Osmanlı Mutfağı’nın kaybolmaya yüz tutan şerbet kültürünü yaşatmaya çalışan Güler Osmanlı Mutfağı Demirhindi Şerbeti’ni Türkiye’de 365 gün sunan nadir mekanlardan biri.
Türkiye'de Osmanlı Mutfağını en iyi şekilde icra eden sayılı Lokantalardan biri olan İstanbul Kadıköy Hasanpaşa’da bulunan Güler Osmanlı Mutfağı, Türkiye'de Şerbet kültürüne sahip çıkan bir kaç lokantadan biri olma özelliğini elinde tutmakta.
Güler Osmanlı Mutfağı, 720’nin üzerinde zeytinyağlı, yemek ve çorba çeşiti yapıyor. bunlardan her gün 14, 15 çeşit yaparak mönüyü her gün farklı kılıyor. Her geçen günde mönüsünü zenginleştiriyor .Osmanlı ve Türk Mutfağı’nın zenginliği araştırmakla bitmediğini söyleyen Güler ‘’görevimizde bu çeşitleri Misafirlerimize sunmak ve Yemek Kültürümüzü gün ışığına çıkarmak bunu başarabiliyorsak ne mutlu.’’diyor.
Osmanlı sarayı'nın Şerbet kültürünü de her geçen gün zenginleştirerek misafirlerine sunuyor bu şerbetlerden en ünlüsü "Demirhindi" şerbeti, misafirlerine eskiye olan bağlılığını sürdürdü. Osmanlı"da altın çağını yaşayan Demirhindi şerbetinin bitmeyen hikayelerini arşiv yaparak müşterilerine anlatan Güler Osmanlı Mutfağı’nın sahibi Ali Güler, Osmanlının en sevilen içecekleri arasında yer alan Demirhindi’yi aslına uygun alarak hazırladıklarını, Osmanlı arşivlerinde yer alan tariflere göre, Demirhindi’yi 35 ila 38 çeşit baharat katarak hazırlarken,yine Osmanlı Sarayı’nın geleneğine sadık kaldıklarını belirtiyor.
OSMANLI MUTFAĞI’NDA 1000 YILLIK ŞERBET KÜLTÜRÜ
Güler Osmanlı Mutfağı’nın sahibi Ali Güler’de diyor ki’’ Biz 1965’den Bu güne mirasımıza sahip çıktık çıkma yada devam ediyoruz’’
Osmanlı’da altın çağını yaşayan şerbetin, Türkler tarafından yaratıldığı ve on birinci yüzyılda bile meyve sularından hazırlanıp günün her saatinde içilen geleneksel bir içecek olarak ortaya çıktığı biliniyor.
Ali Güler sözlerine devamla şunları anlatıyor;
HATIRI SAYILAN ŞERBET DEMİRHİNDİ (TEMR-İ HİNDİ)
Güler Osmanlı Mutfağı Türkiye'de, Şerbet kültürüne sahip çıkan bir kaç lokantadan biri.
Batılıların tamarint dedikleri bizdeki eski adı ile Hint Hurması isimli demirhindi ağacının meyvelerinden yapılan hatırı sayılan şerbetler arasında yer alıyor. Demirhindi tropik bölgelerde yetişen kalın gövdeli, zümrüt yeşili oldukça ekşimsi bir meyve. Eskiden yemeklerde ekşi yerine kullanılırdı. Kabukları siyah renkte, eti yumuşak besleyici ve ferahlık verici bir meyve.
bu meyvenin üzerine şeker serperek çiğ olarak da yenirdi.
Eskiden misafire şerbet ikram edilmezse ayıp olurdu. Şerbetler yaz aylarında, özellikle iştah açıcı özelliğiyle yemekle beraber içilebilir tatda.
Osmanlı zamanında şerbetçilik günlük hayatta çok geniş bir yer almasından dolayı, envai çeşit şerbetler yapılmıştı.
