Web Toolbar by Wibiya
 

TÜRKİYE VE DÜNYA LİMANLARINDAN YETKİLİLER LİMANLARDAKİ SON GELİŞMELERİ KONUŞUYOR 17.05.2010
Türkiye ve Dünya limanlarındaki son gelişmeler konulu panelde
 
 
TÜRKİYE VE DÜNYA LİMANLARINDAN YETKİLİLER LİMANLARDAKİ SON GELİŞMELERİ KONUŞUYOR

‘’Türkiye ve Dünya limanlarındaki son gelişmeler ‘’ konulu panelde

Denizyolunda gününde,Türk limanlarından yetkililer,Dünyanın en büyük 10 uluslar arası limanlarının 4 ünü oluşturan Dubai PORT- (Genel Kargo Direktörü  Abdulrahim Al QUASSIM,)

Dubai JAFZA (The Chief Commercial Office Ibrahim Al  JANAHI),

Rotterdam (Sander Van ‘ t VERLAAT,Short Sea Shipping Company) limanlarının üst düzey yöntecileri ve lojistik derneklerimizden yetkililer(LODER,UND) sırasıyla konuyu konuştular.Prof. Dr.Şerif Başoğlu başkanlığını yürüttüğü panelde

 
 
 
 
 
ilk konuşmacı olan Ibrahim Al  JANAHI, Dubai JAFZA (The Chief Commercial Office)Serbest bölge operasyonları konusunda ithalat ve ihracatta neler sunduklarını, bölgelerine nasıl ilgi çektiklerini, kendi ekonomilerini desteklemek için neler yaptıklarını ve nasıl en büyük olmayı başardıklarını anlattı.

Hükümetlerinin ,arge çalışmaları için tahsis ettiği tekno parktaki çalışmalar, inovasyondaki başarılarını sağlamış.

Liman -serbest bölge- gümrük- havalimanı dörtgeninde birbirini uyumla takip eden yükleme, indirme,teslim ve arkasından satışta jafza Jebel Ali Free Zone ‘u dünyanın bir numaralı serbest bölgesi yapmış.Buradan dünyanın her bölgesine nakliye var.77 de kurulan liman bugün son teknolojiyle donatılmış.Kara hava deniz limanları birbirlerini tamamlayarak çalışıyormuş.Hedefleri 10 milyon tonluk ticaretle büyük hakim olmak ve en büyük hava deniz  limanlarını serbest bölgeyle birleştirip dünya ticaretinde bir numara olmak.

 
Dubai PORT- (Genel Kargo Direktörü  Abdulrahim Al QUASSIM,)çok modüllü lojistik sistemleriyle Dubai Port Operasyonlarını anlattı.%100 iç sermayeli hiç vergisiz,yüksek standartlara bile gümrük vergisi olmayan bölgede ticaretin son hızla büyüdüğünden bahsetti.Amacın Dubaiye faydalı işler yapmak, katma değerli ekonomiler yaratıp ekonomilerini daha da kalkındırmak olduğunu belitti.

 Mania MERIKHI Dubai Technopark: Science& Business Devolopment Manager; ‘’Dubai Port IT Sistem’’ konulu sunumunda; 21 milyon kilometre kare olan Techno Parkta yapı su elektrik devlet kanalından sağlanmakta olduğunu,buradaki tüm çalışmaların bilim ve teknolojiyle bağlı çalıştığını ve arge de  bir numara olduklarından bahsetti.

 
Ögle yemeğinden sonraki 2. Bölüm oturumunda; ‘’Türk Lojistik şirketleri,ve liman operasyonları’’ konusu anlatıldı.Panelin Başkanı Atilla Yıldıztekin ( lojistik uzmanı) di.
 
 
Emre ATAY Borusan Lojistik Liman Ticaret Müdürü ‘’ 6 Sigma ve Gebze Limanı Uygulaması’ isimli sunumunda 6 sigmayı Yunanca’nın 18. harfi,değişkenliğin simgesi olarak tanımladı.Sürekli iyileşme değişkenliği anlama ve mükemmelik hedefli olarak belirterek, Gebze limanındaki yapılanma ile lojistik hareketi anlattı.
 
