AVRUPA GÜNÜ’NDE STK’LAR ÜNİVERSİTE,İŞ DÜNYASI VE MEDYA KADİR HAS ÜNİVERSİTESİNDE BULUŞTU
Abvizyonu.com adına Serap Girgin Baykal izledi ve Tourismlifeinturkey.com için yazdı;
Türkiye-Avrupa Vakfı (TAV) Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Müezzinoğlu moderatörlük görevini üstlendi. İktisadi Kalkınma Vakfı ( IKV) Yönetim Kurulu Başkanı ve Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, ZEGO İletişim Kurucusu ve Başkanı Gazeteci Zeynep Göğüş, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği ( TÜSİAD) Yönetim Kurulu Üyesi, ABGS Kurucu Genel Sekreteri B.E. Volkan Vural, Türkiye AB Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Haluk Günuğur ve AB Çalışmaları Merkezleri Genel Başkanı, ABGS E. Genel Sekreter Yrd Tunay İnce konuşmacı olarak katıldı.
Özgürgün:” AB üyelik süreci neredeyse Kıbrıs konusuna ipoteklenmiş halde”
KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün ise, Türkiye AB ilişkilerinde önyargıların tartışılması ve iletişim yoluyla yokedilmesi gerekliliğine dikkat çektiği konuşmasında, “AB Türkiye ilişkilerinin Kıbrıs ile ilişkilendirilmesi çok yanlış. Önyargılar ilişkileri olumsuz etkilememeli. Sorunun çözümlenmesi hep Güney Kıbrıs yönetiminden geçiyor. AB üyelik süreci neredeyse Kıbrıs konusuna ipoteklenmiş halde. AB’nin takındığı tavrı sadece önyargılarla açıklayamayız. AB, Türkiye’yi AB Denklemi dışında bırakmanın maliyetinden korkuyor. Yeni Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun müzakereleri bozacağı yönünde önyargılı açıklamalar yapılıyor.” dedi.
Müezzinoğlu:” Önyargıların aşılması en önemli sorun”
"AB - Türkiye İlişkilerinde Ön Yargıların Aşılmasında Sivil Toplum ve İletişimin Önemi" konulu panelin moderatörlüğünü yapan, Türkiye-Avrupa Vakfı (TAV) Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Müezzinoğlu ise geçmişten günümüze Türkiye Avrupa Birliği ilişkilerini kısaca değerlendirdi ve önyargıların aşılmasının en önemli sorun olduğunu vurguladı.
Günuğur: “Türk toplumu AB konusunda yorgun düştü”
Türkiye AB Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Haluk Günuğur konuşmasında özgüven eksikliğinin aşılmasının bu süreçte olmazsa olmaz bir şart olduğunu söyleyerek, sivil toplum kuruluşlarının geliştirdiği ve organize ettiği önemli projelere hükümetin ve yetkililerin nedense sahip çıkmadıklarından yakınarak, Ankara’daki yetkililerin AB konusunda çalışma yapan STK’lara ve diğer kuruluşlara daha çok destek olmaları gerektiğini söyledi. Günuğur, “Türk toplumu AB konusunda yorgun düştü. 60.yılını tamamlayan bir Avrupa Hareketi’miz var. Türkiye ‘Avrupa Hareketi’nde tam üye, ancak AB’de değil.Avrupa Hareketi 47 ülkede Ulusal Konseyi olan ve 2 milyon üyeli bir hareket. Amaçlanan hedef ise, Türk sivil toplum kuruluşları ile AB sivil toplum kuruluşlarını buluşturmak. 2010 Avrupa Kongresi Türkiye’de Ekim ayında yapılacak. İşte gerçek iletişim bu kongrede olacak. İletşimin gerçek yolu bana göre bütünleşmedir. TBMM tarafından düzenlenecek olan kongreye 100’e yakın sivil toplum kuruluşu ve 25 bakanın gelmesi planlanıyor”diyerek dernek çalışmaları hakkında bilgiler verdi.
Kabaalioğlu:”1997 yılında Kıbrıs’ın uzun dönemde müzakereler için katalizatör olması kararlaştırıldı”
İktisadi Kalkınma Vakfı ( IKV) Yönetim Kurulu Başkanı ve Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu ise konuşmasında, İspanya’da gerçekleştirilen etkinlikte Türkiye’nin ne kadar desteklendiğini gözlemlediklerini, ancak bunun yeterli olup olmadığının sorgulanması gerektiğini söyleyerek, “Bulgaristan, Romanya ve Baltık Cumhuriyetleri bizden daha ileri mi? Siyasi kararlar almadan üye yapmıyorlar. Kriterleri daha sonra uyarlıyorlar. Hangi Kopenhag Kriterleri? 1993’te Avrupa Konseyi Türkiye ile ilgili bir rapor hazırladı. Türkiye ve Yunanistan’ın aynı anda üyesi olamayacağı bir uluslar arası kuruluşa katılamazlar (Lozan ve Zürich Anlaşmaları), nedeni de; ‘AB ulusal değil, uluslar arası bir kuruluştur’ denildi. 1997 yılında bizi dışarıda bırakıp bir Avrupa Konferansı düzenlediler. Ve bu konferansta Kıbrıs’ın uzun dönemde, son derece planlı ve ustaca müzakereler için katalizatör olması kararı alındı ve bu süreç bu karar doğrultusunda bugüne kadar sinsice ve bilinçli olarak sürdürüldü. 1999 yılında Helsinki’de adaylığımızın yeniden gündeme getirlmesine sevindik. Bütün bunları anlayabilmek için Annan Planı’nı çok iyi çözmek gerekir. Sarkozy ve Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından müzakereler bloke ediliyor.”dedi.
