Web Toolbar by Wibiya
 

TÜRKİYE İÇİN ELELE GÖNÜL GÖNÜLE İŞ AŞ ÖZGÜRLÜK SLOGANIYLA BİNLERCE KİŞİYE SESLENEN DP GENEL BAŞKANI HÜSAMETTİN CİNDORUK ; 29.03.2010
Türkiyenin Ak Değil, Cumhuriyet Anayasasına İhtiyacı Var diyor
 
 
TÜRKİYE İÇİN ELELE GÖNÜL GÖNÜLE İŞ AŞ ÖZGÜRLÜK SLOGANIYLA BİNLERCE KİŞİYE SESLENEN DP GENEL BAŞKANI HÜSAMETTİN CİNDORUK ;
 
 

“Türkiye’nin Ak Değil, Cumhuriyet Anayasası’na İhtiyacı Var”  diyor.

 “Türkiye Cumhuriyeti mutlaka anayasal bir devlet olacak”

Demokrat Parti Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, İstanbul Abdi İpekçi Spor salonunu dolduran binlerce kişiye “Büyük Türkiye Buluşması”nda seçim startı vererek seslendi.

Türkiye’nin  güncel sorunlarını değerlendiren Cindoruk, “Türkiye’nin Ak değil, Cumhuriyet Anayasası’na ihtiyacı var” dedi.

 
 

DP Genel Başkanı, Demokrat Parti olarak bütün oyunları bozacaklarını ve seçmene gerçekleri anlatacaklarını vurgulayarak, “Onlarla birlikte tekrar Türkiye’yi  kurtaracağız” diyerek ,hareket etmeliyiz mesajını verdi..

 
 

Cindoruk, Türkiye Cumhuriyeti’nin mutlaka Anayasal bir devlet olacağını ve kim yanlış yapmışsa sırası gelince hesabını vereceğini belirtti.

DP Genel Başkanı Cindoruk, konuşmasında şunları söyledi:

“Bugünkü sıkıntıların başında, bugünkü siyasal iktidar ve başbakan var. O kadar ağır sıkıntılarla baş başa ki Türkiye, kendi meselelerini çözemiyor, her gün yeni bir icat çıkarıyor Başbakan. Son günlere bir bakın, işçiler sokakta, eczacılar güvensiz, çiftçinin arsası satılık. Eskiden çiftçi ekerdi, bugün çiftçi devre dışı, hayvancılık neredeyse çöktü. 4 milyon işsiz var. Dünyanın en güçlü partisi haline geldi işsizler partisi. Sabah evden çıkabilirse, dolmuş parası varsa, iş aramaya gidecek. İş bulması da mümkün değil. Milli gelirimizde 1500 dolar kayıp oldu, bütçe açığı, büyüdü, sanayi yatırımları durdu. Dünyanın neresinde Anayasa Mahkemesi işçi ücretini artırır. İşte o noktaya gelmiş bir Türkiye var. Memur emeklisinin içinde bulunduğu sıkıntıyı anlatmaya gerek yok, Anayasa Mahkemesi bir miktar zam verirse hayatlarını düzeltecekler.

Ordu hedef tahtası olmuş, generaller, amiraller karakola çekiliyor, cezaevleri yazarlarla, askerlerle dolu. Savcı savcıyı tutukluyor. Başbakan yargıdan şikâyetçi. Yargı denetimi kuşatmadı. Yargı denetim görevi yapıyor, ama başbakanın denetime tahammülü yok. HSYK’nın başbakanlığa bağlanmasını istiyor. Şimdi bir başka taslak çıktı, diyet anayasa taslağı. Buradan soruyorum; geçen sene ortaya attığınız anayasadan niye vazgeçtiniz? Bu sene, hesap sormak için anayasa değişikliği istiyorlar. Hem yasama, hem yürütme, hem yargı aynı kişinin etrafında olabilecek. Böyle bir şey bir cumhuriyette mümkün mü? Böyle bir Anayasa, olsa olsa Ak Anayasa olur, Türkiye’nin Ak Anayasaya değil Cumhuriyet Anayasasına ihtiyacı var.

Ben siyasi partilerle uğraşmayı sevmem, siyasi partilere saygım var. Bizim istediğimiz şu, tüm Türkiye’de dünyada olduğu gibi demokrasi olsun, partiler demokrasinin kuralları içerisinde kalsın. Uzlaşma olsun. Uzlaşmayı reddeden bir siyasi partinin, siyasi parti niteliği kaybolur. Bugün gördüğümüz şu, Ak Parti, Türkiye’nin meselelerinde araya giriyor, her gün yeni bir icat çıkarıyor. Ekonomik durumdan ötürü ortaya bu problemleri atıyor. Gelin, bir devlet anayasası yapalım. 1987’de parlamentoda biz bunu yaptık.