 
Prof.Dr. Şerif BAŞAOĞLU ,Yeditepe.Ü. Öğretim Görevlisi;Türkiye’de Liman özelleştirmeleri hakkında bilgi sundu.
 
 
Ercan POYRAZ (ARKAS Marport Liman Hizmetleri Grubu Liman Yöneticisi) ve
 
 
 
Alp ÇAPA ARKAS Liman Hizmetleri Grubu Liman Ticaret Müdürü yaptıkları sunumda;Marport VE Autoport ile Türk ekonomisine kattıkları değeri anlattılar.
 
 

3. panelde Panel Başkanı Kapt.Prof.Dr.Necmettin AKTEN (İ.Ü. Deniz Ulaştırma İşletem Mühendisliği Bölüm Başkanı) idi.

 
Mine KAYA UND İcra Kurulu Başkanı olarak panelde söz aldı.Kara yolu taşımacılığında deniz yolunun önemi konusu tüm detaylarıyla anlattı.Karayolu taşımacılığında deniz yolunun önemi başlıklı sunumuna başlamadan önceDüzenlenen bu güzel organizasyonda her moda bir panel var. Karayoluna yok. Allahtan deniz taşımacılığına başladık da söz alabildik” ifadeleriyle karanın ihmal edildiği gerçeğini şaka yollu dile getirdi.

Türkiye’nin sahip olduğu konumu biraz daha kullanamazsa bu özelliğini yitirebileceğini vurgulayan Kaya, “Türkiye, Doğu-Batı arasında 1 trilyon dolarlık mal hareketinin geçiş noktasında, böyle bir ülke dünyanın hiçbir yerinde yok. Tarihi İpek Yolu’nu Çağdaş İpek Yolu’na dönüştürebiliriz. Bir fincan kahve içebilmeniz 18 ayrı ülkeden 29 şirketin ortak gayretiyle önünüze ulaşıyor. Stok ekonomisinden akış ekonomisine geçme zorunluluğu vardır” diye konuştu.

Krizin karayolu sektörünü de derinden yaraladığını ifade Mine Kaya, araçların yüzde 25’inin parka çekildiğini söyledi. Uluslararası taşımacılık yapan 46 bin aracın yaşlarının genç ve Euro 4-5 normlarında araçlar olduğunun altını çizen UND İcra Kurulu Başkanı, ancak en büyük sorunlarının rakipleriyle rekabetten değil, tarife dışı engellerden kaynaklandığını belirtti. Antrepo Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle Avrupa’da yaşadıkları engellerin bir versiyonunu da Türkiye’de yaşadıklarını vurgulayan Kaya, araçların fazladan günlerce beklemesindeki mantığın kime yarar sağlayacağını bilemediklerini kaydetti.

AB ülkeleri vize zorlukları çıkarınca, yeni Ro-Ro hattı oluşturmak durumunda kaldıklarını ifade eden Kaya, Tekirdağ Akport Limanı ile Fransa’nın Toulon Limanı arasındaki yeni hatla haftada iki sefer yaparak yıllık 21 bin araç taşımayı hedeflediklerini aktardı. İstanbul ya da Karadeniz’deki limanlardan birinden Köstence’ye bir hat oluşturma çalışmaları yaptıklarını açıklayan Mine Kaya, gelişmeleri ilerleyen günlerde paylaşabileceklerini vurguladı.

Önümüzdeki hafta üniversitelerin lojistik kulüplerindeki öğrencilerle Ankara’ya çıkarma yapacaklarını söyleyen Kaya konuşmasını, “Türkiye’nin tüm bölgelerindeki lojistik kulüplerini bir araya getirmeyi hedefliyoruz. Hepinizi 5 Mayıs’ta TOBB ETÜ’de gerçekleştireceğimiz etkinliğe davet ediyorum” sözleriyle tamamladı.