Vural: “AB Projesi Türkiye’nin eksen kayması tehlikesini önleyecek bir projedir.”
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği ( TÜSİAD) Yönetim Kurulu Üyesi, ABGS Kurucu Genel Sekreteri B.E. Volkan Vural ise, AB yolunda monotonlaşma yaşandığını ve oturup ‘Bizim bu yolculuğa niçin çıktığımızın’ ve ‘Nereye varmak istediğimizin?’ baştan ele alınıp düşünülmesi gerektiğinin altını çizerek, “AB yolculuğuna çağdaş bir ülke olmanın ve değerlerini taşımanın heycanıyla başladık. Bu nedenle AB üyelik sürecinin bu değerlerin benimsenmesinde katalizatör bir rolü var. Acaba biz nerede yanlış yaptık?” dedi. Vural, 2005 yılından beri AB yolundan şaşırmış, sapmış bir görüntü çizdiğimizi, ancak Avrupa’nın da 1990’ların Avrupası olmaktan çok uzak olduğunu söyleyerek, güvenlik konsunda zafiyetler olduğunu, siyasal birliğin ve Euro bölgesinin hala gerçekleşemediğini belirtti.TÜSİAD olarak AB sürecine sürekli destek verdiklerini ifade eden Vural, Türkiye’nin çağdaş bir hukuk devletine ulaşması ve AB nezdinde faaliyet sürüdürüyor olabilmesi için yeniden toparlanmak gerektiğini vurgulayarak,”AB Projesi Türkiye’nin eksen kayması tehlikesini önleyecek bir projedir. AB tam üyeliği ise Türkiye için bir taviz ya da iltimas değil, bir haktır”dedi.
Göğüş: “STK’lar zamanla çıkar ağlarına dönüşüyor”
ZEGO İletişim Kurucusu ve Başkanı, ayrıca TR PLUS (www.centreforturkeyineurope.eu) ‘in de kurucusu Gazeteci Zeynep Göğüş, konuşmasında Türkiye AB ilişkilerinde en önemli konunun iletişimolduğunu ve bu iletişimin kurallarını da AB’nin belirlediğini söyledi. Göğüş, Türk imajını değiştirmek için Brüksel’de yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgiler verdi. My İstanbul sergisini de bu amaçla düzenlediklerini anlatan Göğüş, maalesef Brüksel’deki Türklerin de ayrışmış durumda olduklarını, bunun yanında Kıbrıs’ın iletişimi için önemli adımlar atıldığını belirterek, “Ankara’da da aynı adımlar atılmalı..Kıbrıs’ın iletişimi aslında Londra’dan yapılmalı. Türkiye’de gerçek bir sivil toplum hareketi yok. Çıkar ilişkileri var. Demokrasinin olmadığı ülkelerde STK’lar zamanla çıkar ağlarına dönüşüyor hemen. Bununla da amaçlanan sivil toplum hareketi değil, birilerine ulaşabilmenin yolunu bulmak oluyor. Ayrıca Türk sanayicisi de henüz sivil toplumun farklı ve yaratıcı projelerini desteklemek için hazır değil. “ diyerek STK’ya ait olmanın mutlaka bir çıkar ilişkisini gerektirdiği söyledi.
Çavuşoğlu:” AB’nin en büyük dış politika süreci Türkiye ile olan süreçtir”
Panelde bi r konuşma gerçekleştiren Avrupa Konseyi Parlamenter Meclis Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, 10 yıl önceki Lizbon anlaşması şartlarının yeniden ele alınması, yeni bir strateji oluşturulması ve ele alınması gerektiğini ifade ederek, “ABD’de Başkan Obama sağlık, eğitim ve enerji alanındaki reformları sayesinde popularitesini artırdı. Avrupa Birliği de küresel alanda rekabet edebilmek için insana yatırım yapmalıdır. AB’deki en önemli sorunlar hep Kıbrıs yüzünden olmuştur. Havaalanları ve limanların açılmaması önümüzdeki süreçte masanın hep üzerinde olacaktır. AB’nin en büyük dış politika süreci Türkiye ile olan süreçtir. Merkel ve Sarkozy hala inatla Türkiye’yi dışlıyor. “ dedi.
Dinler:” AB 2020 Girişimi’ ile krizin önüne geçmeyi, akıllı büyümeyi hedefliyoruz”
Panelimn sonunda ise, Avrupa Kurumsal Sosyal Sorumluluk Birliği Türkiye Temsilcisi ve KHÜ Yaşam Boyu Eğitim Merkezi Müdürü Serdar Dinler, “Avrupa Birliği 2020 Stratejisi” ile ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Dinler sunumunda, ‘AB 2020 Girişimi’ ile krizin önüne geçmeyi, akıllı büyümeyi ve düşük karbonlu kaynak tasarrufunu hedeflediklerini söyleyerek, “Kriz zamanlarında iş dünyasına olan güvenin yeniden inşası gerekiyor. AB 2020 Stratejisi için Türkiye’nin mutlaka bir plan hazırlaması gerekiyor”diyerek kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin iş dünyası için ne kadar önemli olduğundan sözetti.
AB Günü kutlaması ve panel kapsamında, Ankara Üniversitesi Avrupa Toplulukları Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin (ATAUM) katkılarıyla, "Basında Türkiye-AB İlişkilerinin 50 Yılı " isimli gazete birinci sayfalarından oluşan özel bir sergi, Rektör Prof. Dr. Mustafa Aydın, KKTC Başbakan Vekili ve Dışişleri Bakanı Sayın Hüseyin Özgürgün ve Avrupa Parlamenter Meclisi Başkanı Sn. Mevlüt Çavuşoglu'nun katılımıyla açıldı.
ABVİZYONU.COM PANELİN SPONSORLARINDANDI