Web Toolbar by Wibiya
 

SANTORİNİ HAYALLERE TAHT KURAN ADA 04.08.2010
Daha karaya inmeden, egzotik bir adaya geldiğinizi hissediyorsunuz..
 
 
SANTORİNİ HAYALLERE TAHT KURAN ADA
Ocean Majesty gemimiz Rodos’tan gece demir alıp Santorini’ye doğru yola çıktığında,
 
 
güvertede hazırlanmış  canlı müzikli dans partisinde herkes zıp zıp  zıplıyordu…Dostlarımla yediğim akşam yemeği günün tüm güzelliğini tamamlıyordu...
 
 
 
Gece ortalarına kadar eğlenmekten yorgun düşüp uyuduğumuzda, sabah sekizde Santorini’de olacağımızı, odamıza bırakılan Curuise News’dan biliyorduk…Tabii saat kurarak görüntü almak için erkenden kalktığımda olanca hızımla üst güverteye çıktım…
 
 

Bir de ne göreyim; Denizden, her bir tepesi hayalet kukuletası gibi alt tarafı gri, başı beyaz  örtülerle kaplı hayaletler… Aslında benzetmem daha iyi bir şeyle yer değiştirirse, Penguenler bir arada oturup manzarayı izliyor…

 
 
Denizden görünen liman manzarası ise bir başka güzel… Dağların ortasından bir tırtıl gibi sürekli dağa çıkıp inen teleferik hattı… ve yaya merdivenleri…merdivenlerde insan ve erzak taşıyan katırlar…Daha karaya inmeden, egzotik bir adaya geldiğimizi hissettim…
 
 

Limanda gemimizin yanaşabileceği bir iskele olmadığı için şık motorlarla karaya transfer olduk…Hepimiz heyecan içinde neler yaşayacağımızı merak ediyorduk…Gemiden inmeden, tur satın alanlarla kendileri gezecek olanlara gereken bilgiler verilmişti…

 
Bana her zaman olduğu gibi Rehberimiz Aytunç  kardeş mihmandarlık etti…Ben de onun ada hakkında anlattıklarını aynen okurlarıma anlatmak için, onu can kulağımla dinledim…Aytunç kardeş 12 adanın Yunanistan’a ait olmasından kaynaklanan AB üyeliğinden söz ederek bu adaların AB turizm teşvik fonlarından son derece katkı aldıklarından bahsetti…Onun için her şey projelere göre yürümüş ve yaşam alanı denizden 300 m. yükseğe adeta taht misali kurulmuş…
 
 
Şehir planlaması doğa şartlarına göre yapılmış…Hiç aykırılık yok…hepsi beyaz badana boyalı  Mavi panjurlu en fazla 2 katlı…

Rehberimizin anlattığına göre;M.Ö. 1650 yılında ,dünyanın en büyük volkanik patlamasıyla adanın orta kısmı tamamen çökmüş…Ada bugünkü doğal yapısına bürünmüş…O sıralarda dünyanın her yerinde değişimler varmış…Söylentilere göre ,Nil Deltasında yaşayan Musa’nın kavmine eziyet eden firavunlardan kavmini isteyen Musa onlarla uzun çekişmelerden sonra kavmini alıp giderken askerlerin arkalarından, uzun süre kovaladığını tarih söyler…Bu kovalamaca sırasında Musa nın kızıl denizin olduğu yere gelince asasıyla yarıp kara oluşup karşıya geçtiği ve arkasının hemen kapanmayıp sularla kaplandığı ve firavunun askerlerinin boğulduğu mucizesini de bilmeyen yoktur..Ama aslında bu olayın Nil Deltasında geçtiği varsayımı bugünlerde daha gerçekçi görünüyor…Zira Santorini Nil deltasının  kuzeyine yakın ve o volkanik patlama sırasında denizde oluşan tusunaminin  deltayı kaplayıp Firavun askerlerini boğduğuna dair rivayet var…Bu zaman da 1450-1650 sırası dönemle çakışıyor…

 
Patlama sonrası 3 yuvarlak ada olarak;Tera,Pirasya, ve Beyaz ada Astrosini …Valea Camena (lav adası),Mea Camena ( Yeni yanmış ada),Aktif volkan adaları oluşmuş…Hepsi volkan küllerine maruz kalmış siyahi bir kumu ve deniz içi var ama volkanik madenlerden zengin…

Sahile vardığımızda bizi bekleyen transfer otobüslerine Yunan Rehberimizi de yanımıza alarak bindik… Aytunç kardeş ondan aldığı taze bilgilerle de donatılmış anlatımına başladı…Turumuzun ilk durağı Oia Köyü idi…Dağlara doğru yüksek uçurumlu ama iyi yapılmış bir yoldan çıkmaya başladık…

 
 
OİA Köyü büyük volkanik patlamada oluşmuş, su geçirmez pomza taşı kayalıkları olan beyaz katmanlı bir ada üzerinde…1880 yılına kadar bu taşlar Süveyş Kanalı'nın yapımında kullanılmış…Bu adada 13 köy varmış.köyler arası ulaşım ya yürüyerek yada katırlarla sağlanırmış…İkinci ziyaret edeceğimiz Fira Köyüne 4 saatte varılırmış…1956 depreminde Oia nın % 80 i yıkılmış.Nufusu 5 bin e düşmüş.yaşayanların çoğu da ana kıtaya göçmüş.
 