 
 

Altaş Yönetim Kurulu Başkanı Altan KÖSEOĞLU, “Marmara’daki tüm limanları shuttle servislerle bağlayarak hubport yapabilirsiniz” dedi.

Oturum başkanlığını Türkiye’nin tek denizci kaptan profesörü Necmettin Akten’in yaptığı panel oldukça uzun sürmesine karşın, sonuna kadar ilgiyle izlendi.
Oturum Başkanı Akten, 1950’li yıllarda yapılan genel amaçlı birinci kuşak limanların üzerine kurulan konteyner terminallerinin yanlışlığını bir kez daha yineledi. “Dünyada artık liman yok liman terminalleri var” diyen Prof. Necmettin sözlerini şöyle sürdürdü: “Uzmanlaşılan yük ve yük gruplarına göre hizmet veren terminaller olmalı. Bir iskeleden ibaret olan şey liman değildir. Bu yanlış düzeltilmeli. Türkiye’nin limanları gerekirse, tamamen tahrip edilip yeniden oluşturulmalıdır. Türkiye birinci kuşak limanları yaptı. Bu limanların özelliği 10 m su derinliğine sahip olmalarıydı. Gemi, yükün hizmetinde; liman da geminin hizmetindedir. Liman, uygun koşulları sağlayamazsa boş kalır. Türkiye’de 5. kuşak liman ekipmanını elleçleyebilecek tek liman derinlik bakımından Ambarlı’dır. Limanlarınızı 14-15 m derinliğe ulaştıramazsanız yalnızca hayal kurarsınız.”

Altan Köseoğlu: İcat çıkarın, eski köye yeni adet getirin!

Altaş Ambarlı Limanı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Köseoğlu, sözlerine rahatsızlığı nedeniyle “Lojistik Forum’10”un açılış konuşmalarında yarım bıraktığı cümleyi tamamlayarak girdi. Öğrencilere hitaben, “Eğitimi aldıktan sonra ithalat ve ihracatçıları da eğitmelisiniz. CIF ve FOB hareketlerini tersine çevirdiğinizde işlerin düzeleceğini göreceksiniz. Bize icat çıkarma derlerdi. Ben de size tam tersini söylüyorum İcat çıkarın. Eski köye yeni adet getirin!” diye konuştu.

45 yıldır liman işletmeciliğinde bulunduğunu belirten Köseoğlu, “Bizim zamanımızda, gemilerin yüzde 80’i demoraja uğrardı. Navlunun 1/3’ünden fazla demoraj öderdik. Türkiye o noktadan bu noktaya geldi. 45 yıldır liman işletmeciliğindeyim. Devletin liman işletemediğini gördüm. Limanı işleten acenteler. 1987 yılında bir operasyonla sanayi iskeleleri olarak tanımlanan iskeleler 3. şahıslar için de hizmete başladı. Bu atılım, demorajı ortadan kaldırdı. Bugün sadece Ambarlı Limanı 200 bin Ro-Ro hattında kamyon TIR hattı olan, 2.200.000 bin TEU konteyner, 8 milyon ton genel kargo elleçleyen bir konuma gelmiştir” ifadelerini dile getirdi.

Marmara’da çoğunlukla terminal değil, birçok küçük iskele bulunduğunu ifade eden Altan Köseoğlu, “Küçük iskeleler en son varış noktasındalar ve tüketiciye en ucuz hizmeti verme şansına sahiptir. Onların yok edilmemesi gerekir. Marmara’daki tüm limanları shuttle servislerle bağlayarak Marmara’yı hubport yapabilirsiniz. Shuttle servis, limanların kapasitesini yüzde 50 artırır. Doğrudan lojistik merkezlerine sevk yapılır. Singapur, Dubai gibi limanlar bize model olamaz” dedi. 

