Zirvenin açılışında konuşan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük, dünya ekonomisinin küresel krizin gölgesindeki 3. yılını geçirdiğini ancak Türkiye ekonomisinin önceki zirveye göre daha iyi olduğunu söyledi.
Kapasite kullanımlarının yükselme eğilimine girdiğini, ihracatın ümit verici seyir içinde olduğunu, iç pazarda bir miktar canlanma yaşandığını ifade eden Küçük, ancak bu olumlu gelişmelerin yanında işsizlik ve yatırım azlığı gibi bazı önemli sorunlar da devam ettiğini belirtti.
Krizle beraber küresel ekonomide güç merkezinin batıdan doğuya kaydığını kaydeden Küçük, Avrasya bölgesinin doğu ucunda yer alan Çin ve Hindistan'ın 21. yüzyıl gelişmelerinde önemli rol oynayacağını, batı ucundaki Rusya ve Türkiye'nin de bölgenin diğer iki önemli oyuncusu olduğunu ifade etti.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş ise, zirvede yaptığı konuşmada, geçmişte kanlı savaşlar yaşandığını ancak günümüzde mücadelelerin ekonomik platformda gerçekleştirildiğini söyledi.
Maliyet avantajları, genç nüfusu ve kalkınma hızı açısından sunduğu pazar imkanlarının önümüzdeki yıllar için Avrasya'yı yeni cazibe merkezi haline getirdiğini belirten Yalçıntaş, bu nedenle birçok dünya markasının yeni yatırımlar için Avrasya'yı tercih ettiklerini kaydetti.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da, yeniden şekillenen dünya ekonomik güç harikasında Avrasya'nın ağırlığının arttığına işaret etti.
Bölgede gerçekleştirilecek işbirlikleriyle siyasi ve ekonomik ortak refah alanı oluşturulabileceğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, "Özellikle enerji ve altyapı konularında bölgesel ve ikili bazda bir araya gelinerek, görüş alışverişinde bulunabileceğimiz bir mekanizma tesis edilmesi çok olumlu sonuçlar doğurmaktadır'' dedi.

Ekonomilerin artık tek başlarına hareket edemeyeceğini, tehlikelere ortak göğüs gerilmesi gerektiğini anlatan Arnavutluk Cumhurbaşkanı Pamir Topi ise, "Ne kadar ortak iletişim kurabilirsek ülkelerimiz arasındaki ekonomik iş birliği o denli kuvvetli olur" diye konuştu.
Arnavutluk'un ekonomik süreçlere dahil olmayı önemsediğini belirten Arnavutluk Cumhurbaşkanı Topi, ''Benim ülkem sadece bölgesel ekonomik süreçlerin bir parçası olmak istemekle kalmıyor, Avrupa ve Asya'daki enerji yollarının içinde de yer almak istiyor. En kısa enerji aktarımını temin etmenin bir parçası olmak istiyor" dedi.
Zirvenin açılışında konuşan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de, son 30 yılın dünyanın altın devri olduğunu, bu dönemde dünyada aralarında Türkiye'nin de bulunduğu ve G-20 grubu içinde yer alan gelişmekte olan ülkelerin etkisiyle yüzde 5'e yakın kalkınma hızı sağlanabildiğini belirtti.
2008 yılının son aylarında başlayan son küresel mali krize değinen Demirel şöyle konuştu:
"Bu dönemde başlayan kriz, insanların hatırladığı insanlık tarihindeki 8. kriz. Piyasa sisteminde kriz var. Piyasa sistemi hatayı affetmiyor. Hata yaparsanız onu krizle cezalandırıyor. Adam Smith'in teoride söylediği şey 'müdahale etmeyin, o kendi kendini düzeltir.' 2008 krizinde gizli eli beklemediler. Gizli el gelir mi gelmez mi diye korktular. Veya beklediler, sonunda müdahale etmek, bu defa daha hızlı davranmak zorunda kaldılar. Ve piyasa sisteminin krizi, piyasa sisteminin kuralları çiğnenerek tamir edilme yoluna gidildi. Geniş çapta tamir edilmiş gibi görünse de bıraktığı tortular var. Bu tortulardan sonra görünüyor ki bundan sonra kriz olmaması için ne yapmak lazım? Yeni tedbirler almak lazım. Dünyada aslında ulus milletler, halklar zaman içinde daha çok dünyalı olmaya devam edecekler. Bir ülke üretimini dünyaya yapıyorsa, alışverişini de dünyadan sağlıyorsa üretimini mutlaka halkının beyin gücüne, çağın teknolojisine dayanarak yapıyorsa, rekabet gücüne dayalı yapıyorsa o ülke kurtulmuştur. Yani küresel rekabete uyabilen, küresel teknolojiyi kullanabilen ve küresel şartları yerine getirebilen bir düzen aranıyor. Bu düzene yeni normal deniyor. Dünya yeniden hem finansta, hem ekonomide yeni normali arıyor.

İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş,tüm katılımcılara hoşgeldiniz konuşmasında Zirvenin Avrupa Başkenti İstanbul'a katacağı değerlerden bahsetti.
Zirvenin 1. Gününde 2. Oturumda Kafkaslar,Orta Doğu,Orta Asya Ekseni konusu irdelendi.
Petrol ve gaz üretilen bölgelerin stratejik noktalar olduğunu ifade eden Azerbaycan Milli Meclis Başkan Vekili ve Milletvekili Valeh Aleskerov, Hazar Denizi'nin her noktasının pazar mahiyetinde olduğunu ,Petrol ve gaz üretilen bölgelerin stratejik noktalar bulunduğunu belirterek,Hazar Denizi'nin her noktasının pazar mahiyetinde olduğunu söyledi.
Marmara Vakfı tarafından bu yıl 13'üncüsü düzenlenen Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin öğleden sonra oturumunda konuşan Bosna Hersek Federasyon Başbakanı Mustafa Mujezinovic, Bosna'daki 3 ulus için en iyi ilacın buraya yatırım yapılması ve ekonominin iyileştirilmesi olduğunu söyledi. Federasyonun ekonomik krizin etkilerinden kendini muaf tutamadığını ifade eden Mujezinovic, "Enerji alanındaki projelere bakmak lazım; bu projeler benim hükümetimin öncelikleridir. Su yolunu bulur. Para da yolunu bulur. Yatırım da yolunu bularak projelere ulaşacaktır. Bosna-Hersek'e yatırım yapmayı düşünen herkes kar edecektir" dedi.
Azerbaycan Milli Meclis Başkan Vekili ve Milletvekili Valeh Aleskerov ise stratejik noktanın, petrol ve gaz üretilen nokta olduğunun altını çizdi. Hazar Denizi'nin her noktasının pazar mahiyetinde olduğunu ifade eden Aleskerov, "Dünyada Türkiye'den güzel olan denizler yerler vardır. Ancak Türkiye'de olan servis ve hizmet dünyada yoktur. Pazarla üretim bir noktada yönetilir. Bu pazara maliye spekülatifleri gelir. Maliye pazarında kağıt alıp satarlar ancak pazar ekonomisi patlamadı, reel olan Pazar patladı. Kağıt pazarında ise komoditi pazarı kaybetti" dedi.
Marmara Vakfı'nın bu yıl 13'üncüsünü düzenlediği Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin öğleden sonra oturumunda konuşan Nabucco Pipeline Komünikasyon ve Kamu İşleri Başkanı Christian Dolezal, Nabucco projesinin çok yönlü avantajlar sağladığını söyledi. Türkiye'nin büyük bir doğalgaz merkezi olma yönünden ilerlediğini ifade eden Nabucco Pipeline Komünikasyon ve Kamu İşleri Başkanı Christian Dolezal, "Bu projenin gaz boru hattının döşenmesinde 7 bin kişi istihdam olacak" dedi.
Nabucco ile Türk piyasasında bir kıtlık olması durumunda, Avrupa'dan Türkiye'ye de gaz getirme imkanı olacağını dile getiren Dolezal, 2010 yılında hükümetler arası sözleşmenin bütün uluslararası parlamentolarda onaylandığını belirtti.
Temmuz ayı sonunda yeni ihalelerin gündeme geleceğini bildiren Dolezal, böylelikle uluslararası tedarikçilerden seçim yapma imkanı bulacaklarını ifade etti.
Türkiye'nin büyük bir doğalgaz merkezi olma yönünden ilerlediğini kaydeden Dolezal, "Bu açıdan büyük olanaklara sahip. Bu projenin gaz boru hattının döşenmesinde 7 bin kişi istihdam olacak. Hem Avrupa'da hem Türkiye'de böyle bir projeye ihtiyaç var" dedi..
Nabucco projesi ile bütün enerji pazarlarının ilk kez bir araya geldiğini, proje ile bir çok ülke arasında ticaret olasılığının artacağını belirten Dolezal, "Nabucco tek bir proje olmasına rağmen birçok yatırım çekebiliyor. Uzun bir güzergah, depolama açısından da uzun olması bize avantaj sağlıyor. Nabucco 7,9 milyar avroya mal olacak bir proje. Türkiye'de bu projeye destek veriyor" dedi.
1.GÜNÜN SON OTURUMU Marmara Grubu Vakfı AB ve İnsan Hakları Başkanı Müjgan Suver’in başkanlığında gerçekleşti.
Alternatif Enerji Kanalları ve çeşitliliği konularının ele alındığı 1. Günün son oturumunda sırasıyla; Azerbeycan Enerji ve Endüstri BakanıNatiq Aliyev,Kosova Madencilik nve Enerji Bakanı Justina Shiroko –Polo, Nijerya Petrol Kaynakları E-Bakanı Edmund Daukoru,Fransa Schlumberger Baş Ekonomisti-Gn. Md.rü Kamel Bennaceur,İran Dışişleri Bakanı Ali Biniaz ,önemli ve değerli sunumlarını gerçekleştirdiler.