Web Toolbar by Wibiya
 

PERA GÜZELİ PRENS ADALARI’NDAYDI 04.08.2010
Laterna, yüz yıl aradan sonra yeniden evinde...Ve de Büyük Adada..
 
 
PERA GÜZELİ PRENS ADALARI’NDAYDI
 
 
1900’lerin başında İstanbul sokaklarını neşelendiren Laterna, yüz yıl aradan sonra yeniden evinde...Ve de Büyük Ada’da…
 
 
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın destekleriyle hayata geçirilen “Eski İstanbul Sokak Eğlencesi Laterna” projesi ile İstanbul sokakları nostaljik müziğe doydu.

8 Haziran Salı günü Galatasaray’da başlayarak iki ay süresince Pazar- Pazartesi günleri hariç 17.00-20.00 saatleri arasında tüm İstanbul’u saran etkinlikler,geçen Cumartesi Adalar Müzesi açılış töreninde Ada sokaklarını şenlendirdi…

 
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Müzik ve Opera Yönetmenliği’nin Z Müzik Yapım’ın yöneticilerinden Nilüfer Saltık ile birlikte hayata geçirdiği “Eski İstanbul Sokak Eğlencesi Laterna” İstanbul’un farklı semtlerinin caddelerinde, meydanlarında yüz yıldır kimselerin görmediği, hatırlamadığı müzik kutusu Laterna’ya yeniden hayat verdi. Laterna, eski İstanbul şarkılarından oluşan özel repertuarı, müzisyenler, dansçılar, eski İstanbul ikramları ve hatıra fotoğraf çekimi ile çeşitli semtlerde yerini aldığı gibi Adalar Müzesinin açılış günü de Adadaydı.
 
 
“Eski İstanbul Sokak Eğlencesi Laterna” projesinin ön tanıtım toplantısında İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Genel Sekreteri Yılmaz Kurt “Laterna, hayatın içinde yaygın olarak yer aldığı dönemlerde, müzik ve eğlencenin ötesinde, farklı kültürlerin bir arada yaşamasının önemli bir simgesi olması, müziği doğrudan sokaktaki insanla buluşturması bakımından büyük önem taşıyordu. Müziği doğrudan sokaktaki insana ulaştıran ve bir zamanların sokak çalgıcılarının en önemli müzik aleti olan laternayı yeniden İstanbullulara tanıtmak, laternanın kolunu çevirdikçe akıp giden notaları insanların hisleriyle buluşturmak ve bu sesleri kalıcı hale getirmek amacındayız” demişti.
 
 
Yaşayan Tek Laterna Ustası Panos İoannidis İstanbul’a geldi

Yıllardır sadece filmlerde gördüğümüz Laterna’yı İstanbul’a yeniden kazandırmayı amaçlayan etkinlik için, yaşayan tek Laterna ustası Panos İoannidis Selanik’ten İstanbul’a geldi. Yeni bir Laterna yapmayı kabul eden İoannidis ile birlikte Türkçe ve Rumca 18 şarkılık bir repertuar seçti. 7 bin adet çivinin bir silindirin üzerine belli bir düzenle çakılmasıyla oluşan bu Laterna’nın yapımı 6 ay sürdü.

İki ay boyunca İstanbul sokaklarında yeniden duyulan Laterna kutusunun üzerindeki kol çevrilerek çalınıyor ve İçinde belirli sayıda şarkıdan oluşan bir repertuar barındırıyor. Laterna ustası kolu çeviriyor, yanındaki yardımcısı bez kurdelelerle süslü defini çalıyor, sokaklar şenleniyor.

Laterna silindirinden sokağa dökülecek melodiler

8 Haziran Salı günü Galatasaray’da başlayan“Eski İstanbul Sokak Eğlencesi Laterna”nın silindirinden sokağa dökülen nostaljik melodiler 8-12 Haziran tarihleri arasında başlangıcı, Galatasaray’da yapmıştı. Laterna’nın özel repertuarı, pazar ve pazartesi günleri hariç her gün 17.00-20.00 arasında sırasıyla, Taksim Meydanı, Tünel, Galata-Kuledibi, Dolmabahçe Çay Bahçesi, Karaköy İskelesi, Ayasofya Müzesi önü, Haydarpaşa, Şaşkınbakkal ve son olarak da Adalar’da dinlenebildi…

 

Laterna Hakkında

Sihirli bir müzik kutusu Laterna’nın geçmişi, taş plaklar çıkmadan önceye dayanıyor. Tarihte ilk Laterna İngiltere Bristol’de 1808 yılında, bir piyano yapımcısı tarafından, piyano tuşlarının yerine silindir yerleştirilerek imal edildi. 19’ncu yüzyılda Avrupa’da yaygınlık kazandı.

Osmanlı imparatorluğu topraklarına da aynı yüzyılın ortalarında gelen Laterna, İstanbul, İzmir ve Selanik’te büyük önem kazandı, hatta buradan İskenderiye ve Kahire’ye kadar ulaştı.

İstanbul’da 1855 yılından itibaren Turkoni, Karmello, Armao adlı ustalar Laternanın yaygınlaşmasında önemli rol oynadılar. Bu ustalar ürettikleri Laternalarda, Osmanlı’nın çok kültürlü müzikal yapısını yansıtan repertuarlar oluşturdu. Tango, vals, fokstrot gibi Avrupa ezgilerinin yanı sıra hasapiko, sirto, zeybetiko, hasaposerviko gibi Rum ezgileri kullandı.

Laterna her yere kolay taşınabilmesi, canlı müzik ihtiyacını mekanik olarak karşılayabilmesi, zengin ses kalitesiyle döneminde halk tarafından benimsendi ve inanılmaz popülerlik kazandı. Meyhanede, kırda, özellikle Rumların eğlence ile içiçe geçmiş olan dini günleri “panayırlar”da orkestra yerini tutarak, eğlencenin bel kemiğini oluşturdu. Böylelikle Laterna İstanbul’un kültür tarihinde vazgeçilmez yerini aldı.

Rum ustaların üretimindeki Laterna, nüfusun mübadelelerle ayrılması sonucu giderek azaldı. Laterna da İstanbul sokaklarından silindi gitti. Bugün Laterna yapımını bilen son usta Selanik’te yaşayan Panos İoannidis.

 

Seher Müşfide Aybek
Genel Yayın Yönetmeni
 

Translate Page

 

TourismLifeInTurkey.com'un imtiyaz sahibi   TUYED EGD SKAL   ve   ITO   üyesidir.