Değerli Meslektaşlarım,
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatlarıyla 1923 yılında kurulan Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nun efsane Başkanı merhum Çelik Gülersoy’un 2003 yılında vefatından sonra Kurumun bir düşüş noktasına geldiği, merhum Gülersoy’un vefatının ardından yaklaşık bir yıl sonra kayyıma teslim edildiği ve o tarihten bugüne kadar geçen yaklaşık 7 yıllık süre zarfından halen kayyım tarafından idare edildiği, gerek biz kurum üyeleri, gerekse bu kurumu takip eden herkesçe bilinmektedir.
Merhum Çelik Gülersoy’un bıraktığı onca eserin, ya yavaş yavaş el değiştirdiğini, ya da bakımsızlıktan atıl bir duruma geldiğini görmek, hele ki artık kurum ile özdeşleşmiş olan triptik işlemlerinin de yakın geçmişte kurumun elinden gittiğine şahit olmak, pek çok kurum sevdalısını üzmüş, incitmişti.
Üyesi olmaktan daima şeref duyan ve herşeyin ötesinde merhum başkanımız Çelik Gülersoy’un da dostluğuna nail olmuş bir kişi olarak ben; başta duyduğum vefa borcu olmak üzere Kurumun bir kısım üyelerinin talebi doğrultusunda, içine düşülen bu çıkmazın aşılabilmesi ve Kurumun eski parlak günlerine kavuşabilmesi amacıyla, özellikle yönetimde bulunan kişilere bir itici güç oluşturmak niyetiyle bazı girişimlerde bulunulmuş, özellikle Kurumun anayasası olarak nitelendirebileceğimiz tüzük değişikliğine ilişkin fikir alışverişinde bulunmak üzere, tüm üyelerin davetli olduğu bazı yemekler tertip edilmiş, katılan üyelerle bu konuda görüş alışverişinde bulunularak, ileride Kurumu tehlikeye sokabilecek maddelerin varlığına dikkat çekilmiştir.
Değerli Meslektaşlarım,
Özellikle ifade etmek istiyorum ki ben, Kurumun ne geçtiğimiz yıl yapılan olağanüstü genel kurulunda, ne de 17 Nisan 2010 tarihinde yapılan olağan Genel Kurulu öncesi ve esnasında Başkan’lığa aday olduğumu bizzat deklare etmiş değilim. (Hatta, Genel Kurul salonunda ilişikte görülen yazılı deklarasyonumu tüm haziruna dağıttım.)
TürkiyeTurizm.com elektronik gazetesinde “Turing’te İbrahimhakkıoğlu başkan seçildi, Ulusoy salonu terketti.” başlığı ile yayınlanan haber içeriğindeki; “Ulusoy, divan başkanlığında başarılı olamayınca salonu terk etti.”, “....Turing başkanlığı için 3 kez aday olan, 4.üncüsünde adaylıktan son anda vazgeçen Başaran Ulusoy ekibiyle hüsrana uğradı.” gibi yazarın kendine özgü ifadeleriyle yer alan hususların, gerçekle asla ve asla bir ilgisi bulunmamaktadır. Zira; 24.01.2009 tarihinde Olağanüstü Genel Kurulu yapılan Kurumun, bu toplantı gündeminde seçim maddesi olmadığı gibi, 17.04.2010 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurulu’nda ise zaten aday olmadığımı yazılı bir biçimde deklare etmiş ayrıca, divan başkanlığına da herhangi bir aday göstermemiştim. Üstelik tek kişilik bir seçimin olacağı böyle bir platformda aday olmayacağımı ancak, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nun bir üyesi olarak artık kurumu, eski parlak günlerinde görmeyi can-ı gönülden arzu ettiğimin altını çizerek belirtmiştim.
Değerli Meslektaşlarım,
Manen benim için çok büyük bir anlam taşıyan Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nun, bundan sonraki hayatında yine o eski aktif ve ışıltılı günlerine kavuşması en büyük dileğimdir. Bu Kurumu seven ve varlığını dimdik ayakta sürdürmesini yürekten dileyen herkesin, benimle aynı duyguları paylaşacağından hiçbir şüphe duymamaktayım.
Kaldı ki, makamlar geçicidir. Bu bir bayrak yarışıdır. Asıl olan, bir gün o makamı bıraktığında, kişinin arkasından konuşulanlardır. Bıraktığı eserlerdir. Kuruma ve sektörüne sağladığı yararlardır. Dolayısıyla, her ne olursa olsun, ne makamda bulunulursa bulunulsun dürüstlük ve mertlik esastır.
TürkiyeTurizm.com portalının yazarına da bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Kişilerin hal, hareket ve tavırlarına aklına estiği gibi yorum getirip, bunun adına gazetecilik diyeceğine, hukuki yarışta kaybettiği davaların bedelini sahiplerine bir an önce ödesin. Ödesin ki, borcuna sadakatı anlaşılsın.
Saygılarımla,
Başaran ULUSOY
------------------------------------------------------------------------------------------
Daha önce yayınladığı mesaj;
Çok değerli Kurum Üyeleri,
Bizler için son derece büyük önem ve anlam ifade eden Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nun Olağan Genel Kurulu’na iştirak ederek gösterdiğiniz ilgi ve duyarlılığa teşekkürlerimi iletirken,, Kurumumuzun efsane Başkanı, değerli insan merhum Çelik Gülersoy’u bir kez daha sevgi ve saygı ile anmak istiyorum.
Değerli Üyeler,
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nun, maalesef bir süredir yaşamakta olduğu olumsuzluklardan kurtulması eminim ki, hepimizin dileğidir. Temennim, bu sürecin artık sonuna gelinmiş olmasıdır.
Kurumun en eski üyelerinden birisi olan, çok değerli hocam Prof.Dr.Aydın Aybay beyefendinin ilişikte sizlerle de paylaştığım yazısında ifade edilen tüm duygu ve düşüncelerine, şahsen yürekten katıldığımı belirtmek istiyorum.
Özellikle ifade etmek istiyorum ki, Gündemin 8.maddesinde yer alan Yeni Tüzük Taslağı’nın görüşülmesi hususunun, Kurumun “Anayasası” olarak tanımlayabileceğimiz tüzük değişikliğinin, detaylı bir biçimde irdelenerek, hepimizin ortak rızası ve onayı ile kabul görmesinin en doğru hareket olacağı inancımı paylaşacağınızı ümit ediyor, bu nedenle de bu maddenin öne alınarak görüşülmesini teklif ediyorum..
Bu konuda yapılan ve ilişikte bir kopyasını takdim ettiğim eleştirileri içeren metnin, tarafınızca dikkatlice incelenmesini rica ediyorum. Özellikle, 3., 4., 5., ve 6. maddelerdeki eleştirilerin dikkate alınmayarak hazırlanan taslak tüzüğün kabulü halinde Kurumun, ne derece yara alabileceğini takdirlerinize sunuyorum.
Çok değerli Kurum Üyeleri,
Sizlere, yukarıda izah etmeye çalıştığım bazı hususlara dikkatinizi çekmek istediğimi ifade ederken, tek kişilik bir seçimin olacağı böyle bir platformda aday olmayacağımı ancak, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nun bir üyesi olarak artık kurumu, eski parlak günlerinde görmeyi can-ı gönülden arzu ettiğimi altını çizerek belirtmek istiyorum.
Hepinizin benimle aynı görüşü paylaşacağınızdan emin olarak, saygı ve sevgiler sunuyorum.
Başaran ULUSOY
|