 
Ada turizm kaynağı olarak düşünüldüğünde yeniden yapılandırılmış . Kiklad mimarisinin tüm adada uygulanmasıyla  harika bir planlama yapılmış .Dar sokaklı kaldırım taşlı ,mavi panjurlu beyaz boyalı yapılar insanda sanki ol denmiş de olmuş bir mucize gibi görünüyor…
 
 
Damların bazısı düz, bazısı kubbeli…Kubbe şekli dama düşen güneş ışığını kırdığı için serinlik veriyor…Yapı şeklinin en bariz özelliği ise teras evler oluşu üstteki evin balkonu alttaki evin terası oluyor…
 
 
Böylece evlerin teraslarında üsteki eve balkon oluşuyor, hatta havuzu olanlar bile var…Kiklat mimarisinde çivi çakmadan özel pomza kayaları kullanılıp sıvalanıyor,yapılar en fazla iki katlı…aileler kolay ibadet etmek için arazilerinin içine veya evlerine bitişik mavi kubbeli şapeller yapmışlar…

Oia ya gelirken adanın en dar yerinden geçtik bir tarafı Kaldera koyu bir tarafı ege denizi…tepeden manzara bir harika…

 
OİA Köyüün manzarası ise dünyada az rastlananlardan…Kaldera koyuna bakıyor ve Güneşin tüm oyunlarına açık adacıkların su üstündeki izdüşümlerini seyrederek doğanın harikasına şaşıyorsunuz…
 
 
Gemi kaptanlarının sanatçıların beğenerek ev alıp yerleştikleri veya arada bir kaldıkları evleri bile var…Evlerin çoğu otele dönüşmüş ama geceleme çok pahalı 200-300 € gibi…200 milyon turist 200 milyar € bırakarak gidiyor…Balayı çiftlerinin  tercihi olan adaya en çok uzak doğulular rağbet ediyor…10 gemi ayni anda limana girip yanaşmadan demir atıyor.Liman bir curuise cenneti…
 
 

Adanın en büyük gelir kaynağı turizm.Daha sonra üzüm ve şarap geliyor.Antep fıstığı ve Çeri domatesi de çok lezzetli ve iyi bir gelir kaynağı.Suyun az olduğu adada yetişen ürünler bunlar olduğu için önem verilmiş…Çeşitli hediyelikler inanılmaz güzellikte...

 
Popülaritesi çok yüksek olan Oia köyüne vardığımızda rehberimiz bizi serbest bıraktı.daracık mermer patika yol bir meydandan sonra ikiye ayrılıyordu…sağ tarafa gidince Venedik Kalesine Sol taraftaki yola sapınca Yel değirmenlerine varıyorduk…
 
 
Ben otantik çarşısında biraz gezinip Meteor Cafe de dinlenme ve manzaya karşı bir kahve içmek istedim… Meteor Cafe Oia’nın en güzel manzarasına sahip bir tepesi üzerinde küçük sempatik ama serin bir cafe…  www.meteorcafe.gr    Tel:+30 228 607 1015  iletişim bilgilerini yazdım ,
 
 
çünkü bir gün yolunuz Santorini Oia köyüne düşerse mutlaka uğrayın ben oradaki küçük balkondan büyük büyük fotograflar çektim…
 
 
Daha sonraki durağımız Fira Köyüydü ama köyler özellikleri bakımından hep birbirlerinin aynıydı…Orada bulunan inanılmaz güzellikte vitrayları olan sanat eseri klisesini gezdim ve teleferiğe giden yolu ararken
 
 
çarşının ve yaşam alanının tüm güzelliklerine vardım..
 
 
 
Bir de baktım ki muazzam büyüklük ve sağlamlıkta bir anda 20 kişiyi taşıyan vagonlara sahip teleferik tesisindeyim…sıraya giren insanları  20 dakika bekledim ve
 
 
 
 
 
sıram geldiğinde aşağı doğru ahenkle inen teleferik vagonundan inanılmaz fotoğraflar çektim…

Santorini’nin iki plajı varmış Kamari  Plajı en ünlüsü imiş…ama denizin içi volkanik tozluymuş,ama faydalı imiş …ben plaja gidemedim ama gidenler gayet mutlu döndüler…Aytunç kardeş, bana denize girme iştahınızı Mikanos’a saklayın dedi…

 
Teleferik bizi doğru limana indirdi orada bekleyen teknelerle gemimize binmeden önce kıyıdaki Sirtaki isimli Yunan restoranında  kendime buz gibi bir duble bira eşliğinde harika bir karides ziyafeti çektim…Hayallerimde bir rüya olarak anımsayacağım Santorini’ den Ocean Majesty gemimize  doğru tekneyle hareket ettim…
 
 
Bundan Sonra Gemimizin rotası Pire limanı…gemiye gelince nefis bir akşam yemeği ve arkadan  eğlencesi bizi uykuya kadar oyaladı…uykuya dalmadan önce yarınki gezi planımızı gözden geçirerek bu güzel anları beynime yerleştirdim…Ve notlarıma bakarak bu harika günü tekrar yaşadım…
 

  

 www.apextour.com.tr

 

 

Seher Müşfide Aybek
Genel Yayın Yönetmeni
 

Translate Page

 

TourismLifeInTurkey.com'un imtiyaz sahibi   TUYED EGD SKAL   ve   ITO   üyesidir.