|
HAVAYOLUNDA HUB OLMAK TÜRKİYE’YE YAKIŞIR

Yeditepe Üniversitesi Ticari Bilimler Fakültesi Lojistik Kulübü’nün organize ettiği “Lojistik Forum’10” Şile’deki Doğa Tatil Köyü’nde başladı. |
|
29 Nisan’da Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Suat Hayri Aka’nın açılışını yaptığı Forum’un ikinci günü panellerle sürdü.
Öğleden önce gerçekleştirilen birinci panelin konusu “Hub nedir? Türkiye, hublar için havayollarını nasıl kullanabilir”di. Oturum moderatörlüğünü AABI Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim V. Büyükyüksel’in yaptığı panele konuşmacı olarak DHMİ Genel Müdürü Orhan Birdal, Havaş Genel Müdürü Müjdat Yücel, IFC Antalya Genel Müdürü Alexander Laukenmann ve Allitalia Türkiye Genel Müdürü Ali Tümay katıldılar.
Çorlu ile Atatürk Havalimanı trenlerle bağlanacak
DHMİ Genel Müdürü Orhan Birdal, havalimanlarının son durumunu irdelediği konuşmasında Atatürk Havalimanı’nın Türkiye’nin tek baseport (kurulu birçok hava şirketinin konakladığı yer) özelliği taşıyan havalimanı olduğunun altını çizdi. Birdal, Atatürk Havalimanı’nın büyümesinin sınırlı olduğuna dikkat çekerek, “Çorlu havalimanını genişleterek Atatürk havalimanı ile bağlayacağız. Arada hızlı trenler çalıştırarak iki havalimanını tek havalimanı haline getirmeyi planlıyoruz. Böylece İstanbul’un yükü hafifleyecek. Sadece kargo taşıyan bir havalimanı optimum değil. Öncelikle görünmeyen projelerimizi gerçekleştiriyoruz. Hava kontrol ile ilgili iyileştirmeleri tamamladık. Türkiyenin hub olması konusundaki engellerin aşılması için bunun en önemli adım olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
“Havada tasarrufun adresi yer hizmetleri değildir”
Birdal’dan sonra söz alan HAVAŞ Genel Müdürü Müjdat Yücel ise, Havaş’ın devlet himayesinde kurulduğunu, pasaport işlemleri hariç tüm yer hizmetleri verdiklerini söyledi. Türkiye’de 19 ilde yer hizmeti verdiklerini ifade eden Yücel, “Hub olmanın yolu bayrak taşıyıcıdan geçer. THY’nin bu gelişmesi de, Türkiye’yi de, doğal olarak hub olmada öne çıkarıyor. Hub olmak için önce altyapı gelişmeli. Bu özelliklerin tamamını bir arada uygulayamazsanız uçak sayısını artırmanızın hiçbir anlamı olmaz” dedi.
Tarifeli uçak gerçeğinden uzaklaşmanın mümkün olmadığına işaret eden Yücel, hava yolları kar marjının çok düşük olduğunu, çözümün de ticari işbirliklerinden geçtiğini vurguladı ve tasarruf gerektiğinde önce yer hizmetlerinden başlanmasını da şu cümlelerle eleştirdi: ”Biz, havayolu giderleri kaleminde yer hizmetlerinin payının yüzde 3-4’ü geçmediğini biliyoruz. Böyle bakınca da, tasarrufun adresinin yer hizmetleri olarak gösterilmesinin hakkaniyetli olup olmadığının yorumunu sizlere bırakıyorum.”
“Yatırımlarımız turistin giriş kapısı Antalya için!
Yeni öğrendiği Türkçesiyle samimi bir şekilde öğrencileri selamlayan ICF Genel Müdürü Alexander Laukenmann da, Türkiye’nin, dünya turizminde 8. sırada yer aldığını ve Antalya’nın da turizmde önemli bir işlevi yerine getirdiğini ifade ederek, “Bu nedenle gerekli altyapıya sahip olmalıyız. Antalya’nın 4 milyon yolcusu var. Ancak, 10 yıl içinde 18 milyon yolcuya çıkacak. Bu da yılda yaklaşık yüzde 14-15’ler seviyesinde bir büyüme demektir. 2023 sonuna kadar 34 milyon yolcu gelecek. Alman ve Ruslar ağırlıklı yolcu sayısını oluşturuyor. 3 kat daha büyük bagaj kapasitesine sahip bir terminal inşa ettik. Antalya Havalimanı’nın, Türkiye’deki diğer limanlardan farkı daha fazla büyüme imkanına sahip olmasıdır. 2011 yılında İspanya, Yunanistan gibi ülkelerin katılacağı Routes Mediterranean organizasyonu Antalya’da gerçekleştirilecek. Bu da Antalya ve Türkiye’yi öne çıkaracak önemli bir organizasyondur” açıklamasını yaptı.
