Web Toolbar by Wibiya
 

Butik otel olarak hizmet veren tarihi Türk konaklarına yoğun ilgi gözleniyor 04.09.2009
Kastamonu Konak İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Gülsen Kırbaş, Kastamonuda, ilk defa tarihi bir konağı butik otele biz dönüştürdük diyor.

“Butik otel olarak hizmet veren tarihi Türk konaklarına yoğun ilgi gözleniyor”

 

Kastamonu Konak İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Gülsen Kırbaş,

“Kastamonu’da, ilk defa tarihi bir konağı butik otele dönüştürdük” diyor.

 

Kastamonu Konak İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Gülsen Kırbaş, Kastamonu’da bir ilke imza atarak, 140 yıllık tarihi olan Toprakçılar Konağı’nı, 2003 yılında butik olarak işletmeye başladı. Kastamonu turizmine gönül veren Gülsen Kırbaş, şu an, ekim ayı içerisinde, zincire yeni halka olarak ekleyeceği Uğurlu Konağı’nın açılışını yapmak için hazırlanıyor.

7 bin yıllık tarihe sahip olan Kastamonu’nun, turizm geleceğinin parlak olduğunu anlatan Gülsen Kırbaş, “Kentimiz; tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle, ciddi bir turizm potansiyeline sahiptir. Son yıllarda, Almanya, Hollanda, Japonya gibi birçok ülkeden gelen kültür turistlerini, şehrimizde yoğun olarak misafir etmeye başladık. Yakın gelecekte, yurtiçi ve yurtdışından daha yoğun turist gruplarını ağırlayacağız. Kastamonu’nun tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerine, Türk mimarisinin en güzel örneklerini sunan konaklarını da ekliyoruz. Eski Türk mimarisinin izlerini taşıyan konakların kendisi, başlı başına bir turizm çekim merkezi olacaktır” dedi.

Kastamonu turizmine farklı bir bakış açısı getiren Toprakçılar Konağı’nın, diğer yatırımcılara örnek olduğunu kaydeden Gülsen Kırbaş, şu an kentte, tarihi konakları restore ederek, turizme kazandırma yarışının olduğunu ve il dışından gelen pek çok yatırımcının yatırım amaçlı konak aradığını söyledi.

 

 

Turizm sektörüne, 25 yıl önce İngilizce ve Almanca rehber olarak başlayan Gülsen Kırbaş, ardından Türkiye’nin tarihi ve kültürel zenginliklerini dünyaya tanıtmak için Novitas Turizm ve Seyahat Acentası’nı kurarak, turizmde başarılı işler yaptı. Derken, 2002 yılında TÜRSAB tarafından Kastamonu’ya yapılan info gezisine katılan Gülsen Kırbaş, Türk mimarisinin en güzel örneklerini sunan tarihi konaklara hayran kalarak, otel işletmeciliğine başlama kararı aldı. Kastamonu’nun, tarihine ve kültürüne hayran olduğunu ifade eden Gülsen Kırbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“2002 yılındaki, TÜRSAB’ın info gezisi sırasında, o zamanki Kastamonu Valisi Sayın Enis Yeter beyefendi, restore ettikleri bir konağın işletmesini alabileceğimizi ifade edince, 140 yıllık tarihi Toprakçılar Konağı’nın 10 yıllık işletmesini aldım ve böylece otel işletmeciliğine ilk adımı attım. 6 yıldır, özel belgeli butik otel olarak işlettiğimiz Toprakçılar Konağı’nda, başarılı çalışmalara imza atmaya devam ediyoruz. 11 odası olan butik otelimizin, 2 odasında Türk hamamı da mevcuttur. Yöresel yemekler ile her türlü mezenin sunulduğu restoranımız, Kastamonulular ve kentimize gelen misafirler tarafından yoğun ilgi görmektedir. Gördüğümüz yoğun ilginin paralelinde, bünyemize ikinci konağımızı eklemeyi istedik”

 

 
Uğurlu Konağı’na,1 Milyon Dolar yatırım

Gelecek birkaç yıl içerisinde, Kastamonu’nun Türkiye’nin önemli turizm çekim merkezlerinden biri olacağını gören Gülsen Kırbaş, Uğurlu Konağı’nın mülkünü 2005 yılında satın aldıktan sonra, hemen restorasyon çalışmalarına başladı. Ekim ayı içerisinde açılacak olan Uğurlu Konağı’na yaklaşık 1 milyon dolar yatırım yaptıklarını belirten Gülsen Kırbaş, konağın, Kastamonu Kalesi’nin hemen altında, Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesine 200 metre, kaya mezarları ve şehir merkezine de yürüme mesafesinde olduğunu söyledi.