Türkiye’nin referanduma ne ihtiyacı var? Ülkenin seçime ihtiyacı var, gelin o seçimi yapalım. Bizim barajın kaldırılmasına, değiştirilmesine ihtiyacımız yok. Bu saltanat, bu seçimde bitecek. Demokratik yapıyı biz kuracağız, barajları indireceğiz, seçim ittifaklarını önleyen engelleri yıkacağız ve demokratik bir anayasa yapacağız. Yolsuzluk, yoksullukla savaşacağız, başka bir şey daha yapacağız, dokunulmazlıkları kaldıracağız, kısacası demokrasinin gereklerini yerine getireceğiz. Sadece ve sadece size güvenerek, diyorum ki, Allah’ın izniyle Türkiye Cumhuriyeti mutlaka anayasal bir devlet olacak, kimin hakkı varsa vereceğiz, sol sağ kavgasını bitireceğiz, gerici, ilerici kavgasını bitireceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinde laiklik vardır, laikliğin temelinde dine saygı vardır, biz dinimize saygılıyız, saygılı olmaya devam edeceğiz.

1950’de ezan üzerindeki ambargoyu kaldıran biziz, imam hatipleri açan biziz, İlahiyat Fakültelerini açan biziz, bizim kimsenin din rehberliğine ihtiyacımız yok. Türk halkı bir bütün olarak vardır. Bugün hepimizin ortak noktası şu, din üzerindeki spekülasyonlar, kavgalar ve istismarlar bitsin.

Haciz memurları çiftçinin ambarını yokluyor, evini barkını haczediyor. Eskiden köylümüz çiftçimiz para kazanırdı. Şeker fabrikalarını paket halinde satışa çıkarıyor. Anayasa Mahkemesi’nin bir kararı var, o karardan korkuyorlar. Bu tempo ile devam ederse, keşke bu AKP olmasa, keşke devletle kurumların arasına girmese denilecek. Böyle giderse, bu partiyi ihtiyaç fazlası olarak görüyorum. Biz Demokrat Parti olarak, bütün bu oyunları bozacağız, seçmenlerimize gerçekleri anlatacağız, onlarla birlikte tekrar Türkiye’yi kurtaracağız.

İstanbullulara şunu da, söylemek istiyorum. DP İstanbul Belediye Başkanlığı’nı kazanırsa, İstanbul’un çehresini, trafiğini çözüme kavuşturacağız. Bu ülke için gerekli her türlü tedbiri alacağız. Bütün bunları sürdürülebilir bir demokrasi için yapacağız. Bu başbakanla, sürdürülebilir bir demokrasi için umutlu olamayız. Demokrat Parti sürdürülebilir demokrasi için elinden geleni yapacak. Partimiz güçlenerek, teşkilatlanarak geliyor. Elbirliği ile çalışacağız. Demokrat Parti çok güçlü bir parti. Bu kırat her zaman ayağa kalktı, her zaman koştu, burada herkes için ümit var. Birlik, beraberlik duygusuyla çalışırsak, alınabilir hakları yerine koyarak dağıtırsak, Türkiye Cumhuriyeti’nin üzerine hiçbir zorluk çıkmaz. Türkiye’nin her yerinde böylesine coşkulu toplantılar yapıyoruz.

Demokrat Parti altında birleşelim, duygularımızı, inançlarımızı, özgürlüklerimizi, haklarımızı birleştirelim, Türkiye Cumhuriyetini yeniden kuralım. Bugün onu yapalım, kucaklaşalım. Şimdi daha fazlasını yapacağız, genç kadrolarımızla yapacağız, eşitlik içerisinde yapacağız. Bizim aradığımız budur. Geçenlerde Sayın Başbakan, Kibariye ile bir konuşma yaptı, Kibariye ona ‘civanım’ dedi. Ben diyorum ki, civanlar burada, Türkiye’nin gençleri burada. Kimse korkmasın. Kendi kendimize yetiyoruz ve DP’nin yapacağı ilk iş, kim yanlış yapmışsa, demokrasiye bir sıkıntı vermişse adalet yerini bulacaktır. Yeni bir gün doğuyor, Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana o mutlu gün yine gelecek. Zaman zaman ara rejimler olur ama, sonunda demokrasi, rejim, ve halk galip gelir. Yaşasın cumhuriyet, yaşasın demokrasi ve yaşayın Demokrat Parti ve onu sevenler.”

 
 
 
 
İlgiyle İzlenen Şölen

İstanbul Abdi İpekçi Spor salonunu dolduran binlerce kişi, Genel Başkan Cindoruk’un konuşmasını coşkuyla izledikten sonra, bir başka etkinliğe tanık oldu.

 
 
 
 

“Yedi Renk Yedi Bölge Türkiye için El Ele, Gönül Gönüle” adı altında ülkenin yedi bölgesinden halk dansları şöleni de büyük bir ilgiyle izlendi.

 
Demokrat Parti’nin “Büyük Türkiye Buluşması” etkinliğine Genel Merkez ve İl Yöneticileri, İstanbul’un 30 ilçesinden partililer ve büyük bir halk topluluğu katıldı.
 
 
 
 

 

Seher Müşfide Aybek
Genel Yayın Yönetmeni
 

Translate Page

 

TourismLifeInTurkey.com'un imtiyaz sahibi   TUYED EGD SKAL   ve   ITO   üyesidir.