Laukenmann, konuşmasının sonunda öğrencilere de şöyle seslendi: “Siz geleceğin yöneticileri olacaksınız. Lütfen, Türkiye’nin fırsatları daha iyi değerlendirmesi için iyi yöneticilere ihtiyacı olduğu gerçeğini unutmayalım.”
Dördüncü konuşmacı ALITALIA Türkiye Genel Müdürü Ali Tümay da, sunumunda Alitalia’nın kuruluş yapısı ve projelerine yer verdi.
Panelin ardından Yeditepe Üniversitesi Lojistik Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Doğuş Durhan katılımcılara plaketlerini takdim etti.
|
|
AHL'YE MODERN HAVA KARGO TESİSİ
Yeditepe Üniversitesi Lojistik Kulübü’nün düzenlediği “LOJİSTİK FORUM’10”un öğleden sonraki bölümünün konukları yine havacılardı. |
|
Yeditepe Üniversitesi Ticari Bilimler Fakültesi Lojistik Kulübü’nün düzenlediği “LOJİSTİK FORUM’10”un öğleden sonraki bölümünün konukları yine havacılardı.
İlk sözü alan THY Kargo Başkanı Atilla Lise, dünya hava kargo sektörünün büyüklük boyutlarını açıkladıktan sonra, bu büyüklükte bir sektörün kar marjının ise yüzde 2 seviyelerinde olduğuna dikkat çekti. “Havada yaratılan gelirin yüzde 13’ü kargoya gidiyor” diyen Lise, “Geçen yıl yüzde 25 bir düşme yaşandı. Bu son 50 yılın en kötü tablosu. 2010’dan itibaren de, büyüme bekleniyor. Düşüşlerde kargo trafiğinin etkisi daha sert, çıkışlarda ise daha yumuşak oluyor. 2013’e kadar daralmanın süreceği ve önceki değerlere ancak 2013’te varması bekleniyor” diye konuştu.
Türkiye’nin, hava kargoda dünyanın ilk 30’u içinde yer aldığını ifade eden Lise, “Ama, hızlı büyüyen ülkeler arasında ise 5’inciyiz. THY, 4 kargo uçağıyla 22 noktaya kargo taşımacılığı yapıyor. Önümüzdeki dönemde Tahran, Addisababa, Cidde, Shanghay, Hong Kong destinasyonlarına da uçacağız. Eylül ayında gelecek A 330 uçaklarımızla Uzakdoğu’ya da gitmeyi planlıyoruz. THY’nin 6 yaş ortalamalı 135 uçaklık filosunun en yaşlısı kargo uçaklarımız. Ancak, ilk kez 2010 eylülünde sıfır uçak alacağız. Bu da THY’nin kargoya gösterdiği önemi gösteriyor. Şu an 4 adet 777 uçağımız var. 12 adet daha gündemimizde yer alıyor.
“Bir kargo firması ile ortak çalışabiliriz”
Bu yıldan itibaren globalize your business “işinizi dünyaya taşır” sloganıyla çalışacaklarını vurgulayan Atilla Lise, bir soru üzerine kooperasyonlarının şeklini değiştirmeye çalıştıklarını, önümüzdeki günlerde Türkiye’de kurye işi yapan bir firma ile de işbirliği yapabileceklerini sözlerine ekledi.