Uğurlu Konağı restorasyonunu büyük bir titizlikle yaptıklarını ifade eden Gülsen Kırbaş, “Yaklaşık 3,5 yıldır, her türlü ayrıntıya yoğun emek ve çaba harcayarak, restorasyona devam ediyoruz. Satın aldığımız konağın yanındaki parseli de alarak, bahçesini büyüttük. Derken, konağın arkasındaki ek binayı da restore etmeye başladık. Uğurlu Konakları’nda, 27 oda konaklama kapasitemiz mevcuttur. İnternet gibi teknolojik altyapıyla donatılmış otelimizde, aynı zamanda çevreyi korumaya yönelik altyapıyı da hazırladık. Ayrıca, tarihi konağımızın mekansal yapısına hemen hemen hiç dokunulmadı. Çok geniş olan sofalar ile farklı özelliğe sahip olan odalarda, farklı renkler kullanılarak, çok özel dekorasyon yapıldı” diye konuştu.

 

Kastamonu’nun geleceği çok parlak

 

Doğal ve tarihi dokusuyla Kastamonu’nun, henüz ‘keşfedilmemiş bir inci’ olduğunu söyleyen Gülsen Kırbaş, konuşmasına şöyle devam etti:

“Kastamonu’nun, turizm geleceğinin çok parlak olduğunu görüyorum. Bizler gibi Kastamonu’ya yatırım yapan ve tanıtımı için azimle çalışan insanlar sayesinde, bir gün istiridyenin içindeki inci tanesi olan Kastamonu ilimiz keşfedilecektir.  Zira, Kastamonu, kültür turizmi, eko-turizm, dağcılık ve av turizmi, yayla turizmi, kış turizmi, inanç turizmi gibi geniş bir turizm potansiyeline sahiptir. Örneğin, kentimizin Eko- turizm potansiyelini ele aldığımızda; kuş gözetleme, mağara turizmi, kanyon turizmi, botanik turizmi için uygun sahalar bulunmaktadır. Mesela, Valla Kanyonu, Çatak Kanyonu vs yurtiçi ve yurtdışına tanıtabileceğimiz çok özel turizm ürünlerimiz arasındadır. Aynı zamanda, Kastamonu’nun, çok zengin anıtsal mimarisi de mevcuttur. Güzel ilimizde; tarihi konaklar, 13 yüzyıldan kalma külliyeler, camiler, hamamlar, medreseler vardır. Özellikle, tarih turizmi için Kastamonu, bulunmaz bir kenttir”

 

Yarım saat kalınacak bir şehir değiliz

 

Kastamonu’nun, 7 bin yıllık tarihi boyunca, birçok uygarlığa merkezlik ve iki Türk beyliğine başkentlik yapmış olduğunu hatırlatan Gülsen Kırbaş, kentin, Osmanlı İmparatorluğu’nun da önemli vilayetlerinden biri olduğunun altını çizerek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Hititlerden günümüze dek, kesintisiz olarak birçok uygarlığın izlerini taşıyan Kastamonu, adeta canlı bir tarih müzesi gibidir. Kastamonu’da; Yılanlı Darüşşifa, Roma ve Frigler’den kalma kaya mezarları ile Çobanoğulları, Candaroğulları, Osmanlılar ve Cumhuriyet Dönemi’nden birçok eser mevcuttur. Tüm bu değerlendirmelerin ışığında, Kastamonu, şu anki “kültür turlarında” olduğu gibi, sadece yarım saat veya bir- iki saat mola verilecek, günü birlik uğranılacak bir şehir değildir. Kastamonu, tarihi ve kültürel dokusuyla, muhakkak gezilmesi gereken bir kentimizdir. Mesela, kalenin altından, Nasrullah Meydanı’na kadar uzanan, 400 ile 500 konağın ayakta olduğu, eski Roma surlarının olduğu bölge içinde kalan tarihi bir kent merkezi vardır. Burası, Roma’dan Osmanlı’ya kadar uzanan ‘açık hava müzesi’ gibidir. Özetle, Kastamonu, yarım saat kalınıp, etli ekmek yenilip, ardından Kastamonu çekme helvası ve sarımsak alınacak bir şehrimiz değildir. Bizler, Kastamonu’ya gönül vermişler turizmciler olarak; bunun farkındalığı içinde, buraya gelenlerin en az 2-3 gün kalarak, şehrimizi ve ilçelerini tanımaları amacıyla, ‘Batı Karadeniz’in, kültür turları içerisinde, bölgesel bir destinasyon olması için bir çalışma başlattık. Başlattığımız proje; Batı Karadeniz’de Bartın, Karabük, Kastamonu ve Sinop’a kadar uzanan bölgeyi kapsamaktadır.  Herkesi; bölgemizin, tarihi, doğal ve kültürel zenginliklerini görmek için güzel Kastamonu’muza bekliyoruz”

 

 

Müge Selen
Yazı Yönetmeni
 

Translate Page

 

TourismLifeInTurkey.com'un imtiyaz sahibi   TUYED EGD SKAL   ve   ITO   üyesidir.