Yaşayan Tek Laterna Ustası Panos İoannidis İstanbul’a geldi
Yıllardır sadece filmlerde gördüğümüz Laterna’yı İstanbul’a yeniden kazandırmayı amaçlayan etkinlik için, yaşayan tek Laterna ustası Panos İoannidis Selanik’ten İstanbul’a geldi. Yeni bir Laterna yapmayı kabul eden İoannidis ile birlikte Türkçe ve Rumca 18 şarkılık bir repertuar seçti. 7 bin adet çivinin bir silindirin üzerine belli bir düzenle çakılmasıyla oluşan bu Laterna’nın yapımı 6 ay sürdü.
İki ay boyunca İstanbul sokaklarında yeniden duyulan Laterna kutusunun üzerindeki kol çevrilerek çalınıyor ve İçinde belirli sayıda şarkıdan oluşan bir repertuar barındırıyor. Laterna ustası kolu çeviriyor, yanındaki yardımcısı bez kurdelelerle süslü defini çalıyor, sokaklar şenleniyor.
Laterna silindirinden sokağa dökülecek melodiler
8 Haziran Salı günü Galatasaray’da başlayan“Eski İstanbul Sokak Eğlencesi Laterna”nın silindirinden sokağa dökülen nostaljik melodiler 8-12 Haziran tarihleri arasında başlangıcı, Galatasaray’da yapmıştı. Laterna’nın özel repertuarı, pazar ve pazartesi günleri hariç her gün 17.00-20.00 arasında sırasıyla, Taksim Meydanı, Tünel, Galata-Kuledibi, Dolmabahçe Çay Bahçesi, Karaköy İskelesi, Ayasofya Müzesi önü, Haydarpaşa, Şaşkınbakkal ve son olarak da Adalar’da dinlenebildi…
Laterna Hakkında
Sihirli bir müzik kutusu Laterna’nın geçmişi, taş plaklar çıkmadan önceye dayanıyor. Tarihte ilk Laterna İngiltere Bristol’de 1808 yılında, bir piyano yapımcısı tarafından, piyano tuşlarının yerine silindir yerleştirilerek imal edildi. 19’ncu yüzyılda Avrupa’da yaygınlık kazandı.
Osmanlı imparatorluğu topraklarına da aynı yüzyılın ortalarında gelen Laterna, İstanbul, İzmir ve Selanik’te büyük önem kazandı, hatta buradan İskenderiye ve Kahire’ye kadar ulaştı.
İstanbul’da 1855 yılından itibaren Turkoni, Karmello, Armao adlı ustalar Laternanın yaygınlaşmasında önemli rol oynadılar. Bu ustalar ürettikleri Laternalarda, Osmanlı’nın çok kültürlü müzikal yapısını yansıtan repertuarlar oluşturdu. Tango, vals, fokstrot gibi Avrupa ezgilerinin yanı sıra hasapiko, sirto, zeybetiko, hasaposerviko gibi Rum ezgileri kullandı.
Laterna her yere kolay taşınabilmesi, canlı müzik ihtiyacını mekanik olarak karşılayabilmesi, zengin ses kalitesiyle döneminde halk tarafından benimsendi ve inanılmaz popülerlik kazandı. Meyhanede, kırda, özellikle Rumların eğlence ile içiçe geçmiş olan dini günleri “panayırlar”da orkestra yerini tutarak, eğlencenin bel kemiğini oluşturdu. Böylelikle Laterna İstanbul’un kültür tarihinde vazgeçilmez yerini aldı.
Rum ustaların üretimindeki Laterna, nüfusun mübadelelerle ayrılması sonucu giderek azaldı. Laterna da İstanbul sokaklarından silindi gitti. Bugün Laterna yapımını bilen son usta Selanik’te yaşayan Panos İoannidis.