06/2 4 pistinin bir bölümüne modern kargo tesisi kuruluyor
THY Kargo Başkanı Atilla Lise, sorumuz üzerine 06/2 4 pistini uzatma çalışmalarının bulunduğu bölgedeki küçük binaların tıraşlanıp temizlenerek uçak park sahası haline getirileceğini aktardı. Lise, tesisin sürecini ise şu sözlerle dile getirdi: “06/2 4’ün uzantısı ile Türk Hava Yolları arasındaki üçgen şeklindeki arazi arasında kot farkı giderilecek. Modern kargo tesisinin kurulumu gerçekleşirse, içinde hem havayolu, hem handling firmaları hem de forwarderler yer alabilecek. İçinde forwarderlerin ofis alanları, kamyon TIR park sahası, yaşam alanları ile konferans seminer salonları gibi üniteler bulunacak. Mevcut durumda yolcu terminali ile kargo terminali aynı bağlantıyı Ticaret Merkezi’nin olduğu yerde yapılacak. Çünkü, TIR’lar, kamyonlar, kargo müşterisi ve yolcu müşterisi birbirini kesmesin. Proje şu an ihale aşamasında, yılın ilk yarısında planlanmıştı. Ancak, yılın ikinci yarısında start alacak gibi gözüküyor. Tabi ki, detay bilgi Devlet Hava Meydanları İşletmesi’ndedir. Çünkü, projenin sahibi onlar. Biz sadece mevcut durumda olduğu gibi orada da kiracı olacağız.”
“Sabiha Gökçen, henüz operasyonlarımız için hazır değil”
DHL’in genel sloganı olan “Biz, sadece gönderileri değil, bilgileri de taşırız” sözleriyle konuşmasına başlayan DHL Express Türkiye Direktörü Savaş Yaşar, bankacılık, tekstil ve otomotiv ağırlıklı çalıştıklarını belirterek, bir gönderinin kuryelerine verildiğinden 15. dakika sonra takibinin mümkün olduğunu kaydetti. Pazarın yüzde 50-55’ine hakim olduklarını ifade eden Yaşar, “Her gün Türkiye’den 35 ton gönderiyi ulaştırıyoruz. Ayda 700 ton gönderi getirip, aynı oranda gönderiyi yurtdışına ulaştırıyoruz. Topladığımız gönderileri kendi ülke havalimanlarına gönderdikten sonra transit hub’ımız olan Leipzig’e gönderiyoruz. Oradan da dağılıyor. Her yöne ayrı ayrı göndersek bu hem rantabl hem de doğru olmaz. Bu yöntemle 220 destinasyona en hızlı şekilde ulaştırıyoruz. Hublara gelen gönderiler, elleçlenerek ilgili destinasyonlara gönderiliyor. Avrupa’da hub olarak seçtiğimiz Leipzig’e 300 milyon Euro yatırım yapıldı. Dünya genelinde 36 hub’ımız bulunuyor. Ancak, maalesef bunlar arasında coğrafi konumu ile her zaman öne çıkan Türkiye bulunmuyor” dedi.
Operasyonlar için Sabiha Gökçen’in niye kullanılmadığı yollu bir soruyu yanıtlayan Savaş Yaşar, “Buradan da deneme uçuşları yaptırdık. Ancak, Atatürk Havalimanı’ndan vazgeçemememizin en büyük nedeni operasyonun yüzde 70’inin Avrupa yakasında yer alması. THY’nin de ana hub’ı Atatürk Havalimanı. Dolayısıyla şu anda Atatürk Havalimanı’nda konuşlanmaya devam edeceğiz. Ancak, gelişmeler sonunda Sabiha Gökçen ile de çalışmamız kaçınılmaz.
Üçüncü konuşmacı MNG Kargo Antrepolar Müdürü Emir Akın’ın sunumu ise “Transit İşlemler, Yasal Havacılık, Lojistik Hava üssüne İntermodal ve Multimodal Taşımacılık” üzerineydi. Ancak, Emir Akın’ın sunumundan çok, yaptığı intermodal ve multimodal tanımları ses getirdi. Multimodali iki modla yapılan taşımacılık. İntermodali ise taşıma ekipmanı değişmeden yapılan taşımacılık diye tarif eden Emir Akın, konu üzerinde eğitim veren bir öğretim üyesi tarafından düzeltildi. Teorisyen eğitim görevlisi, multimodal ve intermodal terimlerinin aynı anlamı taşıdığının altını çizdi. Emir Akın’ın altı çizilecek en önemli söylemi ise, lojistik üs olmanın gereğinin ancak ve ancak bir başka ülkenin kargosuna talip olmaktan geçtiğini söylediği sözü oldu.
YAZI; LOJİPORT SİTESİNDEN ALINMIŞTIR http://www.lojiport.com/news_detail.php?id=21039
FOTOGRAFLAR ;SEHER AYBEK www.tourismlifeinturkey.com |
|