiren yegane kompozitördür.
2. Piyano Konçertosu Fa minör (1830) 31:30 1. Maestoso 2. Larghetto 3. Allegro vivace Henüz 20 yaşında genç bir öğrenciyken, aslında ilk piyano konçertosundan bile önce yazdığı bu konçerto, genç Chopin’in bir piyanist ve besteci olarak ne kadar parlak olduğunu gösteriyordu. Kendisinden önce yaşamış olan piyano konusundaki en seçkin bestecilerden esinlenmişti: Parçanın açılışındaki Fa minör tonundaki Maestoso bölümü, Mozart’ın öğrencisi olan, aynı zamanda piyano üzerinde yaptığı detaylı akademik çalışmalarla da bilinen Johann Nepomuk Hummel’in konçertolarını modellemektedir. Ardından gelen Larghetto bölümü ise, Londra Müzik Akademisi’nde ve Leipzig Konservatuarı’nda akademisyenlik yapmış olan Ignaz Moscheles’in 1820 yılında bestelediği Sol minör piyano konçertosundan esinlenmiştir. Parçanın finalini oluşturan Allegro vivace bölümü ise, üç bölümün en orijinalidir: önce bir Mazurka-vari bölümle açılır, ardından stilize bir Polonya halk şarkısıyla, kemanların col legno (tahta üzerinde – yayın ters bir şekilde kullanılmasıyla çalınır) çalmasıyla devam eder. Bu eserin büyüleyici piyano partisyonu ise o kadar zorlayıcıdır ve enerjiktir ki, bu parçayı dinledikçe, “Keşke Chopin ikiden çok daha fazla piyano konçertosu besteleseydi” dedirtir insana!
Alexandra Ivanoff, Ocak 2010. (Türkçe: Can Ergelmiş) |
|
| Seher Müşfide Aybek |
| Genel Yayın Yönetmeni |
|
|
|
|
|
|
|
Kategorileri görmek için lütfen buraya tiklayiniz...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|