Osmanlı Saray Mutfağında şerbet, özel ibrikler içinde bulunur ve yemek yerken su yerine şerbet içildiği de olurdu. Evlerde şerbetler evin hanımı tarafından hazırlanırdı. Ev hanımları, meyvelerin sularından elde ettikleri şerbetleri evlerinde sakladıkları buzlar ile soğuturlar ve bu soğutma işlemine de 'sücik üşitmek' denirdi. Yaz aylarında birçok şekerci dükkanında envai çeşit şerbetler satılırdı. Sikencebin Şerbeti, Harnup Şerbeti, Badem Şerbeti, Portakal Şerbeti, Turunç Şerbeti, Şeftali Şerbeti, Kayısı Şerbeti, Erik Şerbeti, Nar Şerbeti, Kızılcık Şerbeti, Meyan Kökü Şerbeti, Gül Şerbeti , Saray Limonatası ve Osmanlı Mutfağı’nın olmazsa olmazlarından olan 600 yıllık Demirhindi Şerbeti...
Anlatımının sonunda Ali GÜLER ;’’Siz değerli misafirlerimizi de İstanbul Kadıköy Hasanpaşa’da bulunan Güler Osmanlı Mutfağı’na Osmanlı Mutfağı’nın 1000 yıllık şerbetler kültürüne ve tadımına bekliyoruz.’’diyor.
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN VE OSMANLI"DA ŞERBET GELENEĞİ
Kanuni Sultan Süleyman sıcak bir yaz günü Yeniçeri ortalarını ziyaret ve teftiş ederken, susamış. Soğuk şerbet istemiş. Ona bir kap içinde soğuk şerbet ikram etmişler. Kanuni de, şerbeti içtikten sonra o tası altınla doldurtup, geri göndermiş.
Ertesi yıl yine ortaları ziyaret ve teftiş ederken, her ortanın önüne geldiğinde şerbet dolu bir tas sunmuşlar ona. O da her tası altınla doldurtup, geri göndermiş.
Bu şekilde her o mevsimde Padişah'a Yeniçeri ortalarından bir şerbet dolu tas gönderilmesi ve bunların altınla doldurulup, iade edilmesi gelenek olmuş. Savaşlarda bile cepheden bu taslar saraya gönderilir ve altınla dolu olarak geri gelmeleri beklenirmiş
Duraklama dönemindeki savaşlardan birinde, Yeniçeriler yine İstanbul'a şerbet taslarını göndermişler. Ancak Hazine'de altın kalmadığı için taslar geri gönderilmemiş. Bunun üzerine Yeniçeriler savaşı bırakıp, bir nevi greve başlamışlar. Direniş haberi İstanbul'a ulaşınca Saray mutfağındaki altın tabaklar eritilip, bunlarla sikke bastırılmış. Şerbet tasları altınla doldurulup hemen cepheye gönderilmiş ve böylece yeniçeriler savaşa yeniden katılmış.
Osmanlı"nın ünlü şerbetleri şöyle sıralanıyor: Sikencebin Şerbeti, Harnup Şerbeti, Badem Şerbeti, Portakal Şerbeti, Turunç Şerbeti, Şeftali Şerbeti, Kayısı Şerbeti, Erik Şerbeti, Nar Şerbeti, Kızılcık Şerbeti, Meyan Kökü Şerbeti, Gül Şerbeti , Saray Limonatası ve Osmanlı Mutfağı’nın olmazsa olmazlarından olan 600 yıllık Demirhindi Şerbeti...
Güler Osmanlı Mutfağı Firmalara, İftar, Sahur, Mevlüt, Düğün, Nişan ve Toplantılara toplu olarak yemek hizmeti vermekte.
0216 348 22 45 veya 0216 336 82 76 numaralı telefonlardan bilgi alabilirsiniz.
Güler Osmanlı Mutfağı- Ali GÜLER ‘’0532 641 73 55’’
Adres: Hasanpaşa Cad No 74 Kadıköy-İstanbul
Adres Tarifi: 1 rinci Boğaz köprüsünden geldiğiniz zaman Kadıköy Hasanpaşa sapağından çıkıp solunuzda Kadıköy Evlendirme dairesi ağağıya doğru indiğinizde gene solunuzda Kadıköy Belediye binası yol çatal oluyor sol taraf Kadıköy'e rıhtıma gider sağ taraf Hasanpaşa'ya sağa dönüp 300 metre
ileride sağda Güler Osamnlı Mutfağı karşımda eski Hasanpaşa Polis Karakolu inşaat halinde yeniden yapılıyor 50 metre ilerde eski adıyla Kadıköy Vatan Hastanesi yeni adıyla Universal Hospıtal yanında Okan üniversitesi ve Doğuş Üniversitelerinin birimleri var biraz daha ileride Kadıköy Adliyesi bulunmakta.
www.gulerosmanlimutfagi.com