Devletin idaresindeki limanların özelleştirme yoluyla devrine de değinen Köseoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Limanlar özelleştirildi deniyor. Böyle bir özelleştirme yok. Yüzde 88’i otonom idareler tarafından yönetiliyor. Bu otonom idareleri, özel sektörden farklı olarak önce ülkelerine gelir temin etmeye çalışırlar. Özel limanlar özel gibi çalışamıyor. Çünkü devlet, gümrüğüyle, sağlık sıhhiyesiyle bizim limanımızda. O işler bizimle uygun bir rezonansta olmadıkça siz ne yaparsanız yapın sistem çalışmaz. Mevcut şartlarda pazar yalnız ülke ekonomisiyle doğru orantılı gelişir. Türk özel sektörü de artık başka ülkelerde liman işletmeye soyunmuştur. 49 yıllık özelleştirme süresi yanlıştır. Birçok özelleştirilen limanda verim alınamamıştır. Limancılık kartelcilik anlayışıyla büyüyor. Birileri, büyük hareketleri destekler hale geldi. Dünyaya servis edebilecek ölçekte bir bakış açısıyla bakamazsınız o hizmetleri kaptırırsınız. Türkiye’nin coğrafi avantajı olduğu doğrudur. Taşımaların birçoğu benim üzerimden geçmek zorunda. Her geçişten Türkiye 200 milyon dolardan fazla para kazanabilirdi. 1970’li yıllarda Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğü daha teşkilatlanamadan Bulgarlar hemen işi bitirdi. Ve dozvola doğdu. Biz vazgeçilmez bir lojistik merkezi değiliz.”

Sunumunu hükümetin deniz yolundaki icraatlarına ayıran Denizcilik Müsteşarlığı Denizcilik Uzmanı H. İlyas Karabıyık, deniz ticaret filomuzun 15.3 dwt ile dünya sıralamasında 16. ve filodaki yabancı bayrak oranının da yüzde 56.1 olduğu bilgilerini verdikten sonra, Türkiye’deki liman enflasyonuna değindi. “Bir liman yatırımı ortalama 3 yılı buluyor” diye konuşan Karabıyık, “176 liman gerekli mi? Bu kadar tesise diğer modları götürmek zordur. Doğru olan Ambarlı modelinde olduğu gibi birleşerek rekabet sağlamaktır. Mevcut limanların çoğunun liman olduğunu kimse söyleyemez. Ben, daha büyük limanlar yapalım diyorum. Hinterlandıyla büyük trafiğe hizmet etsin. Yine benim fikrim, birleşen limanları teşvik etme yoluna gidilebilir” açıklamalarını dile getirdi.

 
 

Sözlerine özellikle konteyner gemilerinde talebin üzerinde üretim yapıldığı vurgusuyla başlayan GİSAŞ Genel Müdürü Gökhan Esin ise, bunun sonucu olarak da atıl kapasitenin doğduğunu kaydetti. Üretimin normal şartlarda yapılması halinde yaş faktöründen dolayı, hurdaya ayrılacak 3 bin 4 bin TEU’luk konteyner gemilerine talebin artmasının beklenmesi gerektiğini vurgulayan Esin, ancak üretim fazlalığının bu rutin gelişmeye ket vurduğunu söyledi.

Köstence Limanı’ndaki yük hareketinin 2002-2008 döneminde 10 kat arttığını ifade eden Esin, “Köstence’deki hareket, İstanbul ve Çanakkale’yi de etkileyecektir. Büyük gemilerin daha cazip hale gelmesiyle 300 metreden uzun gemiler boğazdan geçmeye başladı. Bu gemilerin boylarından dolayı boğazda bekleme süreleri daha fazladır. Artan gemi boyları boğazda ciddi problem demektir. Bu yükleri Marmara’dan transit göndermek boğazlardaki tehlikeyi ve atıl kapasiteyi azaltır” diye konuştu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Seher Müşfide Aybek
Genel Yayın Yönetmeni
 

Translate Page

 

TourismLifeInTurkey.com'un imtiyaz sahibi   TUYED EGD SKAL   ve   ITO   üyesidir.